1932 yılında Müslüman Uygur Türkleri ''Şarkî Türkistan İslam Cumhuriyeti''ni ilan ederler. Bu devlet ayakta durmak için çok uzaklardaki soydaşlarının yardımına ihtiyaç duymaktadır. ''Türkiye Devleti'ne'' başlığıyla bir mektup kaleme alırlar (2. vesika). M. Kemal rejimindeki Türkiye ise bu mektuba zerre aldırış etmez. Bilahare M. Kemal, Uygurlara ''Çin Devleti ile iyi geçinin'' diye mektup yazar. Uygurların Ankara'ya yolladığı temsilci Kenui ise, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras tarafından ''Sovyetler Birliği'yle komşu olan devletlerin, her şeyden önce bu devletle iyi geçinmesi gerekir'' denilerek geri yollandı.
Devrin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras, Türkler hakkındaki bir meseleyi Sovyetler Birliği'ne sormak gibi bir tezata düştü. Sovyetler büyükelçisi Suriçtin ise (3. vesika) bu isyanın ''İngilizlerin bir oyunu olduğu'', ''Enver Paşa destekçileriyle alakalı olduğu'', ''Bu isyanın irticaî olup Şeyh Said isyanıyle bir farklılığının olmadığı'', ''Sovyetlere tehdit olduğu'' yönünde cevap verdi. Tevfik Rüştü Aras ise Suriçtin'den aldığı cevapla Türkiye'nin Şarkî Türkistan hakkında tavrını belirliyor: Doğu Türkistan devletinin Türkiye tarafından tanındığı iddialarını tekzipten sonra, bu hürriyet mücadelesinin Türkiye tarafından tanınmamasını şu şekilde izah ediyor:
''Bu hareketin dini irticanın ve klerikel umdelerin ayaklanışı şeklinde olması veyahut her hangi ecnebî hükumetin muayyen bir maksadına alet ittihaz edilmesi noktası din ve devlet işlerinin tamamen ayırmış olan rejimimizin esaslı prensiplerine hiç uygun olmuyacağı şüphesizdir.
Aziz NESİN
Atatürk Müslümanlar açısından sevilecek bir şey yapmadı Türkiye'de yaşayan ve Atatürk'ü sevdiğini söyleyen Müslümanlar yalancıdır
Aziz NESİN
Kemalizm denilen muazzam safsata kısmen Fransa kısmen de İtalya ve Rusya’dan alınmak
suretiyle dış âlemin bir değil, birkaç merkezine birden bağlı olan, bu suretle diğerlerden daha çok
ve karmakarışık bir şekilde dışarıya bağlı bulunan bir ucubedir. Nerde o mukaddesata saldıran
Kemalist inkılâpları? Milletin dinine tahakküm artık sökmüyor, değil mi? Ecdat türbeleri artık
kilitlenemiyor, Koraya giden tugayın kumandanı Kur’anı öpmekten menedilemiyor, değil mi?
Nihâl Atsız
Sayfa 21 - Orkun dergisi 21 sayılı dergisinden alıntıdır·Kitabı okuyacak