Bütün varlıklar arasında, yalnızca insan, gereksinimlerini karşılamak için gereksindiği şeylerin üretimine, hemen hemen mutlak bir biçimde egemen olabilmiştir. İnsanlığın gelişimesindeki bütün büyük dönemler, tamamen denebilecek bir biçimde, beslenme kaynaklarındaki genişleme dönemleriyle düşümdeştirler.
Bachofen’e göre, erkekle kadının karşılıklı toplumsal konumlarındaki tarihi değişmeler, insanların gerçek yaşam koşullarındaki gelişmenin değil, bu yaşam koşullarının aynı insanların beyinlerde yankı bulan dinsel yansımanın ürünüdür.
Materyalist tarih anlayışına göre, tarihte, egemen unsur, sonunda, maddi yaşamın üretimi ve yeniden üretimidir. Ama bu üretim, ikili bir özlüğe sahiptir. Bir yandan , yaşam araçlarının, beslenmeye, giyinmeye, barınmaya yarayan nesnelerin ve bunların gerektirdiği aletlerin üretimi; öbür yandan bizzat insanların üretimi, türün üremesi.