Medine Kahraman

Çok hızlı değişiyorum: çürütüyor bugünüm, dünümü.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ben yalnız dans etmeyi bilen bir Tanrı'ya inanırdım. Ve şeytanımı gördüğümde, onu gerçekten derin, ağır ve ciddi buldum: ruhuydu bu ağırlığın, içine düşüyordu her şey. Öfkeyle değil, aksine gülmeyle öldürür insan. Haydi şimdi. Haydi, ağırlığın ruhunu öldürelim. Öğrendim ben yürümeyi, o zamandan beri koşturuyorum kendimi. Öğrendim ben uçmayı, o zamandan itibaren kımıldamak için itilmeye ihtiyacım kalmadı. Şimdi hafifim, şimdi uçuyorum, şimdi kendimi altımda görüyorum. Şimdi Tanrı benim içimde dans ediyor!
Sayfa 36·Kitabı okudu
Dünya bana o zamanlar acı çeken Tanrı'nın eseri gibi gelirdi. O zaman tüm kâinat rüya ve Tanrı şiiri gibi görünürdü. İyiyle kötü, zevkle acı, seninle ben renkli duman gibi görünürdü bana yaratıcının gözlerinin önünde. Yaratıcı kendinden bile uzaklaşmak isterdi, işte o zaman yarattı dünyayı. Acı çeken için, acısından uzaklaşmak, kendini kaybetmek sarhoş edici haz verir. Dünya bir zamanlar bana sarhoş edici haz ve kendini kaybetme yeri gibi görünürdü.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Gururumdan, her zaman aklımla beraber yürümesini dilerim! Eğer bir gün aklım beni bırakırsa: Ah, o kaçmayı çok sever! O zaman gururum da deliliğimle beraber uçmalı!
Sayfa 23·Kitabı okudu
Zerdüşt: Bütün şerefimle söylüyorum dostum! Şeytan ve cehennem yoktur. Ruhun çok daha önce ölecektir bedeninden. Cambaz: Eğer gerçeği konuşuyorsan, o zaman hayatımı kaybedersem, hiçbir şey kaybetmeyeceğim. Dayak ve açlıkla dans etmeyi öğrenmiş hayvandan fazlası değilim.
Sayfa 19·Kitabı okudu