Bir gün harem hamamından dışarı Hasoda’ya terleyip
çıktığında herkese selâm verip:
"Şimdi bir hamam faslı eyledim" dedikte herkes,
"Sıhhat ve afiyet" dediler. Hakîr,
"Hünkâr'ım pâk olup nur olmuşsunuz. Bugün artık yağlanıp güreş
etmeyin, zira içeri haremde salavâtsız güreşip damarınız kırılıp
kuvvetiniz kalmamıştır. Hattat gibi, Melek gibi hasmın vardır” dedim.
"Yâ kuvvetim kalmamış mıdır, gör imdi" deyip bu hakîri hemen
kemerimden kartal gibi kapıp doğancılar pefteresi ve bebe fırlağı
gibi bu zayıfı başı üzerinde fır fır çevirip dönderirken hakîr,
"Bre Hünkâr'ım bu duacın sakın yenme ve koyuverip düşürme"
dediğimde hemen,
"Kendini pek tut" dedi.
"Be-meded hünkâr, hemen Allah tuta yoksa iş işten geçti" diye
feryat edegördüm. Yine hakîri gürz gibi çevirip,
"Bre Hünkâr'ım dönmeden gönlüm bulandı, kusacağım geldi,
edepte si.ime sıçarsın, bre padişahım başın için o da geldi" deyince
gülmekten güçsüz kaldı ve bu şakadan hoşlanıp hakire 48 altın
verdi.