Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocuklar, toplumun kurallarına uygun davranmaya yanaşmayan tek varlık vardır; tüm naiflikleri içinde hayvansal haklarından el çekmek istemezler, masumiyet yolu henüz yürünmek üzere önlerinde beklemektedir. Bu nedenledir ki, ışıklarda bir cinselliğin varlığını yadsıyan eğiticiler, onları eğitirken sertlikten yana bir tutum takınır; çocuklardaki cinselliğin dışavurumlarını “çocukların arsızlıkları”olarak görüp, en sert önlemlerle üzerlerine gitmeleri dikkat çekicidir.
Seksüel alandaki hemen tüm etkinlikler çocuklara yasaklanıp çirkinler diye tanıtılır; çocuğun yaşamını cinsellikten uzak biçimde dizayn etmek ideal bir amaç olarak benimsenir ve zamanla bu yaşam gerçekten cinsellikten uzak bir şekle sokulur. Nitekim bilimsel öğretilerin de isteği budur. Eğitim inandığı ve amaç olarak benimsediği ilkeyle çelişkiye düşmemek için çocuğun cinsellik alanındaki etkinliklerin görmezden gelir, ki bu da az bir başarı sayılmaz, ya da bilimsel bakımdan ilgili etkinliklere değişik bir açıdan bakmakla yetinir. Çocuk saf ve masum bir yaratıktır.;onu başka türlü tanımlayanlara insanlığın hassas ve kutsal duygularına saldıran lanetlenecek kişiler gözüyle bakılır.
Siz sözünü din gerçeğe karşı çıkmakla cinsellik ve üremeyi birbiriyle karıştırmak gibi bir yanılgıya düşecek, dolayısıyla cinselliği sapıklıkları ve nevrozları anlamanızı sağlayacak yolu tıkamış olacaksınız. İçine düşeceğiniz böyle bir yanılgı ilginçtir ki sizin de bir çocukluk çağını yaşamanızdan ve çocuklukta gördüğünüz eğitimin üzerinizdeki etkisinden kaynaklanmaktadır. Çünkü toplum çocuklarda kendini açığa vuracak üreme içgüdüsüne gem vurup onu sınırlandırmayı, toplumsal istekle, özdeş bireysel iradenin denetimi altında tutmayı en önemli görevlerden biri sayar.
Gerçekleştirilen gözlemler sapıklık eğilimlerinin kökenin çocuklukta yattığını, bütün çocukların sapıklıklara karşı bir yatkınlığı içerdiğini ve çocukların henüz olgunluğa erişmiş olmaktan uzaklıklarına uygun bir kapsamda bu sapıklıkları sergilediğini, cinsel sapıklılığa kapsamı büyütülmüş ve bileşenlerine ayrılmış çocuk cinselliğinden başka bir gözle bakılamayacağını göstermiştir.