Ne var ki, narsisizmin önemli bir biyolojik işlev gördüğünü kabul ettiğimizde, başka bir sorunla karşılaşırız. Aşırı narsisizm, insanı başkalarına karşı kayıtsızlaştırma işlevi görmez mi? Başkalarıyla iş birliği yapmak zorunda kaldığında kendi ihtiyaçlarını ikinci planda tutamamasına yol açmaz mı? Narsisizm insanı asosyal, aşırı dereceye ulaştığında ise akıl hastası yapmaz mı? Hiç kuşku yok ki, aşırı derecede bireysel narsisizm, her türlü sosyal hayatta ağır bir engel olacaktır. Fakat bu durumda,narsisizmin hayatta kalma ilkesi ile çeliştiğiini söylemek gerekir, çünkü birey kendisini ancak grup içinde örgütlerse hayatta kalabilir; tam bir yalnızlık içinde insan, ne kendisini doğanın tehlikelerine karşı koruyabilecek ne de gruplar halinde yapabileceği pekçok işin üstesinden gelebilecektir.
O halde narsisizmin hayatta kalmak için gerekli olduğu, aynı zamanda hayatta kalmaya yönelik bir tehdit oluşturduğu gibi paradoksal bir sonuca varıyoruz.