Başımızda bir hükümet vardır herhalde, dedi birinci kör, Sanmıyorum, olsaydı bile körleri yöneteceğini ileri süren körlerden oluşmuş bir hükümet olurdu, yani hiçliği düzenlemek isteyen bir hiçlik, Öyleyse gelecek diye bir şey yok, dedi gözü siyah bantlı yaşlı adam, Bir gelecek olup olmadığını bilmiyorum ama içinde bulunduğumuz şimdiki zamanda nasıl yaşayabileceğimizi düşünmemiz gerekiyor, Gelecek yoksa şimdiki zaman hiçbir işe yaramaz, varlığı fark edilmez bile, İnsanlık gözleri olmadan yaşamayı günün birinde başarabilir, ama o zaman da insanlık olmaktan çıkacaktır, sonucu biliyoruz, içimizde hangimiz hâlâ eskiden olduğu kadar insan olduğunu düşünüyor, ben örneğin, bir insan öldürdüm, Bir insan mı öldürdün, diye sordu birinci kör, ağzını şaşkınlıktan bir karış açarak, Evet, öteki koğuşa egemen olan adamı öldürdüm, boğazına bir makas sapladım, Bizim öcümüzü almak için öldürdün onu, biz kadınların öcünü bir kadının alması gerekiyordu, dedi koyu renk gözlüklü genç kız ve öç almak doğru bir amaç uğruna yapılmışsa insanca bir davranış olur, kurbanın kendi celladı üzerinde hiçbir hakkı yoksa, adalet yok demektir, İnsanlık da yok demektir, diye ekledi doktorun karısı.