"Sesim titriyordu. Sonunda, vücudumdaki medcezire dayanamamıştı sular. Yükseliyorlardı. Burnumu geçip göz seviyeme geldiler. Ve artık sadece düşmek kaldı onlara, yanağımdan aşağıya. Annemin titreyen elleri, çaydanlıktan fincanıma içindekilerini geçirirken, ben ağlıyordum. Sıra bendeydi. İnsan olduğumu hatırlama sırası. Kendimi affetme sırası. Tek elimle yüzümü kapatmış ağlıyordum. Büyük felaket sonrasında söylenebilecek en doğru söz babamdan geldi:
'Geçti yavrum. Hepsi geçti! Ağlama."
"Sütün bütün pislikleri temizlediğine inanırdım çocukken. Her gizli içtiğim sigara ve içkiden sonra süt içerdim. Annemin beni tanıyabilmesi için ağzımın süt kokmasını isterdim."
"Eğer bir kerpetenle teker teker çekilseydi dişlerim, belki vermezdi bu kadar acı. Ama yavaş yavaş da olsa farkına varmak aslında hiçbir şeyin değişmediğinin, canımı yakıyordu sanki bir terzinin bütün iğnelerini yutmuşum gibi..."