Anadolu inançlarına göre eğer bir insan hasta ise giysisinden bir parça kesip ağaca bağlanır ki hasta iyileşsin. Bu düşünce biçimi yalnızca Anadolu'da görülmüş ve hem Hıristiyanlığa hem de Müslümanlığa geçmiştir.
1 Ağustos, Haçın Kudüs'te bulunduğu gün olarak kabul edilmektedir. Bu amaçla Ağustos'un ilk gününde evlerin damında ve dağlarda ateş yakılır, bayram yapılırdı. Çünkü Eleni Kudüs'te haçı bulduğu zaman bunu dağdan dağa ateş yaktırarak haber vermişti. O çağda Kudüs'ten lstanbul'a herhangi bir haberin üç saatte ulaştırıldığı söyleniyor. Kayseri'de bu bayrama Didimon Bayramı deniliyordu. Çünkü biri Lifos diğeri Ali Dağı olan iki tepede ateş yakıldığı için bu bayram günü Didi mon (lkiz) olarak adlandırılmıştı.
Didimon Bayramı'nda ateşler yakıldıktan sonra köz haline gelen ateşin külleri üzerine haç işareti yaparak bunun üzerinden atlamak önemli bir ritüeldi. Eğer yakılan ateş bir hayvan sürüsünün üzerinden geçirilebileceği bir yerdeyse, bu eylemi mutlaka gerçekleştirirler ve hayvanlara bir zarar gelmeyeceği ne inanırlardı.
Bu ritüel, ateş kültü ile Hıristiyanhğın ilginç bir sentezi olarak göze çarpmaktadır.
Her bebeğe anne rahminde sayısız duygu, düşünce akar. Bebeklerin bilinçaltı hayat amaçlarını destekleyecek olanları seçer alır. Bebekler ailelerini seçerler, aileler de bebeklerini. Sizi seçmesi, size gelmesi tesadüf değil. Hepinizin bu konuda bir katılımı var. Bu çerçevede bakıldığında beslenmek, onun hayat amacının bir parçası. Beslenmeyi sadece yemek yemek olarak düşünürsek çok eksik kalırız. Sevgi, güven gibi duygularla beslenmek, beklendiğini, istendiğini bilmek de beslenmenin parçası. Dünyayla bağ kurmak, dünyanın ürünü olan besinlerle beslenmek de çok yönlü bir beslenme tanımı içerir.
"Yetişkinler ve çocuklar kilolu insan görünce sözlerinin ve davranışlarının sınırını çizemiyorlar. Toplumumuzun bir defosu olarak düşünüyorum bu hadsizliği. Bazı insanların, kilosu normalin üzerinde birinin karşısında diledikleri gibi konuşma hakkını kendilerinde görmeleri çok sıkıntılı bir durum..