Her şeye rağmen,şanslı biriyim ben!
Hiç ağlamadığımdan değil;çok akıttım gözyaşlarımı içime..
Hiç kaybetmediğimden değil birini...
Çok yandım ciğerimden;baktığım her yere,sevdiklerimin yüzünü kazıdı hasret...
Yıldızlarla doluydu gökyüzüm;kapkara bir boşluk bıraktılar kayanlar..
Bir daha asla dolduramadım.
Gidene soramadığımdan,kalanın ıstırabı daha çok sandım.
Hiç ihanete uğramadığımdan da değil; yarası her zaman taze,birkaç hançerle dolaştım durdum sırtımda;hem öfkelendim,hem anlamsız geldi kızmak.
Herkesten farklı değildi başımdan gelip geçenler...
Herkes kadar ağladım,herkes kadar yandım.
Acısız olmuyorduki hayat!
Ağlamaktaydı bereket,yağmurda ıslanmadan yeşermiyordu ki toprak!
Bakmayın, yazdıklarıma sinmiş hüzne...
Mutlu bir çocuktum ben!
Kalabalık bir ailenin sevgisiyle büyümüştüm.
Bir sürü arkadaş,bir sürü oyun;kuyruğuna tutunmuştum Mawii bir uçurtmanın ...
Hayat hep veriyordu,alacağı günleri hiç düşünmemiştim.
Sancılıydı ilk gençlik!
Şimdiki hüzünlerimle,o zamanları karşılaştırdığımda,çocukluk deyip geçiyorum.
Ah,nerdesiniz 17'lik dertlerim!
On yedimde başlamıştı hayatla kavgam.
Artık sadece,tartışıyoruz.
Acıya alıştığımı söyleyemem halâ; hele,nasır tuttuğunu kalbimin ..
Unutmayı becerdiğimide söyleyemem;asla unutmadım,kusurluydu hafızam;almayı biliyordu da silmeyi,asla!
İyi ki hatırlıyorum!
Yaşamımdan çıkanlara kızmıyorum;öğrettikleri her şey için minnettarım. Bir zamanlar,doyasıya güldüğümüz içindi uğurlarken akıttığım göz yaşlarım..
Paylaştıklarımız kadar değerliydiler.
Paylaşamayacaklarımızın adıydı hasret!
İhanete de alışamadım elbette;ama, edenlerede eyvallah! Kir tutsada kin tutmaz yüreğimiz. Az şey sayılmaz,utanmayı bilmeyenden öğrendiğim;sırf bu nedenle bile affedebilirim.
Bakmayın,yazılarıma sinmiş hüzne...