Zeynep Kantarcı

Zeynep Kantarcı
Lisans
6 Şubat
18 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·136 syf.··
2025 30. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 16:47
Van Gogh’un kardeşi Theo’ya yazdığı mektupları okumak, aslında bir ressamın fırçasının ardındaki kalbi keşfetmek gibi. Theo’ya Mektuplar yalnızca sanat tarihinin en önemli figürlerinden birinin düşüncelerini değil, aynı zamanda bir kardeşin içtenlikli seslenişlerini, dertlerini, hayallerini ve en kırılgan yanlarını bize ulaştırıyor. Kitap boyunca Van Gogh’un iniş çıkışlarla dolu yaşamını hissediyorsunuz: Umutsuzlukları, yalnızlıkları, geçim sıkıntıları, bir yandan da sanata duyduğu sarsılmaz tutku. Onu yalnızca “dahi ama trajik” bir ressam olarak değil, kardeşine güvenen, ondan güç alan bir insan olarak tanıyorsunuz. Her satırda Theo’nun varlığının Van Gogh için ne kadar hayati olduğunu görmek insanı çok etkiliyor. Van Gogh’un kelimeleri, tablolarındaki renkler gibi: Kimi zaman coşkulu, kimi zaman gölgeli ama hep derin. Resme, doğaya, insanlara bakışını o kadar içten anlatıyor ki, siz de o satırları okurken onun gözünden tarlaları, gökyüzünü ya da köy yollarını görmeye başlıyorsunuz. Kitabın en çarpıcı yanı bence şu: Bir sanatçının yaratım süreci, sadece fırçaya dökülen renklerden ibaret değil. Mektuplarda görüyoruz ki her tablonun ardında yoğun bir iç mücadele, sabır, maddi zorluklar ve en önemlisi hiç sönmeyen bir inanç var. Sonuçta Theo’ya Mektuplar, yalnızca sanatla ilgilenenlere değil, yaşamın zorluklarına rağmen hayallerine tutunan herkese ilham verecek bir kitap. Van Gogh’un sözleri bize, bazen en büyük gücün sevgiyle kurulan bir bağdan geldiğini hatırlatıyor.
1000Kitap
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,1bin okunma
Reklam
8/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Cengiz Bektaş’ın Duvarların Dışı da Senin kitabı, aslında yalnızca mimarlığı ya da kentleri anlatan bir metin değil; hayatı, insanı, paylaşmayı ve “biz” olma kültürünü hatırlatan bir yol haritası. Kitabı elinize aldığınızda size teknik bir mimarlık kitabıymış gibi görünse de, birkaç sayfa içinde fark ediyorsunuz ki Bektaş’ın derdi çok daha derin: İnsanın mekânla, doğayla ve toplumla kurduğu bağ. Bektaş, bir mimar olarak duvarların içinde şekillenen yaşamı değil, duvarların dışındaki hayatı önemsiyor. Yani sadece evlerin, apartmanların, şehirlerin planlarını değil; sokakta oynayan çocukları, mahalledeki dayanışmayı, komşuluk ilişkilerini, kısacası bizi “biz” yapan değerleri merkeze alıyor. Kitap boyunca hepimizin unuttuğu küçük ama anlamlı ayrıntılara dikkat çekiyor: Bir sokağın nasıl nefes aldığını, bir ağacın gölgesinde komşularla edilen sohbetin nasıl yaşamı güzelleştirdiğini, ya da bir binanın sadece duvarlardan ibaret olmadığını… Samimiyeti en çok hissettiren şey, Bektaş’ın dili. Ne yukarıdan konuşuyor ne de fazla teknik terimlerle boğuyor. Aksine, bir dost sohbetindeymişsiniz gibi size sesleniyor. Kimi zaman bir çocukluk anısını, kimi zaman bir meydanda gözlemlediği bir sahneyi anlatıyor. Böylece kitap, akademik bir metin olmaktan çıkıp günlük hayatın içinden dersler çıkarabileceğiniz bir yol arkadaşı oluyor. Okurken en çok şunu düşündüm: Bugün kentlerimiz büyüyor, duvarlarımız yükseliyor, ama birbirimizle bağımız zayıflıyor. Cengiz Bektaş tam da bu noktada bize hatırlatıyor: “Duvarların içi kadar dışı da senin.” Yani evine kapanıp kalma, dışarı çık; kente sahip çık, doğayı koru, komşuna selam ver, çocuğun sokakta oynayacağı bir alan bırak. Sonuç olarak Duvarların Dışı da Senin, mimarlığa ilgi duymasanız bile size çok şey katacak bir kitap. Çünkü asıl mesele
Duvarların Dışı da SeninCengiz Bektaş · Dayanışma Yayınları · 19827 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Yaş farketmeksizin herkesin okuyabileceği ve anlayabileceği, sürüklerici ve akıcı bir kitap. Çocuk kitabı. Uzun soluklu kitaplardan sonra soluklanmak için çocuk kitaplarında dinlenmek ve kitaplara ara vermemek için yaptığım bu yolculukta Toby Tyler'ın maceralı geçen Sirkte on hafta kitabınnı okuyacaklara tavsiye ediyorum.
Toby Tyler - Sirkte On HaftaJames Otis · Doğan Kardeş Yayınları · 19652 okunma