Medeni ORTAKÖYLÜ

Medeni ORTAKÖYLÜ
@MedeniOrtakoylu
Gündemin merkezinden olabildiğince uzak; kendi merkezinde, kendince bir adam.
Lise
Aksaray
AKSARAY, 10 Nisan
6 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Eys de namus kavramı
Ulkemiz namus kavramı altında çocuklarından uzaklaştınılan, çocuklarını bır daha göremeyen sayısız anne ile doludur. Dolayısıyla toplumumuzca normal bir durummuş gibi karşılanan ama aslında ağır bir çocuk istismarı olan görünmez sayısız EYS olguları mevcuttur.
Sayfa 41
Alıntı
Reklam
Ebeveyne yabancılaşmanın başlangıcı
Onlar için tümüyle vazgeçmektense kavga etmek daha iyidir. Kendilerini başka türlü bir etkileşim içerisinde hissedemezler. EYS uygulamak önceki eşle kötü niyetli de olsa tahmin edilebilir bir ilişki demektir. Bu şekilde terkeden eş, uzun süre mücadele edecek ve bir şekilde teması sürecektir. Çocuklarını programlayan bazı ebeveynler için reddedilmek yerine nefret edilmek daha iyidir. Yabancılaştırılan ebeveyn ayrılık konusunu eşine ilk olarak açtığında, eşinden “Eğer beni terkedersen, çocuklarını bir daha göremezsin” veya “Yemin ederim ki bu evliliği sonlandırırsan, çocuklarından da ayrılmış olacaksın. Çocuklarını bir daha görmene asla izin vermeyeceğim!” yanıtını alır. Bu nokta EYS sürecinin başlangıç noktasıdır. Bir ebeveyn evliliğin doğal bir parçası olan boşanma ihtimalinde çocukları silah olarak kullanıyorsa ortada doğrudan “kötülük” vardır denilebilir.
Sayfa 39
Alıntı
Bazılarının kalbi yoktur, sadece kiniyle yaşarlar… Ve bazen bir çocuğun ruhunu, kendi öfkelerinin savaş alanına çevirirler. Bir çocuğa kendi babasına “abi”, “kötü adam”, “sevilmeye değmez” dedirtmek sadece bir ebeveyne zarar vermek değildir. Bu, bir çocuğun güven duygusunu, aidiyet hissini ve geleceğini parçalamaktır. Çünkü çocuklar dünyaya güvenerek doğar. İyilerin korunacağına, sevdiklerinin onu bırakmayacağına inanmak isterler. Bu inanç onların hayata tutunmasını sağlar. Ama ebeveyn yabancılaştırması yaşayan bir çocuk için dünya artık güvenli değildir. Çocuk zamanla şunu öğrenir: “Sevgi şartlıdır.” “Birini kaybetmemek için diğerinden vazgeçmeliyim.” “Güvende olmak için güçlü olanın istediği gibi davranmalıyım.” İşte bu yüzden yabancılaştırılan çocuk bazen kendi hislerini değil, korkularını konuşur. Kendi düşüncelerini değil, ona öğretilen cümleleri tekrar eder. Yabancılaştırıcı ebeveynin öfkesi büyüdükçe, çocuğun ruhunda açılan yara da büyür. Öfke; çocuğu programlamaya, yönlendirmeye, hatta bir ebeveynden nefret etmeye zorlamaya dönüşür. Ve bunun adı ebeveynlik değil, çocuğun ruhsal bütünlüğünü parçalamaktır. Çünkü bir çocuğa sürekli olarak bir ebeveyninin kötü, vicdansız ya da değersiz olduğu anlatıldığında; çocuk sadece o ebeveyne değil, insanlara olan güvenini de kaybetmeye başlar. Dünyanın acımasız olduğuna, kimseye güvenilmemesi gerektiğine inanır. Oysa bu savaşın gerçek kurbanı ne anne ne babadır… En büyük bedeli çocuk öder. Çünkü ebeveynine yabancılaştırılan bir çocuğun sadece bugünü değil, bütün bir geleceği çalınır. Ve bazı yaralar büyüdüğünde değil, çocukken sessizce açıldığında ömür boyu iz bırakır…
Hayata Dair
Adil Dünya İnancı
Ebeveynine yabancılaştırılan bir çocukta gerek yabancılaştıran ebeveyn gerekse de sürecin etkisi ile adil dünya inancı yerini dünyanın hiç de o kadar adil bir yer olmadığı inancına bırakır. Adil olmayan bir dünya tehlikelidir ve tehlikelerden korunmak için en azından birine ihtiyaç vardır. Bir ebeveyninden uzaklaştırılan çocuk diğer ebeveyni de kaybettiğinde kendini güvende hissedemeyecektir. Birlikte kaldığı ebeveynin açık ya da örtülü istek ve taleplerine uymak ona istediği güven ortamını sağlayacaktır.
Sayfa 35
Alıntı
Ebeveynine yabancılaştırılan çocuğun geleceği çalınmıştır.
EYS uygulayıcısı ebeveynler birbirinden farklı motivasyonlarla çocuklarını diğer ebeveyne karşı yabancılaştırabilmektedirler. Ancak hepsinde ortak olan nokta yabancılaştırılan ebeveyne karşı duyulan öfkedir. Bu öfkenin kurbanları ise aslında bütün olarak ailedir. Ancak kurbanlar arasında derecelendirme yapmak gerekirse en büyük kurban çocuklardır. Çünkü ebeveynine yabancılaştırılan çocuğun bütün bir geleceği çalınmıştır. Yabancılaştırmada kullanılan yöntemler çocuğa dünyanın güvensiz ve acımasız olduğunu, kimseye güvenilmemesi gerektiğini öğretmektedir.
Sayfa 34
Alıntı
Reklam