Mahmut Demir

Mahmut Demir
İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır.
Hafız Paşa Camii: Gazi'nin vezirlerindendir. Fatih Camii yakınında olduğundan bu Ahmed Paşa bir gece rüyasında Fatih'i görmüş. Fatih bu Hafız Paşa'ya azarlayarak hitap edip, "Niçin benim camimin yakınında cami bina edip niçin cemaatimi aldın" diye Hafız Paşa'yı katleder. Paşa uykudan uyanınca hemen bu rüyayı yorumlattırır. "Hayrola" derler. Yetmiş gün sonra ölür. Mezara gömerken lahid kenarından bir taş uçup Paşanın üzerine düşer. Allah'ın emriyle kılıç gibi başını keser. Herkesin bildiği meşhur bir hikâyedir.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Reklam
Bir gün harem hamamından dışarı Hasoda’ya terleyip çıktığında herkese selâm verip: "Şimdi bir hamam faslı eyledim" dedikte herkes, "Sıhhat ve afiyet" dediler. Hakîr, "Hünkâr'ım pâk olup nur olmuşsunuz. Bugün artık yağlanıp güreş etmeyin, zira içeri haremde salavâtsız güreşip damarınız kırılıp kuvvetiniz kalmamıştır. Hattat gibi, Melek gibi hasmın vardır” dedim. "Yâ kuvvetim kalmamış mıdır, gör imdi" deyip bu hakîri hemen kemerimden kartal gibi kapıp doğancılar pefteresi ve bebe fırlağı gibi bu zayıfı başı üzerinde fır fır çevirip dönderirken hakîr, "Bre Hünkâr'ım bu duacın sakın yenme ve koyuverip düşürme" dediğimde hemen, "Kendini pek tut" dedi. "Be-meded hünkâr, hemen Allah tuta yoksa iş işten geçti" diye feryat edegördüm. Yine hakîri gürz gibi çevirip, "Bre Hünkâr'ım dönmeden gönlüm bulandı, kusacağım geldi, edepte si.ime sıçarsın, bre padişahım başın için o da geldi" deyince gülmekten güçsüz kaldı ve bu şakadan hoşlanıp hakire 48 altın verdi.
Sayfa 213·Kitabı okudu
Tarih
Murad Han'ın vasıfları Bir gün efendimiz Melek Ahmed Ağa'yı ve Silahdar Musa Ağa'yı, -ikisi birer adam azmanları iken- ikisinin kemerlerine birer ellerini sokup mübarek başları üzerine kaldırdı. Musa Paşa'yı sol elinden bırakıp sağ eliyle Melek Ahmed Ağa'yı yedi sekiz kere gürz gibi dönderdi.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Tarih
IV. Murad Han Sözün kısası, bir haluk, derviş-huylu, yiğit, iri yapılı, çok çevik bir kimse idi. Parmakları kalın ve düzgün idi. Pazuları kalın idi. Pençesini güçlü bir pehlivan çeviremezdi. Kırık levendane kesim ipekli elbiseler ve demirli (poladî) kumaşlar giymeyi her zaman severdi. Ata gayet hızlı binerdi. Kısacası Osmanoğulları devletinde başka İslâm sultanlarından bu kadar güçlü, yiğit, korkusuz, iyi yönetici, kan dökücü, düşmanlarını avlayan, vakar sahibi bir padişah gelmemiştir.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Tarih
Şöyle sakla sırr-ı aşkı tende canın duymasın Yanılup ağzına alma kim zebanın duymasın Aşkın sırrını öyle sakla ki, kendi canın (içindeki ruhun bile) duymasın. Yanılıp da ağzına alma; dilin bile (onu söylediğini) duymasın.
Sayfa 205·Kitabı okudu
Reklam