M.N.B

M.N.B
@MeL_atmazel
" Ölüm de öldürmüyordu. Ve ben gerçeğin içinde gittikçe belirginleşiyordum. Yaralı kalbimdeki gerçekle, Aklımdaki gerçek birbirinden oldukça farklı. Kalbim ölmek, aklımsa öldürmemeye odaklı. Kaderim olan da sendin, kadersiz olan da. Bende olanlar, sen ve sensizlikten alacaklı."
Reklam
"(...)Dışarıda yağmur yağıyor. Yağsın bakalım! Ne zamana kadar yağabilir. Hatırıma bir mısra geliyor: "Hiç böyleliğin görmemişiz fasl-ı baharın" İşte o zaman mısralardan, beyitlerden, romanlardan ve kitaplardan kurtulmam lazım geldiğini düşündüm. Yeni bir dünyaya başlıyordum. Yepyeni şiirler isterdim. Yeni romanlar okumalı, yeni resimler seyretmeli, yazmak için yeniden bir başka Türkçe öğrenmeliydim. Yeni hisleri, yeni düşünceleri, yeni kitapları arayıp bulmalıydım.(...)"
...''... Bahtımın yıldızı söndü artık... gidiyorum...''
"Anladım biz yolun sonuna vardık! Anladım gözlerin 'yol bitti' dedi Ne kadar saklasam boşuna artık Gözlerin dilinden önce söyledi Suçlu bir veda bu, merhaba değil Besbelli sönecek titreyen kandil Renginden vazgeçti diye karanfil Gözlerin dilinden önce söyledi Can gibi çekilip ayrılsan tenden Gitme, kal dememi bekleme benden Ayrılık kararı verilmiş dünden Gözlerin dilinden önce söyledi."
Sen geliyorsun içimin dağınıklığı toplanıyor. Baş köşede beş yüz yıl var gibisin. Ellerim seni biliyor. Yüzüm sana tapınak. Sen varsın, evim ömrüm sen kokuyor. Bütün kötüler şehri terkediyor ve hiçbir kötülük barınmıyor yurdumda. Sen geliyorsun mahallemde çocuklar koşturuyor. En güzel şarkıları dinliyorum seninle konuşurken. Beş yüz yıldır seviyormuş seni kalbim. İçimdeki eşyalar yer değiştiriyor. Sen geliyorsun her şeyi unutuyor aklım. Aklım güzelliğini almıyor. Senin adın ağızımdan çıkarken, dünyanın en güzel kirpikleri yan yana diziliyor. Sanki denize bakar gibi gülümseyişin takılıyor ellerime. Sen geliyorsun, ben kalmıyorum kendimde. Yüzümü avuçlarına aldığında, ellerin annem oluyor. Bu nasıl bir kusursuzluk biliyorsun değil mi sevdiğim?