Sarıca nefilimleri adı var ama kendi yok bir efsane bilirdi. Hafıza bile ondan bahsediyorsa öğrenmeye değerdi.
Ona cesaretle sordu:
"Nefilim?" "Rabb'in düşmüş melekleri!"
"?"
"Çocukluğumda insanlar anlatırdı. Adem'in çocukları çoğalınca nesiller birbirini takip etmiş ve güzel kızları olmuş.
Göklerin çocukları olan melekler onları görünce birbirlerine, 'Gelin insanlardan kendimize eşler seçelim!' demişler.
Büyük melek bunun Rab katında büyük günah olduğunu söylemiş ama iki yüz melek ona aldırmayıp niyetlerini gerçekleştirmiş ve kendilerini insanoğlunun kızlarıyla kirletmişler. Rab da onları düşmüş melekler yapmış. Öte yandan hamile kalan kızlar nefilimler doğurmuş. Her biri, daha çocukken bile en uzun ağaçların iki katı kadar büyüyüp ifrit ve devler olmuşlar. İnsanların avladığı ve topladığı her şeyi onlar yiyorlarmış. Nihayet avcılar onları beslemekten aciz kalınca nefilimler insanları yemeye başlamış. Sonra kuşlar, balıklar, sürüngenler ve hayvanları yemişler. Yer Ana bu vicdansızlıktan Rabb'e şikayetçi olmuş ama dünyada da kötülük artmış, insanlar yoldan çıkmış."
Tevrat'ın söz ettiği bu hikaye aslında Adem'le birlikte cennetten kovulan Azazel'in melek boyutundan düşürülerek İblisleşmesi ve lanetlendikten sonra insanoğlunun peşine düşmesi hikayesidir. İnanışa göre Adem'in ayağını cennetten kaydı·Kitabı okudu
Tevrat'ın söz ettiği bu hikaye aslında Adem'le birlikte cennetten kovulan Azazel'in melek boyutundan düşürülerek İblisleşmesi ve lanetlendikten sonra insanoğlunun peşine düşmesi hikayesidir. İnanışa göre Adem'in ayağını cennetten kaydırdıktan sonra dünyada da çocuklarının peşine düşüp onları doğru yoldan saptırmaya başlamış. Bunun için kendisine tabi olan cinlerin ileri gelenlerini kullanmış, kötülüğün ve yıkıcılığın karşısında iyiliğin acziyetini göstermek üzere onları şeytanlaştırarak insanoğlunun kızlarıyla yasak ilişkiyi teşvik etmiş, bunların çocukları insandan üstün bir tür (cin-insan) olarak küresel bir hakimiyet kurmuş ve insanlığın mayasını bozup hak yolu batıl etmiş, Allah yolunda olmak isteyen herkesi telef etme hevesine kapılmışlar. Bazı alimlere göre Tufan, bu nesli ve onlara uyup yoldan sapan insanları yeryüzünden silip masum insanı ve insaniyeti yeniden hakim kılmak için gerçekleşmiştir.
Her dönem, her değişimle beraber çoğu düşünceleri bir kez daha sorgulatır..
Zihnimizdeki bazı unutmak istemediğimiz kareler, duygu ve his yoğunluğuna göre saklar ve bazen bir ses koku, yada görüntülerle beraber zamana meydan okurcasına birebir o anları yaşatır..
Sanki o,anda oradaymışız hissine kapılırız..
Her ne kadar çevremiz ve yaşam stillerimiz değişse bile anılar aslında hiç kaybolmaz..
Deniz Dülgeroğlu'nun "Merdiven Altı Terapi" kitabını bitirdiğimden beri zihnimde yankılanan tek bir his var: Bütün o dağınık, saklı ve kabul etmekten çekindiğimiz insani hallerimizin