İnsan, doğaya tutsak olmanın ürkütücü çelişkisi ile yüzleşir, ancak düşüncelerinde özgürdür; doğanın bir parçasıdır ama aynı zamanda onun bir garabetidir; ne doğanın içinde ne de dışındadır. İnsanın öz-farkındalığı onu dünyada ayrı ,yalnız ve ürkmüş bir yabancı yapmıştır.
Annelik eden kişiye ya da onun eşdeğerlerine -kan aile kabile-bağlı kalma eğilimi bütün erkeklerin ve kadınların doğasında vardır…….
Freud’un her çocukta görülen ensest zorlanımları kavramı kusursuz bir doğruluk taşır. Ancak bu kavramın anlamı Freud’un varsayımını aşar. Ensestle ilgili arzular öncelikle cinsel arzuların bir sonucu değildir, ancak insandaki en temel eğilimlerden birini oluşturur: kişinin geldiği yere bağlı kalma arzusu, özgür olma korkusu ve her türlü bağımsızlıklıktan vazgeçerek karşısında kendisini çaresiz hissettiği kişi tarafından yok edinme korkusu.