“İskeleye yanaşan bir gemi salgın hastalıklı olarak biliniyorsa, lanet olası Hollandalılar denizcileri kıyıya çıplak bırakırlar.”
Bu ifade, 16. ve 17. yüzyıllarda denizcilik ve karantina kurallarını anlatan tarihi bir benzetmedir. Veba, kolera veya benzeri salgın hastalık taşıdığından şüphelenilen gemilerin kıyıya yanaşmasına izin verilmezdi.Tarihsel uygulamalarda Hollanda ve diğer ·Kitabı okuyor
Sarıca nefilimleri adı var ama kendi yok bir efsane bilirdi. Hafıza bile ondan bahsediyorsa öğrenmeye değerdi.
Ona cesaretle sordu:
"Nefilim?" "Rabb'in düşmüş melekleri!"
"?"
"Çocukluğumda insanlar anlatırdı. Adem'in çocukları çoğalınca nesiller birbirini takip etmiş ve güzel kızları olmuş.
Göklerin çocukları olan melekler onları görünce birbirlerine, 'Gelin insanlardan kendimize eşler seçelim!' demişler.
Büyük melek bunun Rab katında büyük günah olduğunu söylemiş ama iki yüz melek ona aldırmayıp niyetlerini gerçekleştirmiş ve kendilerini insanoğlunun kızlarıyla kirletmişler. Rab da onları düşmüş melekler yapmış. Öte yandan hamile kalan kızlar nefilimler doğurmuş. Her biri, daha çocukken bile en uzun ağaçların iki katı kadar büyüyüp ifrit ve devler olmuşlar. İnsanların avladığı ve topladığı her şeyi onlar yiyorlarmış. Nihayet avcılar onları beslemekten aciz kalınca nefilimler insanları yemeye başlamış. Sonra kuşlar, balıklar, sürüngenler ve hayvanları yemişler. Yer Ana bu vicdansızlıktan Rabb'e şikayetçi olmuş ama dünyada da kötülük artmış, insanlar yoldan çıkmış."
Tevrat'ın söz ettiği bu hikaye aslında Adem'le birlikte cennetten kovulan Azazel'in melek boyutundan düşürülerek İblisleşmesi ve lanetlendikten sonra insanoğlunun peşine düşmesi hikayesidir. İnanışa göre Adem'in ayağını cennetten kaydı·Kitabı okudu