"Sanmayın bir acı sizin içinizde, yanından geçtiğiniz, tanımadığınız insanların yürekleri mezar dolu. İçimizde, bizimle ölen acı, acıların en gerçeğidir. Zaman bir şeyi değiştirmez, ölenler geri gelmez. Şimdi herkes acısını mezara bıraksın."
Kalp, boş bir levhadır. Kalbe düşen hayaller ve düşünceler de o levhaya yapılan nakışlardır. Aklı başında biri, kendi levhası üzerine yalan, aldatma, kandırma, hakikatten uzak kuruntular, gerçekle ilgili olmayan serap misali nakışlarla doldurmayı kendine nasıl layık görür?! Bu nakışlar arasında hangi hikmet, hangi ilim, hangi hidayet kendine yer bulabilir?!
🔸İnsanların bir bütün olarak Allâh'ın yerine koyduğu ve Allâh gibi muamele ettiği her şey insanların tağutudur.
🔸Allah (cc) bu ayetlerde tağutu direk olarak kendi karşısına koymakta.
🔸Yemin olsun ki, her ümmete:
“Allah’a kulluk edin, tağuttan kaçının” diye bir peygamber gönderdik. (Nahl Sûresi - 36.Âyeti Kerîme)
🔸Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Onlar, cibte ve tağuta inanıyorlar. Ve inkâr edenlere:
“Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar. (Nisa Sûresi - 51.Âyeti Kerîme)
🔸İbni Abbas (rah) der ki :
"Cibt puttur, tağut ise o putların önünde duran ve onlar adına konuşandır.
🔸Tağuta ibadet etmekten kaçınıp Allah’a yönelenlere, evet onlara müjde vardır. (Zümer Sûresi 17.Âyeti Kerîme)