Kişi oğlunun nefesi sınırlıdır. Kendisi altından bir kayın ağacı gövdesi olsa da vereceği dallardan birine kötülüğün soğu vurdu mu kararır. Karardı mı da bir daha tomurcuk vermez.
“Canavar kan kokusunu duydu, yırtılan etin sesleri içimdeki acımayı unuttu!
Ayak bastım her toprak, boğazına kadar kan yuttu!
Sen öldürebilir misin içimdeki canavarı? Durdurabilir misin, ölümü getiren pusatlarımı?
Çoga ava başladı,
Tinim kana susadı!
Vur Çoga vur!”
“Kurtların Hanı cansız yatar can veren toprakta! Ölümün sesi yankılanır gökte… Gökte Doğanlara! Buna yürek mi dayanır, tinlerimiz bağırır kara kazanlarda! Güç ver bize ulu Tengri… Güç ver!”
İnsanın kendisiyle ilgilenerek iyileştiremeyeceği çok az yarası vardır. Kendi ile ilgilenmek ve kendisi için küçük de olsa bir şey yapmak, insanın dünyasına daima daha iyi bir yer haline getirir.