DESTİNA

Ego der ki; her şey olmasını istediğim gibi tam olsun, o zaman huzurlu olacağım. Ruh der ki; huzurlu ol o zaman her şey tam olmasını istediğin gibi olur. Osho
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
dikenin kalbime battığı bir sonbahar günüdür sen elini bulutların içinde gezdirirsin bulutlar senin gözlerinin üstünde yürürler içini kurtlar kemirir bence malumdur buğulanmış camların arkasında masmavi yüzün senin ateşler içinde olduğun bence malumdur ellerin muhakkak çocuk elleridir hep kimsenin bilmediği türküler düşünürsün onlar neden daima okul türküleridir süleymancıktan bahseder kara toprakta açık yeşil bir yıldız gibi akıp giden süleymancıktan ve karınca yuvalarından bahseder ışıksız kömürsüz karınca yuvalarından gökyüzünde kızıl bir hilalin kaydığını görürsün sen ansızın gökyüzünde görünürsün gözlerinin rengi bence malumdur elinde değildir akşam serinliğinde üşürsün eylül'den itibaren geceler hazindir uzundur sokaklar yorulur uykuya varıp gelirler sokakların üstüne bulutlar gelirler bulutların üstüne yıldızların gözleri gelir bir yıldız bir yıldızın ardınca gider yıldızların kayboldukları yer bence malumdur karanlıkta bir şeyler kopar dağılır
Edebiyat
Demek yazamadan Demek okuyamadan Demek konuşamadan Ama düşünebildiğim için seni yaşıyorum Yaşayabildiğim için sevmiyorum Sevdiğim için yaşıyorum Bir kolum bir elim bir bacağım ve dilim tutmuyor Öyle bir sevgi var ki içimde O beni hâlâ diri tutuyor Yazamasam da okuyamasam da konuşamasam da Seviyorum seni Üçgülüm Sevdikçe yaşıyor yaşadıkça seviyorum Aziz Nesin / Sol El Konçertosu
Edebiyat
OTUZÜÇ KURŞUN 1. Bu dağ Mengene dağıdır Tanyeri atanda Van'da Bu dağ Nemrut yavrusudur Tanyeri atanda Nemruda karşı Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur Bir yanın seccade Acem mülküdür Doruklarda buzulların salkımı Firari guvercinler su başlarında Ve karaca sürüsü, Keklik takımı... Yiğitlik inkar gelinmez Tek'e - tek döğüşte yenilmediler Bin yıllardan bu yan, bura uşağı Gel haberi nerden verek Turna sürüsü değil bu Gökte yıldız burcu değil Otuzüç kurşunlu yürek Otuzuç kan pınarı Akmaz, Göl olmuş bu dağda... 2. Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı Sırtı alaçakır Karnı sütbeyaz Garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı Yüreği ağzında öyle zavallı Tövbeye getirir insanı Tenhaydı, tenhaydı vakitler
Edebiyat
Beni güzel hatırla! Bunlar son satırlar. Farzet ki bir rüzgardım, esip geçtim hayatından. Ya da bir yağmur, sel oldum sokağında. Sonra toprak çekti suyu, kaybolup gittim. Belki de bir rüyaydım senin için, uyandın ve ben bittim. Beni güzel hatırla! Çünkü sevdim seni, her şeyini... Sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın... Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini. Beni üzdün, kınamadım. Alışıktım vefasızlığı, el oldun aldırmadım. Beni güzel hatırla! Sayfalarca mektup bıraktım sana. Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım** Sakladım günahını sevabını içimde. Sessizce gittim. Senden öncekiler gibi sen de anlamadın. Beni güzel hatırla! Sana unutulmaz geceler bıraktım, Sana en yorgun sabahlar, gülüşümü, gözlerimi sonra sesimi bıraktım. En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka. Söylenmemiş "merhaba" lar sakladım her köşeye, Vedalar bıraktım duraklarda. Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda. Beni güzel hatırla! Dizlerimde uyuduğunu düşün, saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı düşün. Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne. Birazdan kapıdan içeri gireceğimi düşün. Şaşırtmayı severim, biliyorsun. Bu da sana son sürprizim olsun. Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum. Beni güzel hatırla, gidiyorum...
Edebiyat