Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır, zamandır.
Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır.
Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.
“Zengin olmak marifet değil,” derdi Momo’ya. “Her isteyen zengin olabilir. Birazcık zenginlik için hayatlarını ve ruhlarını satanların haline bi baksana ne hale gelmişler!”
“Doğru ya da yanlış ne demek ki? Bin veya iki bin yıl önce neler olduğunu kim bilebilir? Sizler biliyor musunuz?”
“Hayır,” derdi ötekiler ve ona hak verirlerdi.
“Eh, o halde,” derdi Gigi, “benim anlattıklarımın doğru olmadığını nasıl iddia edebilirsiniz? Belki de aynen böyle olmuştur ve ben gerçeği söylüyorumdur.”