Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan dediğin, elbette bir ölçüde doğduğu yerin bir ürünü oluyor. Düşünce tarzı, duyguları, yaşama şekli , sanırım coğrafi şekillerle, iklimle, rüzgarın yönüyle bağlantılı oluyor.
İçimde büyük bir boşluk var. O boşluk yavaş yavaş genişleyerek, içimde kalan her şeyi yiyip bitiriyor.
Çıkardığı sesi duyabiliyorum. Kendi varlığımı gitgide anlayamaz hale geliyorum. Gerçekten çaresizim. Bir yönüm yok, gökyüzü yok, yeryüzü yok.
İnsanlar neden savaşır acaba?
Neden on binleri, yüz binleri bulan topluluklar halinde birbirlerini öldürürler? Bu savaşlar öfke yüzünden mi çıkar, korku yüzünden mi? Ya da, hem korku hem de öfke tek bir ruhun iki aynı yönünden başka bir şey değil midir?
İnsan yaşamak için doğuyordu ne de olsa. Öyle olduğu halde, yaşadıkça yaşadığı ölçüde içinin boşaltıldığını, bomboş bir insan haline getirildigini hissedebiliyordu.