“Batı’dan Doğu’ya, içini dışına çevirerek müslümanlaştırmaya çalıştığınız piyesler gâvur oğlu gâvur kalıyor. Arada sizin kalemleriniz din değiştiriyor, günden güne milliyetinizin özelliklerinden, karakterinden ayrılarak Türk’ten büsbütün başka, Frenk’ten çok adi bir şey oluyorsunuz.”
“Bu zamana kadar erkek kadına karşı sopa kullanırdı. Biz bugün onların karşısında yalnız mantık ve adalet silahıyla çıkıyoruz. Kadın nazik vücuduyla gerine gerine baskı kabuğunu kırıyor. Bugün erkeğin baskısı reddedilip, kadının hakkı teslim olunuyor.”
Terbiyeli insan, terbiyeli hayvan, terbiyeli maymun… Görüyorsunuz ki kelimenin kendisinde bir asalet yok. Bir insana, bir köpeğe, bir ayıya da söylenebiliyor. Şimdi size sorarım. Kendi ormanında, ininde kendi halkı, doğal huy ve âdetleriyle yaşayan bir ayı mı makbuldur yoksa terbiyeci bir Çingene’nin sopasından korkarak seyircilerin karşısında göbek atan hayvan mı?