📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Frank Lloyd Wright, 1954'te, 85 yaşındayken mimarlığın zihinsel görevini şu sözlerle formüle etmişti: 'Bugün mimarlıkta en çok ihtiyaç duyulan şey, hayatta en çok ihtiyaç duyulan şeydir, yani Dürüstlük. Dürüstlük, tıpkı insanda olduğu gibi, binada da en derin niteliktedir... Başarırsak, demokratik toplumumuzun ahlaki doğası, psike'si, için büyük bir hizmet gerçekleştirmiş olacağız... Binanızın dürüstlüğü için ayağa kalkın; bunu yapmakla yalnızca, o binayı yapmış olanların hayatında dürüstlük için ayağa kalkmış olmazsınız; toplumsal olarak karşılıklı bir ilişki kaçınılmazdır.' Mimarlığın görevine ilişkin bu vurgulu bildiri bugün, elli yıl önce yazıldığı günden bile daha acil. Ve bu görüş insanlık durumunun tam olarak anlaşılmasını gerektiriyor."
"Mimar, tasarım süreci içinde, tasarladığı binayla birlikte manzarayı, bütün bağlamı ve işlevsel gereksinimleri de yavaş yavaş içselleştirir: Hareket, denge ve ölçek beden aracılığıyla kas sistemindeki gerilimler ve iskeletin ve iç organların konumu olarak hissedilir. Eser gözlemcinin bedeni ile etkileşirken, deneyim üreticinin bedensel duyumlarını yansıtır. Dolayısıyla mimarlık, mimarın bedeninden, eserle -belki yüzyıllar sonra- karşılaşılan kişinin bedenine doğrudan iletimdir."
"Eileen Gray şöyle yazar: 'Görünen o ki, avangard mimarları iç mekândan çok dış mekân ilgilendirmiş. Sanki bi ev içinde oturanların refahı için değil de, göz zevki için tasarlanmış gibi."
"Bütün dünyada mimarlar geniş cam yüzeylere ve dışa açılan mekânlara verdikleri oranlarda hatalılar[...] Mahrem yaşam duygumuzu yitirdik ve esasen evden uzakta kamusal hayatlar yaşamaya mecbur bırakıldık."