·
Okunma
·
Beğeni
·
4.884
Gösterim
Adı:
67
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052214299
Kitabın türü:
Orijinal adı:
67
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayykitap
Gördüğü ile gerçekte olması mümkün olmayan bir uyuşmazlık vardı aynanın köşesinden yansıyan görüntüsü ile arasında.

Normal bir hayatı olan, normal bir hayatı olduğunu düşünen adamdı. Ailesiyle birlikte gidecekleri tatil için çıktığı yol, O’nu hayatının yolculuğuna sürükledi. Kabus ve gerçeğin, gerçek ve pişmanlığın iç içe geçtiği bir yolculuğa....

Geçirdiği trafik kazasının ardından kendini hiç bilmediği bir yerde bulan; adını, mesleğini, ailesini ve en önemlisi kendini bilmeyen bir adamın hikayesi.

Kimsin sen? Kimsin oğlum sen? Lan ben kimim?! Bu ne Lan! Kimsin sen?!

İnsan azat edebilir mi kendini kendi azabından? Üstelik her adımda kendini keşfettiği bu yolculuğun sonu kaçmak istediği gerçeklere çıkıyorsa...

67, hakikatin göz ardı edilen kıyılarında, varoluş sancılarının tam ortasında, sahici, sarsıcı ve sürükleyici bir hikaye. Oğuzhan Uğur’dan iddialı bir ilk roman...
Oğuzhan Uğur fikirleri ve onları anlatım biçimiyle severek izlediğim, zaman zaman da gülmeme sebep olmasıyla beni mutlu eden bir şahsiyettir. Bu yüzden de kitap çıkartacağı zaman “Bu da popüler oldum ayağına kitap çıkartıyor kardeşim.” diye tepki vermedim de aksine “Çok iyi şeyler çıkartabilir.” düşüncesiyle kitabını merakla bekledim ve çıktığı ilk günlerde alıp okudum.

Kitapla ilgili beklentilerim yüksekti kısaca ama maalesef bu kitap benim beklentilerimi doyurmadı. Edebi yönüyle yavan diye nitelendirebilirim. Bunun sebebi olarak kitabın aslında film senaryosu olması ve olay örgüsüne bağlı olarak pek edebi kaygının güdülmemesi olarak gösterebilirim. Kara mizah türünde-absürt olaylar- yazılan, bir insanın geçmişte yaşadıklarından dolayı iç hesaplaşmalarını konu edinen, akıcı sayılabilecek ama edebi manada vasat diye nitelendirebileceğim bir kitap 67.

Oğuzhan Uğur’dan çok daha iyisi çıkabilir, "Mevzular" tarzında ve fikirleriyle bezeli bir kitap yazmasını çok isterim. Keyifli okumalar :)
Oğuzhan Uğur düşünce ve anlatım tarzıyla sosyal mecralardan severek takip ettiğim biri. Senaristliğini de başarılı bulurum fakat kitap konusunda ne bekleyeceğimi bilmiyordum. Beklenti içinde olmadığım için ilk kitabı beni oldukça tatmin etti. Akıcı ve merak uyandırıcı ve oldukça kafa karıştırıcı bir konusu var. Toplumsal yaralarımıza yine kendi tarzında değinmiş, o çok sevdiğim yorumlarını da serpiştirmeyi ihmal etmemiş. Umarım yazmaya devam eder.
Her kitabı bir diğerinden ayıran bazı özellikler vardır; bir düşünce,bir ayrıntı ya da kitabı bitirip kafanı kaldırdığında seni kendi dünyandan soyutlayacak bir kurgusu vardır fikrimce.

Yaptığımız ve geri dönmediğimiz hatalar ,haksızlıklar ,önem vermediğimiz insanlar aslında her biri sırtımızda oluşan koca bir kamburmuş meğerse. Bu kitap elimizle daha önce fark etmediğimiz kamburumuza dokunmamızı sağlıyor,peşimizde olanların aslında içimizde olduğu gerçeğini çok sert vuruyor yüzümüze. Oğuzhan Uğur'un kıvrak zekasıyla birleşen kurgu uykumuzdan uyanmamız için bize gösterilen 67 dakikalık bir komaya sokuyor. Umarım uykudan uyanmak komadan kalkmakdan daha zor gelmez bizlere. İyi okumalar...
İlk çete üyelerinden olduğum için çıktığı gün siparişini verdim gelene kadar heyecanla bekledim. Önce gözüme fikir kitabı gibi gözükmüştü fakat roman olması beni hayal kırıklığına uğrattı. Sonradan kitaptaki olağanüstü durumlar da biraz sıktı. En sonuna gelip son sayfayı da okuyup kapatınca dedim ki: “Ben kimim?” Kitabı sonunda anlayacaksınız demişti hakikaten öyleydi. Son dakikasına kadar acaba diye diye okudum. Tüh dedim hayal kırıklığı geliyor. Ama şaşırdım ve yanıldığım için çok mutluyum. Hala söylüyorum kitap çok güzel olsa da ben fikir yazılarının olduğu bir kitap daha bekliyorum kendisinden.
Oğuzhan Uğur’u ortaokul zamanlarımda tanıdım ve sadece müzikleriyle eğlendiğim biriydi. Sonra YouTube Kanalı ile bütün ülkeye virüs gibi yayıldı ve çokta güzel oldu. Kendi fikirleriyle ,düşünceleriyle belki çoğumuzun kafasında ki sorulara cevap oldu. Kitap çıkaracağını duyduğumda asla kötü bir şey gelmez ve daha çok yine kendi fikirlerini konu alan bir kitap olur diye düşünmüştüm. Fakat bence takipçilerini yanıltılarak ilk kitabı olmasına rağmen yine kendi tarzını yansıtarak bir kurgu kitap yazmış çokta başarılı olmuş. Ben sonunu merak ederek okudum. En önemlisi kurgusu beni çok fazla yormadı. muhteşem bir sonla bitirdi. Evet Çete şimdi asıl soru! BİZ KİMİZ?
Oğuzhan abimizi sosyal mecralardan nefes almadan konuşmalarıyla, hızlı cevaplarıyla ve muazzööğr diye bağırışıyla severek takip ediyorum. Kitap yazdığını öğrendiğimde şaşırmadım aksine sevindim de çünkü konuşma kabiliyetini kitaba nasıl yansıtır ne okuruz diye merak ettim açıkçası. Aynı fikirlere sahip olmadığımız cok konu olmasına rağmen bilgi sahibi olup araştırıp fikirlerini onaylayıp sunması çok hoşuma gider. Bu düşüncelerle başladığım kitap çok farklı çıktı ve şaşırdım diyebilirim. Dil olarak çok yavan yüzeysel ve günlük konuşma tarzında yazılmış kitap.İlk kitabı diye bunu eleştirmeyi doğru bulmuyorum ama Oğuzhan Uğur ve cümle kurma kabiliyeti olunca konu, bunu eleştirmeden de geçemiyorum. Sonuna doğru biraz sıkıldım kitaptan ancak bağladığı son çok güzeldi. Kimseye hesap vermemiz gerekmeyen durumlarda kurtulduğumuzu sanarız ancak ufacık görünen ama kocaman bir şeyi atlarız 'iç muhakeme veya vicdan' ona siz karar verin artık.Kelebek etkisi dediğimiz olay devreye girer burada. Bizim için nokta kadar değeri olmayan şeyleri bile yaparken aslında ne dağlar devirdiğimizin farkında bile olmayız çoğu zaman. Dikkatli mi olmak gerekir nasıl davranmak gerekir bunun için genelleme yapıp akıl veremem ama sadece bencil olmamaya özen göstermemiz gereken onlarca konu olduğunu söyleyebilirim.
Yine kitap yazsa yine okurum umarım çok daha iyilerini okutur bize. Keyifli okumalar.
Oğuzhan Uğur’u youtubedan takip ediyorum, onun öncesinde de şarkılarından biliyorum ve başarılı biri olduğunu düşünüyorum. Kitap çıkardığı zaman hemen alıp okumayı istedim ve okurken gerçekten “ben ne okuyorum?” diye sordum kendime sonuna kadar fakat sonlarında her şeyin belli olmasıyla gerçekten ilk kitabı olduğunu göz önüne alırsak gayet iyi iş çıkardığını düşünüyorum. Çok beğendim. Tavsiye ederim hepinize.
Oğuzhan Uğur'un ilk roman kitabı olmasına rağmen öncelikle oldukça başarılı bir kitap olduğunu belirtmek istiyorum. Kitabın ilk başlarında "ben ne okuyorum" dediğim hatta zaman, mekân, kişiler algısı sürekli değiştiği için kafam karışmadı değil fakat daha sonraları çok fazla akıcı ve merak uyandırarak devam ediyor roman ve sonunda "inanmıyorum" dedim. Kesinlikle çok başarılı tavsiye ederim‍️
Kitpataki sıkça kullanılan devrik cümleleri göz ardı edersek ilk kitap için oldukça iyi bir anlatım ama tür olarak roman sınıfına koyamadım daha öykü tarzı geldi bana. Konusuyla ve anlatınıyla oldukça akıcı bir kitap. Haksızlık üzerine değinmesi beni benden alan yeri. 39 yılın boşa geçen bir adamın hikayesi ve yaptığı yanlışların hataların öyle alışılagelmiş bir şekilde tekrar etmesi ve bunları yaparken en ufak bir vicdan azabı taa ki ölüm anı gelip çatıncaya kadar bilinç altımızın her şeyi ortaya çıkarıp yüzleşme zamanı gelinceki iş işten geçmiş anı..
Oğuzhan uğurun kisiligini bilmem.Kendini bize gösterdiği kısmıyla ve sosyal medyadan ozellikle kendi özgün kanalı olan Babala dan tanidigim kadariyla fikirlerini goruslerini insani tartmasini ve insanin gozunu acmasiyla sevdim kendisini.Onu su sekilde betimleyebilirim: "Atak,hırslı,ileri görüşlü,zehir gibi genç bir Türk delikanlisi" :)

Kitap kısmına gelince de; biz millet olarak birseyler uretmeden uretilen seyi olumsuz elestirmeyi cok iyi biliriz.buna istinaden kitap hakkinda ki olumsuz goruslerimi kendime saklayacagim (birgun daha iyisini ben yapana kadar) ve olumlu kismindan bahsedecegim.

Bende herkes gibi kitabi merakla bekleyenlerden ve bir oturusta okuyup bitirenlerdenim.Kitap akıcı.Edebi yönden gayet olmasi gerektigi gibi.Bir sonraki sayfayi cevirirken merak icerisinde geciyor o bir saniye bile.Populer kültürün el attığı kitaplardan biri degil kesinlikle.Isminin neden 67 oldugu sorusunun cevabi ise kitabın icerisinde saklı.

Oguzhan uguru seviyoruz.Giriskenligini ve üretkenliğini tebrik ediyorum.Yine kitap yazsa ilk alacak olanlardan birisi yine benim ve destekcisiyim (üreten her Atak,hırslı,ileri görüşlü,zehir gibi genç Türk delikanlisinin) :)

Saygilar...
Normal bir hayatı olan, normal bir hayatı olduğunu düşünen adamdı. Ailesiyle birlikte gidecekleri tatil için çıktığı yol, O’nu hayatının yolculuğuna sürükledi. Kabus ve gerçeğin, gerçek ve pişmanlığın iç içe geçtiği bir yolculuğa….

Geçirdiği trafik kazasının ardından kendini hiç bilmediği bir yerde bulan; adını, mesleğini, ailesini ve en önemlisi kendini bilmeyen bir adamın hikayesi.

Kimsin sen? Kimsin oğlum sen? Lan ben kimim?! Bu ne LAN! KİMSİN SEN?!

İnsan azat edebilir mi kendini kendi azabından? Üstelik her adımda kendini keşfettiği bu yolculuğun sonu kaçmak istediği gerçeklere çıkıyorsa…

67, hakikatin göz ardı edilen kıyılarında, varoluş sancılarının tam ortasında, sahici, sarsıcı ve sürükleyici bir hikaye
Eşi ve kızıyla tatile gitmek üzere yola çıkan Savcı Ziya Hudutlu'nun bir kaza sonucu bilincini yitirmesini ve sonrasında kendini-kimliğini sorgulamasını okuyoruz 67'de. Tam da Oğuzhan Uğur'dan bekleneceği üzere, bol mesajlı bol göndermeli bir ilk roman. Zaten onlar olmasa ya da bitirdikten sonra insana kendini sorgulatmasa Oğuzhan Uğur, Oğuzhan Uğur olamazdı herhalde. Babala'yı, özellikle de Mevzular'ı sıkı takip ettiğim için yazarın tarzına oldukça aşinayım. Bu da romanı gözümde daha bir cazibeli kıldı. Ancak naçizane fikrimi belirtmeden yorumumu bitirmek istemem; Mevzular'da konuştuğu her cümleyi kağıda döküp kitap yapsa, daha büyük bir keyifle okurdum. Çünkü beklentim daha çok, "Oğuzhan Uğur tarzı" diyebileceğim, bizim açıp bakmaya üşendiğimiz gündemin gerçeklerini eğlenceli bir dille anlatmasından yanaydı. Yine de keyifli bir iki saat geçirmek isteyen, metafor seven okurlara tavsiye edebilirim. =)
Hani yavrumuza ‘senin için dünyayı yakarım’ deriz ya... Hiç düşünmeyiz be ortağım, o yaktığımız dünyada bizimkinden hariç kaç tane daha yavrucak var diye. Kaç tane daha ana baba var...
- Genç bir Türk delikanlısısın, daha Türkçe’ yi bile doğru düzgün konuşamayan Türk delikanlısı...

+ Yav Allah aşkına agam... Adama soruyorsun ‘gardaş nerelisin?’ diye ‘Ankaralıyım ama Selanik’ ten geldik’ diyor, ‘Trabzonluyuz ama Yugoslav göçmeniyiz’ diyor, ‘Eskişehirliyim ama Çerkeziz’ diyor. E İstanbul ne? Alayı ‘göçmenim de göçmenim’ diyor. Şimdi siz Türkçe’ yi pek güzel konuşanlar bile bir türlü Türk olduğunuzu kabul edemiyorsunuz da ben konuşamadım diye mi Türk olamadım? Sen nesin agam?
“Hafıza, sırtımızda taşıdığımız seyahat çantasıdır aslında. Sonsuz hayat döngüsünün içinde her gün, her dakika yenileri eklenir de kamburu çıkar insanın onu taşıdıkça. Zamanla bazılarını atmak zorunda kalır ilerleyebilmek için. Hiç vazgeçemedikleri vardır bir de, her gün elinin altında olsun, istediğinde hemen ulaşabilsin ister insan...”
Oğuzhan Uğur
Sayfa 75 - Hayykitap Edebiyat
Zaten birinin kim olduğunu sorunca ya adından ya mesleğinden bahsediyor. Bir fark yarat be, ne olacak? Bana kim olduğunu söyle, inan adın umurumda değil.
"Tecavüz kaçınılmazsa zevk alacaksın' lafının bir erkekten çıktığını biliyor muydun?"
''Neden biliyor musun? Çünkü bir kadın asla tecavüz hakkında şaka yapmaz!"
Zaten birinin kim olduğunu sorunca ya adından ya mesleğinden bahsediyor. Bir fark yarat be, ne olacak? Bana kim olduğunu söyle, inan adın umrumda değil.
İnsan azat edebilir mi kendini kendi azabından? Üstelik her adımda kendini keşfettiği bu yolculuğun sonu kaçmak istediği gerçeklere çıkıyorsa...
Oğuzhan Uğur
Hayykitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
67
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052214299
Kitabın türü:
Orijinal adı:
67
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayykitap
Gördüğü ile gerçekte olması mümkün olmayan bir uyuşmazlık vardı aynanın köşesinden yansıyan görüntüsü ile arasında.

Normal bir hayatı olan, normal bir hayatı olduğunu düşünen adamdı. Ailesiyle birlikte gidecekleri tatil için çıktığı yol, O’nu hayatının yolculuğuna sürükledi. Kabus ve gerçeğin, gerçek ve pişmanlığın iç içe geçtiği bir yolculuğa....

Geçirdiği trafik kazasının ardından kendini hiç bilmediği bir yerde bulan; adını, mesleğini, ailesini ve en önemlisi kendini bilmeyen bir adamın hikayesi.

Kimsin sen? Kimsin oğlum sen? Lan ben kimim?! Bu ne Lan! Kimsin sen?!

İnsan azat edebilir mi kendini kendi azabından? Üstelik her adımda kendini keşfettiği bu yolculuğun sonu kaçmak istediği gerçeklere çıkıyorsa...

67, hakikatin göz ardı edilen kıyılarında, varoluş sancılarının tam ortasında, sahici, sarsıcı ve sürükleyici bir hikaye. Oğuzhan Uğur’dan iddialı bir ilk roman...

Kitabı okuyanlar 275 okur

  • Eli, eli lema seviktani
  • Melek Alban
  • Olgun
  • Yalçın Güler
  • Nothing else matter
  • Rümeysa Engin
  • Gün İlke Yıldırım
  • Alparslan Yıldıran
  • Azra Akyıldız
  • Gönül Kayıran

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.7 (37)
9
%6.9 (10)
8
%17.4 (25)
7
%18.1 (26)
6
%10.4 (15)
5
%12.5 (18)
4
%1.4 (2)
3
%2.1 (3)
2
%1.4 (2)
1
%4.2 (6)

Kitabın sıralamaları