Şifaya Vâye Günlükleri
Bazen bir insanın yüzüne bakarsın…
Ve anlarsın; her şey geçmemiştir, ama geçmeye başlamıştır.
O gece aynaya değil, kendime baktım.
Yorgunluk vardı belki, biraz kırgınlık…
Ama en çok da toparlanmış bir “ben” vardı karşımda.
Dağılmış yerlerini usulca toplamış,
kendini yeniden kendi elleriyle kurmuş bir kadın.
Gülüşüm tam da bu yüzden yarım değil artık.
Çünkü kimse tamamlamadı beni,
ben kendimi tamamladım.
Işığın yüzüme vurduğu o an şunu fark ettim:
İnsan en çok, kendine dürüst olunca güzelleşiyor.
Rol yapmayı bıraktığında,
beklemeyi bıraktığında,
“bir gün değişir” dediği yerlerden vazgeçtiğinde…
İşte o zaman ışık dışarıdan değil,
içeriden vuruyor.
Ve ben o gece,
bir şeyleri ispat etmeye çalışan kadın değildim artık.
Sadece kendini bilen,
kendine yeten,
ve en önemlisi…
kendine iyi gelen bir kadındım.