İlk sevgilinin gülüşüne benzer
Bir Nisan havası değil mi esen?
Zincirlere, kelepçelere inat,
Kanatlarımı açmak zamanıdır;
Allah’a ısmarladık kaldırımlar.
O günü görmek için sade bekleyeceğiz,
Göreceğiz bir sabah yeşil tomurcukları.
Hazırlanıyor gibi, gökyüzü, ufuk, deniz,
Bir sabah dökülecek baharların baharı.
Bu bahar yalnız mesut günler taşımaktadır,
Baş başa kalacağız kenarında bir suyun,
Göz alabildiğine yeşil uzanan çayır,
Bir saadet içinde sessiz otlayan koyun.
Bu bahar güleceğiz en içten bir sevinçle,
Bir melek ordan bize uzatacak elini.
Beni bırakma kalbim, kalbim sen bana söyle.
Ümitlerin en güzelini!..
Cahit Sıtkı Tarancı
Bazen günün en güzel anı, eline sevdiğin bir kitabı alıp dünyadan kısa bir süreliğine uzaklaştığın o andır. Bugün yanıma kahvemin mis kokusunu ve taze çileklerin neşesini alıp, beni çocukluğumun o en sevilen masallarından birine götüren "Belle en het Beest"in sayfalarına daldım.
Hepimiz bu hikâyeyi biliyoruz; kalbinin güzelliğiyle dünyayı değiştiren Belle ve o ürkütücü görünümün ardında şefkat arayan Beest... Ama bu baskıyı okumak, o tanıdık duyguları yeniden ve çok daha zarif bir şekilde hissettirdi. Kitabın kapağını açtığınız an sizi karşılayan o naif çizimler, hikâyenin ruhunu öyle güzel yakalamış ki, sayfaları çevirirken kendimi o şatoda, o büyülü gülün yanında hissettim.
Alessia Mannini’nin ellerinden çıkan illüstrasyonlar ise tek kelimeyle büyüleyici. Hikâyenin o masalsı dokusunu modern ama bir o kadar da nostaljik bir hava ile yansıtmış. Kitap sadece bir "çocuk masalı" olmaktan çıkıp, insanın içini ısıtan bir sanat eserine dönüşmüş resmen.
Dış görünüşün ötesine geçip kalbe dokunmanın önemini hatırlatan bu Belle En Het Beest klasik, yoğun bir günün ardından ruhumu dinlendirmek için seçebileceğim en güzel dosttu. Eğer sizin de ruhunuzun biraz "bir varmış bir yokmuş"lara ihtiyacı varsa, bu kitabı listenize ekleyin derim.
Şimdi kahvemden son bir yudum alıp, bu güzel hikâyenin üzerimde bıraktığı o tatlı huzurla günüme devam ediyorum. ✨🌹