Okudum bitti. Bu tarz kitaplar okumayi birakalı cok oldu aslinda. Ayet ve hadis zemini üzerine okuyunca zaten bildiklerimizin teyidi oluvor. Bilimsel bazı destekleri görmek Subhanallah hayreti artırıyor. Kallbin manyetik
alaninin beyninkinden beş bin kat daha güçlü oluşu Kur"an'daki akleden kalp ifadesini hatrıma getirdi. Teklif dalgaları yaymaktan bahsettiğinde Allah'in nasip edeceği seyi önce gönlümüze sonra dilimize düsürmesi geldi.. Bizi çevreleven rezonans alani bizi uzun vadede etkiler derken 99 adami öldüren adama verilen şehrini
terk etme tavsiyesi,Peygamberimize Müzzemmil Suresi'nde kendisini psikolojik olarak yipratmaya çalışanlardan güzelce ayrılması gerektiği buyruğu yine
aynı hakikati çağrıştırdı. Sürekli söylenen insanlar söylenecek isleri ve insanlari üzerine ceker,acilarini anlatip duranlar acıyi çekerler. Peygamberimizin Hudeybiye Anlaşmast için gelen Süheyl in isminden dahi
kolaylik ve hayir çikarması ne güzel örnektir
Hz.Mevlana'nin ifadesiyle Su da kendisini özleyen susuz bir dudak arar... Neyi arıyor üzerimize neyi çekiyoruz?
Ruhlara sinır yoktur Peygamberimiz kurduğumuz bu hadis meclisimizden ruhaniveti haberdar olsun der ve bir Fatiha ile başlarım Hadis sohbetlerine. Adt rezonansmış meğer
Kalplerimiz nazargâh-ı ilahi dir. Kabe
alemin kalbidir. Biz kalpleri
buluşturmaya gidiyoruz. Kabe yi kalp
hizamıza alıvoruz. Tavaf ettiğimiz beyt
cevresinde Adem'den Ibrahim'e Ismail'e
Rasulullah'a varana değin melekler de
dahil olmak üzere biraktıkları nurları ile
kitabin tabiri ile foton (işik enerjisi) ile
birlikteviz. O birliğe karışıp
rezonansımıza tüm bu güzellikleri de
almış oluyoruz.
Fakat bana kalırsa kitap öyle bilimsel felan değil. İlk sayfalarda verilen birkaç bilimsel çalışma heyecan verse de devamı asla öyle değil. Bir akşamda okudum bitti.
Elimden ne gelir kişisel gelişim kitaplarının ancak getir götürünü yapacağı insanın elinden gelebileceklerinin ayet ve hadisler ışığında uygun başlıklar altında okuyucu da sıkmadan sunulmuş hali. Piyasa usulü, sosyal medya ile de üzerimize boca edilen bazı popüler söylemlerin aslında Kur'an ve sünnet çizgisinden ne kadar uzak olduğunu hocamız kibar kalemi ile ifade etmiş.Üstelik üstencil bir tavır içerisinde de değil. Sadeliğin ihtişamıyla.
Kitaptan beklentim sanırım Mekke'ye giden yol gibi bir şeydi. Bunu bulamadım. Fakat kitap kişisel bir tecrübe aktarımı ve elbette değerli. Laik bir zihniyete sahip İslam'ı Arap kimliğine adeta bir yük olarak gören yazarımızı yaşadığı içsel dönüşüm ve Hac gözlemlerini okuyoruz. Burdaki hac gözlemi oldukça kişisel tecrübeler. Hayalle gerçek arası gidip geldiği yerleri çok ayırt edilmiyor yer yer. Asıl dikkatimizi çeken ve değerli husus henüz küçükken içine atılmış tohumların ne kadar sekülerleşse dahi onu bırakmaması ve tekrar gün yüzüne çıkması tekrar Müslüman olması serüveni.
Mekke'ye KanmakHassan Aourid · İnsan Yayınları · 202527 okunma
İbadetleri fayda üzerinden açıklamaya çalışmanın ibadetin ruhunu ve maksadını açıklamaktan ne kadar uzak olduğunu ifade ediyor hocamız. Namazın cennete götüren bir ritüel değil safi kendisinin cennet olduğunu,eylemsizlik üzerinden asıl Özne'yi müşahede etmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Orucu fakirin halini anlamak gibi basit bir açıklamayla değil istiğna kavramı ile kısa bir anda dahi olsa Yaratıcı'yı tefekkür etmemize imkan vermesi,yeme içmenin hayati bir mesele olmayıp asıl meselenin aklın iradesinin ahlaka verilmiş olmasından bahsediliyor. Başta şahitlik ardından abdest,namaz,oruç,zekat,hac ve kurban gibi ibadetlere alışılmışın dışında daha derinden bakmanızı sağlayacak bir ibadet metafiziği giriş kitabı. Okuyanlara bambaşka ufuklar açacağına eminim.
Unutulmaması gereken bunca şeyi suyun üzerinde usulca süzülür gibi yazdığı için Cihan Aktaş'a teşekkürler. Daha fazla kendisini okumalıyım dediğim bir kitap oldu.