İçimde gözyaşlarımın dökülmediği umutsuz bir ağıt yükseldi, benim yaşantım bir hayaletin yaşamıydı; ardında hiçbir iz bırakmadan yok olan ve dünyanın aynasında şimdi giderek silindiğini gördüğüm bir yansıma
Yaşamda boşluklar yoktur. Eğer kendini yeni bir biçimde düşünmeye ve davranmaya zorlayarak bu boşlukları bilinçli olarak sen doldurmazsan, bunu senin adına tüm zalimliğiyle dünya yapacaktır.
İnsanlar ölüme tapıyorlar." dedi. "Ve ellerinde olsa bile ondan asla vazgeçmek istemezler, çünkü ölümü bütün sorunlarının çözümü sayıyor, çektikleri ıstıraplara ve kendi kendilerine yarattıkları binlerce ruhsal ölüme son vereceğini düşünüyorlar... oysa ölüm bir
çözüm değildir!"
Insanlar ölümü kaçış yolu haline getirdiler. Kendilerini öldürmek için ne yapmaları gerektiğini ve bütün yöntemleri kusursuz bir biçimde biliyorlar. Beden yok edilemez! Yine de olanaksız olanı kaçınılmaz kıldılar.... Hiçbir insan ölemez, ancak 'kendi kendisini öldürebilir! Bunu başarabilmek içinse elindeki tüm imkanları bu işe koşması, kendine acıma ve kendini haltalamayı tam günlük bir iş haline getirmesi gerekiyor."