Yıkılanın,kaybolanın nasıl bir şey olduğunu,bütün yaraların henüz taptaze olduğu, kanadığı bu günlerde anlamak güçtü.Şehir, ölümün Mukadder göründüğü bir kazadan nasılsa kurtulmuş bir insana benziyordu.
Tiyatroda nasıl boş sahnede dekorun oyaladığı seyirci,söz başlar başlamaz bütün o teferruatı görmez olursa ben de öylece insan ıstırabı karşısında tabiat güzelliğine kayıtsızdım, yabancıydım.