GÜNEŞŞŞ

GÜNEŞŞŞ
@Mavima
Yetersiz organlarla dünyaya gelenler, hayatı ağır bir yük gibi omuzlarında hissetmekle ötekilerden ayrılır, kolaylıkla kötümser bir dünya görüşünün kucağına yuvarlanırlar. Kendilerinde bir organ yetersizliğini açık seçik fark edilmemesine karşın, haklı ya da haksız olarak içlerinde bir aşağılık duygusunu barındıran çocukların durumunun da bundan pek geri kalır yeri yoktur. Çünkü bu tür çocuklarda aşağılık duygusu özel bir takım koşulların, örneğin sıkı bir eğitimin olumsuz katkısıyla öylesine güçlülük kazanır ki, bundan doğacak sonuç açık seçik bir organ yetersizligine sahip çocuklardakini hiç de aratmaz.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir engelle karşılaşmayıp sürekli büyüyen güçlülük eğilimi, çocuğun ruhsal yaşamında yozlaşmalara yol açar; öyle ki, çocuğu güvenlik ve güçlülük sağlamaya iten aşırı içgüdünün etkisiyle cesaret küstahlığa, itaat korkaklığa dönüşür, sevgi başkalarını boyun eğmeye, itaate ve teslimiyete zorlamada başvurulan bir hile olup çıkar ve bütün karakter özellikleri kurnazlık dolu bir üstünlük arzusunu içerir.
Bir hayli çocuk vardır ki, ne yapsalar alay konusu edilecekleri korkusunu sürekli içlerinde taşırlar. Çocukları alaya almak gibi yakışıksız bir davranış, onların gelişimi için son derece sakıncalıdır. Alay edilme korkusunun bazen bu çocukların yaşamlarının çok ileri bir dönemine kadar kaybolmayarak sürüp gittiğini görebiliriz. Bu çocuklar büyür, erişkin insanlar olur, yine de bu korkuyu üzerlerinden sıyırıp atamazlar. Kendilerine doğruyu söylemeyerek onları insan yerine koymamak da çocuklar için çok zararlı sonuçlar doğurabilir; böylesi bir davranış, çevrelerinin ve yaşamın ciddiliğinden kolaycacık kuşku duymaya iter onları
Her ne kadar bütün çocuklarda bulunursa bulunsun, ilgili temeli sarsacak özellikle iki etken vardır. Bunlardan biri normalden daha güçlü, daha yoğun ve daha uzun süreli aşağılık duygusu, ötekisiyse çocuğa yalnızca huzur güvenlik ve eşdeğerlilik sağlamakla kalmayıp, çocuğun içinde bir güçlülük eğiliminin doğmasına yol açacak ve onun çevresi üzerinde bir üstünlük kurmaya yöneltecek türden bir amacın varlığıdır.
Bir temel ilke olarak öne sürebiliriz ki, yetersiz organlara sahip çocuklar yaşamla kolaycacık bir savaşa tutulmakta, bu da onları toplumsallık duygularını sınırlandırmak gibi doğru olmayan bir davranışa zorlamaktadır.