Hayalet Oğuz tıpkı bir hayalet gibi etrafta dolanarak geçirir ömrünü. Arkadaşlarının evinde kalır. Kendine ait bir duvarı bile yoktur. Hatta kitapta beğendiği portreyi asacak duvarı olmadığından almaz. Eline geçen parayla temiz giysiler satın alır. Çevresi pek geniştir etrafındaki çıkan haberlerden ilk onun haberi olur. Çevresine rağmen cenaze gününde Oğuz hakkında sorulan resmi soruları kimse cevaplayamaz. Yaşadığından bile emin olunamamakta. Şair ve çevirmendi Oğuz. Hala bugün bile hayalet oğuzun aramızda yaşadığı düşünülmektedir.
Tam kafa dağıtmalıktı. Mektuplardan oluşuyor kitap. Erkek karakterimizin sahafta çalışması, mektuplaşarak tanışmaya başlamaları, hızlı okunur olması güzeldi. Reading slump kurtarıcısı. Boş ve hoştu aktı gitti
Aslında bakılınca konu güzel. Başlangıç olsun genel kurgu iyi. Ama yani gerçek üstüydü bazı şeyler. Okurken *aynen kanka öyle mi olmuş* falan dedim. Yazıldığı döneme göre güzeldi. Bolca baskı kurma, intihar, ve öldürülme güzellemesi bulunuyor kitapta. Çoğu okuru rahatsız etmesi normal. Sevenin çok sevdiği sevmeyenin de nefret ettiği kitap kendisi.
Karakterler son sayfalarda anca yakınlaşmaya başladılar. Resmen kanser oldum okurken. Güzel değildi. Betül güçlü'nün çoğu kitabı bu şekilde. Ben beğenmiyorum
Şaşırtıcı. Serinin en iyi kitabıydı. Fetih karakteriyle iyice yakınlaşıyoruz bu kitapta. Özellikle türk yazarların fantastikte güzel işler çıkarması hoş. Şaşırtıcı.