Oysa analı babalı da olsa, bütün çocuklar kader mahkûmu gibi büyüyor, yetim ölüyordu. Yetimlik ebeveynden değil, insanın ruhunun üflendiği yerden geliyordu. Hepimiz yetimdik.
Üst kattaki Hafize Teyze çok hasta, bir ayağı çukurda diyorlar. Avrupa’da ekonomik kriz, Afrika’da açlık, Suriye’de savaş var. Ben gezegenin en bencil insanı oldum sevgilim, sadece seni düşünüyorum.
Dünya dönüyor, kuşlar ötüyor, ağaçlar çiçekleniyor, çocuklar sokaklarda neşeyle koşturuyor, fırınlardan ekmek, topraktan ıslak çimen kokusu yayılıyor, ama ben yokluğundan başka hiçbir şeyin farkına varamıyorum sevgilim. Yokluğun, var olan her şeyin içine doluyor. Sonra gariptir, var olan her şey yokluğunun şeklini alıyor.