"Kahraman gibi uçmağa varanlar, birilerinin hayatlarından çıkanlar ya da yurdunu bırakanlar yüreklerde ölümsüz kalırlar. Korkakça kaçarken düşenler, ihanet ederek gidenler ve her seferinde yeni bir amaç için kansızca hareket edenler ise aşağılık olarak anılıp, yüzde ekşime bırakırlar."
Herkese merhaba
4 kitaptan oluşan serinin son kitabını da okudum. Serinin 3. kitabında dost bilinenlerin ihanetleri vardı.
Kral Lu ve Agarta üstadları Börü'yü öldürüp Kurt İmparatorluğunu yok etmek istemektedirler . Bunun için Aslan ve Kurt arasını bozmaya çalışırlar. Öte yandan Tendübay Han kandaşlarının hayatı için Barbarlar ile karşı karşıya kalmıştır.
Agarta üstadları neden hainlik ettiler? Kurt İmparatorluğuna verdikleri pusatları neden geri almak istiyorlar? Hainlerin planları Kurt ve Aslan'ın arasını açabilecek mi?
Son iki kitapta cevaplamayan soruların cevabını merak ediyorsanız ve Türk Mitolojisi seviyorsanız tavsiyemdir.
Börü 4Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2020756 okunma
Börü 4 Karanlığı Parçalayan, kitabı bitti. Kitapta Hatti Diyarı'ndan utkuyla dönen Kurt İmparatoru Alpagut Han yolda Kurt Diyarı'nın askerleriyle beraber zehirlenerek öldürüldü. Peki bu hainliği yapan kim? Amisonya ve uzak diyarlardaki kandaşlarına yardıma giden Aslan Diyarı'nın kağanı Tendübay Kağan' ı neler bekliyor. Demir'den maske takan yiğit Tarkan aslında öldü sanılan Börü son kurt süren olarak Gölge'yle Tendübay'a yardıma yetişebilecek mi? Kurt Diyarı'nın kasabı Çoga gene katliamlarına devam ediyor. Kurt Otağını nasıl bir tehlike beklemekte? Okurken soluğunuzu kesecek bir kitap bahsediyorum sizlere... Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapla kalın dostlar
#kitaptanalıntıları
Komutan Çoga'yım.
Bana, Kurt Diyarı'nın Kasabı derler.
"Adaletin Ordusu, yapısına sadece ölüm olarak gelir oğul. Acımaz ve yok eder. Umarım zamanında yetişir. Yoksa... Ne bu kasaba ne de biz kalırız."
"Küllerinden yeniden doğabiliyorsan, yaşıyorsun demektir! "
Bir gün, karanlığına bir ateş düşecek Çoga! Senin de düşecek!
"Ben ki ölüm diye anılan Çoga, karanlığımı seninle aydınlattım. Bu savaşta da, bir sonrakinde de snaa sözümdür. Eğer öleceksem, gözlerine bakarak öleceğim. Eğer yaşayacaksam, karanlığımda bir ömür senin güneşin parlasın," dedi.
#kitapyorumu #okudumbitti #kitaptanalıntıları #arkakapak #börü4 #karanlığıparçalayan #çağlayanyılmaz #panamayayıncılık #sayfa146 #gökgirsinkızılçıksın
Öyle bir ölümsüzleşeceğiz ki ; Adalet icin çıkan her pusatta zalim kanıyla uyanıp, her can alışta can bulacağız ! Okuyunca daha derin den anladim ve bir kez daha iyi ki okumuşum dedim. Not : Börü 3 e küsmüştüm...
Börü 4Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2020756 okunma
Tavsiye ederim
Bazı yerleri sıksa da devam serisi ve son kitap olduğu için özellikle sonlarda çok heyecanlıydı ve İslamiyet öncesi Türk Tarihi hakkında bir cok kavram öğretti bu kitap serisi.
Börü 4Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2020756 okunma
Üzgünüm. Çünkü BÖRÜ serisi bitti. Dördüncü kitabı da bitirdim ama seri olarak börü de beni bitirdi. Uzak diyarlardaki savaş ve yaşanılan ihanetler. Bu seri de şunu anladım. İhanet hainlik ve güç sevdası çok uzaklardan değil hep yanı başımızdan ayağımıza dolanırmış.
Ölümler, kıyasıya savaşlar, alınan utkunun bile boğazlar da düğüm olması. Yazarımız seri de resmen bizi kendine hayran bırakıyor.
Adının geçtiği yerler de ölüm kokusu kol gezen Çoga, tek gözlü aslanların kağanı Buga, kandaşları için gözünü kırpmadan savaşan Tendübay, son kurt süren Börü, göklerin konçoyu Asena ve daha nicesi.
Bu kitapta beni en üzenler Alpagut Han Ceren Hatun ve Almila oldu. Unutamayacağım bir seri ve kütüphanemden asla eksik etmeyeceğim yazar olarak Çağlayan Yılmaz beni kendine hayran bırakmıştır.
Serinin 3.kitabını okuduğumda bir inceleme yazmıştım. 4.kitabı bitmesin diye resmen az az okudum. O yüzden seriyi biraz geç tamamladım. Kitap kendi dünyasını yaşatıyor. Edebi bilgim, yazım kuralları gibi yönlerden eleştirecek yetide görmüyorum kendimi. Daha çok okurken ne hissettiğime odaklı bir okuyucuyum. Bu seri öncelikle harikaydı. Akıcı, merak uyandıran, mutlu eden, yer yer hüzünlenip kahrolduğum, hatta sinir olduğum(kitapta yaşanan ihanetlere) bir anlatım vardı. Ben kitabı film gibi izler gibi okudum. Türk töresi de harika aktarılmış diye düşünüyorum. Tabi ki kendi içinde tekrar eden yerler de var ama sıkan bir tarafı yok olay örgüsü içinde çok az bile hatta. Serinin hareketliliği hiç düşmüyor bence. Tavsiyedir, yazar başarılı, seri kendini sevdiriyor :)
Börü 4Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2020756 okunma
BÖRÜ 2-3-4
Ben geldim ve aşırı heyecanlı geldim. Başlamadan uyarmak istiyorum yorum biraz fazla uzun olacak çünkü üç kitabı birden yorumlayacağım. Serinin ilk cildini bundan önce tek olarak paylaşmıştım, burada da geriye kalan 3 cildini yorumlamaya çalışacağım. Önce konularından biraz bahsedelim.
İlk olarak söyleceyeciğim şu ki her ne kadar birinci kitabı okuduktan sonra bunları okumanıza gerek kalmasa da onu okumadan bunları okumayın, anlamayacağınız bir şey genelde olmaz ama yine de arada çok bağlantı var. Gelelim ikinci kitabın konusuna, bu kitapta birinci kitapta baş karakterimiz olan Börü han’ın oğulu Alpagut Han ve torunları Börü ile Asena anlatılıyor. İlk başta Alpagut Hana ve börü’ye yapılan suikast ile başlıyor ve olay örgüsü buna bağlı olarak bir çok hainlikle devam ediyor. Ve kitabın sonunda da yurtsuzlara karşı yapılan savaşı anlatıyor.
Üçüncü kitapsa yaklaşık son 25 sayfaya kadar tamamen düz bir şekilde savaşa girip kazandığımız utkuları anlatıyor. Ben okurken biraz sıkılıp ne zaman bitecek diye hızlı okumaya başlamıştım taki son sayfalara kadar, sonunda öyle şeyler oluyor ki sindirmek için durup biraz beklemeniz gerekiyor.
Serinin 4. Ve son ktabına gelecek olursak bu kitap gayet akıcı ve heyecan dolu geçti. Bu kitapta kurt diyarı ordularının bir kısmı başlarında Cerkutay Hanın büyük oğlu Tendübay Hanla denizlerin ötesindeki diyarlarda zulüm gören kandaşlarımıza yardıma giderken geride kalan yurt ise yapılan hainlikler ve oyunlar ile tam anlamıyla birbirine giriyor. Ne var ki burada da Cerkutay Hanın küçük ama acımasız oğlu Buga kağan sayesinde bir çok beladan az hasarla çıkıyor.
Sizce denizlerin ötesindeki ordu hiç bilmedikleri diyarlarda barbarlara karşı verdikleri savaşı kazanabilecek mi?
Buga kağan yurduna yapılan hailiklerin sorumlusunu bulup kıyınını
Börü 4Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2020756 okunma
Sonunda diyelim çünkü seri biteli kaç yıl olmuş ben yeni son kitabı okuyabildim. Bu yıl yazardan okuduğum 3ncü kitap oldu. Bi raf dolduracak kadar kitabı var ve okunmayı bekleyen iki kitabı daha var. Biri bu #börü serisindeki karakterle ilgili diğeri ise son çıkan kitabı Tengri.
Burdan yazarı ifşa ediyorum, okusana Tengri'yi diyerek baskı uyguluyorOkuyacağız tamam aaa! Ama öncelik seri tamamlamak, ben takıntılı insanım yapacak bir şey yok.
Yıllardır yaptığım tek bir eleştiri var o da bir ayraç bile yapmamaları. Kurt görünümlü bir şey yapın ya hu mis gibi kitapgınıyorum itina ile.
Neyse tabii ben çok ara verdiğim için başta bocaladım. Ama okudukça bir şeyler hatırladım. Zaten belli Bi akışla ilerliyor hikaye, diğer serilerden de okuduğum için toparlama oldu. Bu kitapta yazar evreni birbirine kattı, ihanet üzerine ihanet, kaosa kaos ekledi. Bende vicdansız yazara saydım. Genel itibarıyla Türk mitlerini ve tarihini kullanıyor kurgularında. Yazdığı evrenlerde asla yabancı hissetmiyorsunuz tabii eğer kadim Türk tarihini azcık da olsa biliyorsanız. Karakterler bir zamanlar var olan kişiler olmasa da evren Tolkien evreni değil, halis muhlis Çağlayan Yılmaz evreni Türki evren.
Ortalığı birbirine katmasına sinir olsam da anlıyorum. Antik çağlarda çok fazla ihanet vardı. Şimdi de var ya neyse. Belli başlı şeyler değişmiyor. Mesela koltuğa oturan gücü elinde tutmak için bir zamanlar nerden geldiğini ve kimlerle ter döktüğünü unutuyor. Ya da güç sahibi sadakati gereksiz bağlılık ile bir tutabiliyor. Ve böylece daha fazlasını isteyerek ihanet ediyor. Evet, kurgudan bahsediyorum şu an
Önceki kitaplarda sevdiğim karakterlerin bazılarına bu kitapta sinir oldum haliyle. Komutan kıza üzüldüm ya çok fena işkenceyle öldü. Haberiniz olsun yazarın kanlı bölümler yazarken hiç çekincesi
Börü 4Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2020756 okunma
"Kahraman gibi uçmağa varanlar, birilerinin hayatlarından çıkanlar ya da yurdunu bırakanlar yüreklerde ölümsüz kalırlar. Korkakça kaçarken düşenler, ihanet ederek gidenler ve her seferinde yeni bir amaç için kansızca hareket edenler ise aşağılık olarak anılıp, yüzde ekşime bırakırlar."
Herkese merhaba
4 kitaptan oluşan serinin son kitabını da okudum. Serinin 3. kitabında dost bilinenlerin ihanetleri vardı.
Kral Lu ve Agarta üstadları Börü'yü öldürüp Kurt İmparatorluğunu yok etmek istemektedirler . Bunun için Aslan ve Kurt arasını bozmaya çalışırlar. Öte yandan Tendübay Han kandaşlarının hayatı için Barbarlar ile karşı karşıya kalmıştır.
Agarta üstadları neden hainlik ettiler? Kurt İmparatorluğuna verdikleri pusatları neden geri almak istiyorlar? Hainlerin planları Kurt ve Aslan'ın arasını açabilecek mi?
Son iki kitapta cevaplamayan soruların cevabını merak ediyorsanız ve Türk Mitolojisi seviyorsanız tavsiyemdir.
Bir destan bu kitapla sona eriyor.
Kitap da mitolojik ögelere bolca yer verilmiş
Diğer üç kitapta olduğu gibi bunda da aşktan, savaştan ,intikamdan ,arkadaşlıktan, dostluktan ,ihanetten bahsetmiş yazar.
Börü 4Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2020756 okunma
Dünyaya, kattıkları muazzam eserlerle ve bize bıraktıkları akıl almaz efsanelerle, Acun'un en büyük ve eski mitolojisini oluşturan ataları Kadim Türkler'in miraslarını yaşatmak için yola çıkmış bir Ademoğlu. Kalemini, yeryüzünü atlarının nalları altında titreten kutlu savaşçıların gecelerine yol gösterici olan ayın altın ırmaklarına batırıp, efsanelerin rüzgarla kulağına fısıldadıklarını yazmaya başladı. Türkiye'de ilk ve şuan için tek olan tarih ve fantazyanın harmanlandığı tarzının sancağını, edebiyat dünyasında açmış bulunmaktadır. Tozlu raflar altında kaybolmuş, tarihin karanlıklarında unutulmuş, uyanmayı bekleyen o muhteşem efsaneleri, fantastik edebiyat alanında dünyanın en iyisi olduğumuzu kanıtlamak, yeniden hak ettiği ihtişamda ayağa kaldırıp, sancağını en tepede dalgalandırmak gayesindedir. Her kitap, farklı dünyalara açılan bir kapıdır ve bu kapılar, evrendeki gölgesi olduğumuz Kadim Atalarımızın efsanevi dünyalarına açılmaktadır. Kendisi yazmıyor. Sadece gönül terini mürekkebine katıp, göğün çocuklarının ayak seslerini dinliyor, kutlu mücadelelerinde akıttıkları her damla teri, avuçlarına düşen yağmur damlalarında hissediyor.