"Sanki bir uçurumun kenarındayım... Burnumda keskin bir kan kokusu, aklımda yine sen, Asena!" (s. 403)
Kitap kahramanları da insanlar gibi; doğuyor, yaşıyor ve ölüyorlar. Bunlara tanıklık eden okur onlarla yakınlık kuruyor, yaşam serüvenlerine ortak oluyor. Bir de kitap seri bir kitapsa, o kahramanın sonu, ondan sonrası... Bazen yakınlık kurduğun kahraman devam edemiyor, onu anmakla, geriye kalanlara tutunmakla geçiyor okuma serüvenin...
Börü 2 Kurt İmparatorluğu
İlk kitapta durulan sular bu kitapta yeniden dalgalanmaya başlıyor. Üstelik bu defa Börülerin karşısında doğaüstü bir güç var.
İhanetle çalkalanan acun,
Dost sanılan düşmanlar,
Bir ölüp bin dirilen Börüler...
"Geçmiş benim için sadece acı ve ölümle dolu." (s. 374)
Hep böyle mi olacaktı?
Evet hep böyle olacaktı!
Seversen imtihanın bitmeyecekti...
Vatan da olsa sevdiğin, kadın da!
Ne kadar seversen acıların ve ölümlerin o oranda artacaktı!
Ne kadar duyarlıysan o kadar yoracaktı dünya seni... Çünkü sen susamazdın haksızlık karşısında, zalime boyun eğemezdin!
Eserde yine kadın kahramanlar da erkekler kadar ön planda. Eşleri yokken toplantılara başkanlık ediyor ve söz hakkını elinde bulunduruyor. Onlardan kurulu ordu var. İlk kitapta beni büyüleyen kadın Aysera Hatun olmuştu, bu kitapta Asena. İsimleri ne olursa olsun cisimleriyle tarihe yön veren konumdalar.
"Bitmez mi sanır köpek, kurdun uykusu..." (s. 330)
En sevdiğim cümlelerden... Epik bir eser. Mitolojik ögeler ön planda. Farklı bir dünya düzenine, olağanüstü güçlere şahit oluyorsunuz. Edebi olarak değil ama haz olarak sizi doyurmaya yetiyor. Bir Tarkan filmi izliyor, bir Diriliş Ertuğrul dizisinin içinde buluyorsunuz kendinizi. Sayfalar akıp gidiyor. Özellikle okumayı sevmeyenler, okumaya ısınmak isteyenlere tavsiye edeceğim bir seri Börü. Merak
Daha önce okuduğum serinin birinci kitabı gibi Türk mitolojisini edebiyatın içinde damıtarak oluşturulmuş güzel bir kitap. Hem Türk Mitolojisine hem kelimelere hakim olan yazar okurken yormayan polisiye bir roman okuyor heyecanı yaratan ; aynı zamanda bir Türk klasiği tadında kelime seçimi ve anlatımı olan keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Türk tarihinde ezelden ebede süren taht kavgalarını ve Türklerin birbirine yaptıkları ihanetle kurgulanmış olması da hem mitolojik hem edebi hem tarihi kazanımlar elde etmenize yarayacaktır. Çağlayan YılmazBörü 2Börü
Börü 2Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 20181,740 okunma
Öncelikle şunu söylemeliyim ki yazarın bütün kitaplarını okumuş biri olarak gurur duyuyorum. Türk edebiyatında bu tür' e kesinlikle ihtiyaç vardı ve Çağlayan Yılmaz bu konuda ilaç gibi çıktı ortaya. Ve her kitabında daha da geliştiriyor kendini. Deja vu yaşadım.
Serinin ikinci kitabında yine bir çok karakter mevcut. Fantastik öğeleri fazla kullanmamış bu kitabında sanırım finale saklıyor. Gelişme aşaması olarak yazılmış olan Börü 2 de kanlar yağmur gibi akıp toprağa karışıyor. Ve tabii ki ihanet! Olay döngüsü birinci kitaba göre ana tema olarak aynı fakat yine de merak edip uykusuz kalmaya değecek kadar ilerliyor.
Seri olan kitaplardan hep nefret etmişimdir. Çünkü beklemek çok sıkıcı. Final kitabı da çıkıp seriyi öyle bitirmek istemiştim lakin ikinci kitabı çıktığı gibi bekleyemeden alıp okudum. Şimdi oturdum Üç ne zaman çıkacak diye beklemeye başladım.. Umarım yazar dilini hiç bozmaz ve her yazdığı kitabı heyecanla okutmaya devam eder.
#çağlayanyılmaz dan #okudumbitti dedigim serinin ikincisi olan #börü2
Birinci romanda Cerdukay beyin ve Aysera hatunum ölümleri büyük bir hüzün yaşatırken yaşanan ölümler yeni nesli daha da güçlendirmiş olarak ikinci romanımızı olağanüstü bir hale getirmiş.
İkinci romanımıza geçtiğimizde ise Bangu Bey, Alpagut Han, Börü , Asena iyiliğin liderleri iken Kral Raji'nin kötülüğü karşısında yenilmez güç gösterdiklerine şahit olacak ve elinizden bırakamayacaksınız.
Özellikle yazarımızı kutluyorum. Kurgulamanın en güzel olduğu bir roman olmakla ziyade kadına verilen değerdeki anlatım Muazzam.
Fırsat olanlar mutlaka okumalı dediğim bir seri.
Içinde yazmak istediğim bir çok alıntı sözler var ama ben bir kaç tanesine değinmek istiyorum
ALINTILAR
"Bir ölüm haberi, bazen yeniden doğuşun habercisidir. Bir kara haber, bazen ölenin daha da güçlenip yurduna dönüşü demektir
“Yurt, candan önce gelir! Yurt olmazsa hayatta nasıl kalırız? Kim bilir kimin köpeği oluruz? Bilirim korkak bir adamımdır ama iş yurdumsa, tek kılıç darbesi atmayı bile beceremesem de denerim! Canım pahasına denerim."
"Onurlu bir adam asla ihanet etmez! Onurunu kaybetmiş bir adam da asla sadık bir adama dönüşemez." (Bu söz harikulâde)
Sevgiler
Saygılar
Hoşça kalın
Türk'ün dünya kurulalı beri olan var olma savaşı ve kahramanlıkları beni oldukça etkiledi. İlk kitabı merak edip okuduysan ikinciyi ve serinin diğer kitaplarını da okuyacağına eminim.Her iki kitapta da beni en çok etkileyen şeylerden biri de kadınların en az erkekler kadar hayatın her alanında söz sahibi olmaları. Yönetimde ve savaşta, pusat kullanmada ve komutanlıkta her durumda kadınların da var olduklarını görmekteyiz.
Börü 2Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 20181,740 okunma
Sevgiler...
Kitap tarihi açıdan güzel.
Merak uyandırıyor insanda
Sürükleyici bir kitap
Okumanızı tavsiye ederim
Yanlış şöyle bir husus var: kitabın sonuna doğru iki büyük şavaştan bahsederken kitabın sonunu bir savaşla bitiyor, hani olay bir nevi kitap yarım bir şekilde bitiyor sizi merak içinde bırakıor..
Uzun zaman okumamak için direndim. Sonra dayanamadım ((: Hemen bitti yine ya hu. Okurken bı gaza geliyorum sormayın. Pusatımi kuşanıp cenge gidesim geliyor. (((: Acayip coşuyorum, içimde vahşet sever var.
.
Neyse efem. Börü 1; yeniden dirilişin ve intikamın kitabıydı. Baya söylendiydim kitabın sonunda. Ama Börü 2; Kurt imparatorluğu, fazlasıyla tatmin ediciydi. Biraz fazla kanliydi. Yazar baya çılgın
.
Şimdi size kitabı anlatacak halim yok. Üşeniyorum o yüzden mitoloji sevenler gidip okusun bı zahmet ((:
Börü 2Çağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 20181,740 okunma
Serinin ikinci kitabıdır kendileri. İlk kitabından aldığım hazzı alamamış olsam da konu anlatımı bakımından en az onun kadar akıcı. Türk mitolojisinden ögelerle fantastik kurguyu bir araya getirmiş olan yazar; olay örgüsü yönünden benzer konuları farklı zamanda sık sık işlemesi kimi zaman okumadan sonunu tahmin etme dürtüsüne neden olup heyecanı bir tık aşağı çekse de (Yazarın zayıf bulduğum ve kendisini bu konuda H. Nihal Atsız'ın anlatımından farklı bulduğum yönü) tavsiye edebileceğim bir kitaptır.
Börü serisinin ikincisi olan kurt imparatorluğu gayet güzel bir kitap ilkinin devamı olan, bu kitap ta sadece isimler biraz kafa karışıklığı yapıyor. Genel anlamda gayet heyacanlı bir kitap.
Dünyaya, kattıkları muazzam eserlerle ve bize bıraktıkları akıl almaz efsanelerle, Acun'un en büyük ve eski mitolojisini oluşturan ataları Kadim Türkler'in miraslarını yaşatmak için yola çıkmış bir Ademoğlu. Kalemini, yeryüzünü atlarının nalları altında titreten kutlu savaşçıların gecelerine yol gösterici olan ayın altın ırmaklarına batırıp, efsanelerin rüzgarla kulağına fısıldadıklarını yazmaya başladı. Türkiye'de ilk ve şuan için tek olan tarih ve fantazyanın harmanlandığı tarzının sancağını, edebiyat dünyasında açmış bulunmaktadır. Tozlu raflar altında kaybolmuş, tarihin karanlıklarında unutulmuş, uyanmayı bekleyen o muhteşem efsaneleri, fantastik edebiyat alanında dünyanın en iyisi olduğumuzu kanıtlamak, yeniden hak ettiği ihtişamda ayağa kaldırıp, sancağını en tepede dalgalandırmak gayesindedir. Her kitap, farklı dünyalara açılan bir kapıdır ve bu kapılar, evrendeki gölgesi olduğumuz Kadim Atalarımızın efsanevi dünyalarına açılmaktadır. Kendisi yazmıyor. Sadece gönül terini mürekkebine katıp, göğün çocuklarının ayak seslerini dinliyor, kutlu mücadelelerinde akıttıkları her damla teri, avuçlarına düşen yağmur damlalarında hissediyor.