GÜNEŞŞŞ

GÜNEŞŞŞ
@Mavima
1 Temmuz 1981
756 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Yabancıya duyulan sevgide narsistik sevgi kaybolmuştur. Çünkü bu başka bir insanı bana benzediği için değil, benden ayrı ve farklı oluşuyla sevmek anlamına gelir. Yeni Ahit “ düşmanını seveceksin” dediği zaman aynı fikir daha keskin biçimde ifade edilmiş olur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Modern tarihte narsisizmin gelişmesi sorununu incelerken insan Freud‘un, Kopernik, Darwin ve kendisinin insanın evrende benzersiz bir rol oynadığına, temel ve indirgenmez bir gerçek olarak kendi bilincine olan inancını zayıflatarak onun narsisizmini derinden yaraladıklarına dair sözlerini hatırlıyor.
Bilimsel düşüncenin evrimi narsisizmi zayıflatmaktadır. Bilimsel yöntem, nesnellik ve gerçeklik gerektirir, dünyayı kişinin kendi arzuları ve korkularıyla çarpıtılmış olarak değil, olduğu gibi görmeyi gerektirir. Gerçeğe dayanan olgular karşısında mütevazı olmayı, her şeyi bilme ve her şeye gücü yetme umutlarından vazgeçilmesini gerektirir. Eleştiren düşünce, deneyimleme, kanıtlama ve kuşkulanmak ihtiyacı bilimsel çabanın özellikleridir ve narsistik yönelimi engelleyen düşünce yöntemleri oluşturur.
Ne var ki, narsisizmin önemli bir biyolojik işlev gördüğünü kabul ettiğimizde, başka bir sorunla karşılaşırız. Aşırı narsisizm, insanı başkalarına karşı kayıtsızlaştırma işlevi görmez mi? Başkalarıyla iş birliği yapmak zorunda kaldığında kendi ihtiyaçlarını ikinci planda tutamamasına yol açmaz mı? Narsisizm insanı asosyal, aşırı dereceye ulaştığında ise akıl hastası yapmaz mı? Hiç kuşku yok ki, aşırı derecede bireysel narsisizm, her türlü sosyal hayatta ağır bir engel olacaktır. Fakat bu durumda,narsisizmin hayatta kalma ilkesi ile çeliştiğiini söylemek gerekir, çünkü birey kendisini ancak grup içinde örgütlerse hayatta kalabilir; tam bir yalnızlık içinde insan, ne kendisini doğanın tehlikelerine karşı koruyabilecek ne de gruplar halinde yapabileceği pekçok işin üstesinden gelebilecektir. O halde narsisizmin hayatta kalmak için gerekli olduğu, aynı zamanda hayatta kalmaya yönelik bir tehdit oluşturduğu gibi paradoksal bir sonuca varıyoruz.
Narsisizmi olmazsa bir aziz olurdu. Peki azizlerin hayatta kalma oranı daha mı yüksek? Manevi bakış açısından en çok arzulanan şey -narsisizmin yokluğu-dünyevi hayatta kalma bakış açısından en tehlikeli şey olabilir. erekbilimsel (teleolojik) olarak konuşacak olursak, Doğa’nın insanı hayatta kalmakta gerekli olanı yapabilmesi için büyük miktarda narsisizmle donatmak zorunda kaldığını söyleyebiliriz. Özellikle bu, dua, insanı hayvandaki gibi gelişmiş içgüdülerle donatmadığı için doğrudur. Hayvanların hayatta kalmak için gerekli olan içgüdüsel doğaları, bu konuda çaba gösterme kararı vermelerine gerek bırakmayacak şekilde yapılandığı için onların hayatta kalma “ sorunları” yoktur. İnsanda içgüdüsel aygıt, etkinliğinin çoğunu kaybetmiştir. Bu nedenle narsisizm çok gerekli bir biyolojik işlev görür.