Biçilen bir zamanın içinde anlara tutunarak, yan yana gelebilmenin kıymetine sarılarak geçirdik o günleri. Sessizdik. Zaten konuşulmayanların dağ gibi içimize yığıldığı bir noktada kazıya nereden başlayacaktık? Nasıl ilerleyecektik? Başlasak bile ne geçecekti elimize? Günlük ve öylesine konuşmalar bile birbirini az çok tanıyan insanlar içindi. Yeltenmedik. Üstelemedik. Huzurlu bir sessizliğin gölgeliğinde akşamların olmasını bekledik.