Kalp, boş bir levhadır. Kalbe düşen hayaller ve düşünceler de o levhaya yapılan nakışlardır. Aklı başında biri, kendi levhası üzerine yalan, aldatma, kandırma, hakikatten uzak kuruntular, gerçekle ilgili olmayan serap misali nakışlarla doldurmayı kendine nasıl layık görür?! Bu nakışlar arasında hangi hikmet, hangi ilim, hangi hidayet kendine yer bulabilir?!