Mehmet Kont

Savaş, cinnet ve dehşet
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
​Savaş sadece bedenleri mi parçalar, yoksa insan aklını mı? "Kocaman, kırmızı ve kanlı bir şey tepemde dikilmiş dişsiz ağzıyla gülüyordu. -Kızıl kahkaha bu. Dünyanın çıldırdığını biliyorsun değil mi? Ne çiçekler var üstünde ne de şarkılar; derisi yüzülmüş bir baş gibi yuvarlak, pürüzsüz ve kızıl artık..." ​Leonid Andreyev’in 1904-1905 Rus-Japon Savaşı’nın dehşetinden esinlenerek yazdığı "Kızıl Kahkaha", savaşın hem cephede hem de gerisinde kalan toplumu tüm çıplaklığıyla anlatan savaş karşıtı başyapıtlardan biri. ​Kitap, biri cephede savaşın cinnetini yaşayan, diğeri ise evde bu psikolojik yıkımın virüs gibi yayılışına şahit olan iki kardeşin dağınık el yazmalarından oluşuyor. Burada güneş bile hayat vermiyor; askerlerin beynini kanlı bir ışıkla kavuran korkunç bir düşmana dönüşüyor. ​Andreyev, kitaba adını veren o tüyler ürpertici "Kızıl Kahkaha" imgesini, gerçek hayatta şahit olduğu yaralı bir işçinin yüzündeki acı dolu, istemsiz gerilmeden ilham alarak yaratmış. Savaşın kazananı olmadığını, geride sadece çıldıran ruhlar ve yok olan hayatlar bıraktığını yüzümüze çarpıyor. ​Ekstrem bir psikolojik tahlil ve zamansız bir edebiyat klasiği arayanlar için sarsıcı bir öneri. Andreyev; Kızıl Kahkaha'da etkilendiği çağdaşları Garşin'in derin yalnızlığı ve karamsarlığını, Dostoyevski'nin insan ruhunun derinlerine inme çabasını, Tolstoy'un ahlak anlayışıyla hümanist görüşlerini ne realist ne sembolist olarak belki de dışavurumcu ve varoluşçu bir bakış açısıyla eserinde yansıtmıştır. Daha önce adını Savaş koymayı düşündüğü Kızıl Gülüş'te iki bölüm ve on dokuz el yazısından oluşur İki anlatıcının yer aldığı öyküde başkahramanlar ismi bilinmeyen otuz yaşındaki bölük subayı ve onun üç yaş küçük erkek kardeşidir. Eserin yarısını askere giden subay birinci anlatıcı olarak
Kızıl KahkahaLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20257,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gümüş Paltolu Ayı
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Rüzgârlı bir sonbahar mevsiminde kırtasiyeden gümüş renkli paltolu ve kolunun altında çivit mavisi bir dosya taşıyan bir ayı çıkar. Burası bir ada ülkesi. Orman hayatını terk edip şehirdeki konforlu (!) yaşam için Şehir Yaşam Uyum Merkezi'ne gelerek (ŞYUM) vize almaya çalışan hayvanlar ülkesi. Kokarca, jaguar, tavşan, sincap, kanguru, porsuk, köstebek, devekuşu, lemur, papağan… birçok hayvan insanlar gibi şehirde yaşamaktadır. İyilik kahramanı, Bilge Ayı, elindeki mavi dosyayla belediye binasına girip hakkını arayacaktır. Çünkü mağarasını arayan ayı, gözlerine inanamaz; mağarasının ağzına döner kapılı koca bir belediye binası yapılmıştır artık. Üstelik şehir kuralları gereği burada dolaşan bütün hayvanlar kıyafet giymek zorundadır. Şehirde yaşamanın kuralları vardır ve bu kurallar, böcekleri hiç sevmeyen Belediye Başkanı Arsima’ya aittir. Toprak, ağaç, mağara ve huzur; yerini beton, doğamıza uymayan kurallar ve kocaman binalara bırakmıştır. İnsan ve doğanın mücadelesini hayvanlar üzerinden anlatan etkileyici bir eser… Doğa mı bize uymalı, biz mi doğaya uymalıyız? Dengeyi nasıl kurmalıyız? İşte, bu sarsıcı kitapta modern dünyada doğaya saygıyı ve doğayı korumanın önemini Gümüş Paltolu Ayı üzerinden etkileyici bir şekilde anlatıyor. Bu kitapta; Betonlaşan dünyada doğanın önemi Haksızlığa karşı başkaldırı ve hak arayışı Şehir hayatında doğanın yok oluşu ve duyarlılığın gerekliliği Şehir yaşamının nasıl olması gerektiği Modernleşen dünyada insan ve doğa arasındaki uyum Zengin bir deyimler şöleni sizi bekliyor. Gümüş Paltolu Ayı acaba mağarasını Belediye Başkanı Arsima’dan geri alabilecek mi? Mizahi dili, sıra dışı karakterleri ve güçlü alegorisiyle bu kitap; aidiyet, yaşam alanı, umut ve özgürlük üzerine derin düşüncelere kapı aralıyor.
Gümüş Paltolu AyıHamza Çelikel · Timaş İlk Genç Yayınları · 20265 okunma
Cambazların Kralı
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Singo, çekirdekten yetişme bir sirk cambazıdır. Singo'ya göre başarısının üç sırrı vardı: Babadan gelen yetenek, çalışkanlık ve tabii ki bir teline dahi kıyamadığı o meşhur ipi. Ama bir gün Şıngırdak Sirki'nde büyük bir gösteri öncesi emektar ip esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Ve macera başlar. Acaba Singo, babadan kalma ipi olmadan başka bir ip üstünde düşmeden yürüyebilecek mi? Singo, kayıp ilanı verdiği ipini "Ben buldum!" diye arayanlara ne cevap vermişti? Samsa Amca'nın getirdiği gemi ipi ya da Tedi Teyze'nin çamaşır ipi, o emektar ipin yerini tutacak mı? Kayıp ipini bulmak için dedektif paltosu giyen Singo, önce Şapkacı Şarlo'yu soru yağmuruna tutar. Buradan eli boş dönen Singo, teknolojinin babası Mekanik Kim'i sorgular. Daha sonra ise en yakın dostu, köpeği Dudu'yu... Hikayede babasından kalan tekli koltuk, tozlu sandık, aile albümü, denge, İp Cambazı kitabı gibi detayların yanında; Franz Kafka'nın Dönüşüm kitabı gibi harika göndermeler de yer alıyor. Singo şunu fark eder: "Denge ipte değil içimde. Her şey ayağımın... Aman, zihnimin elinde!.." Peki, "İki cambaz bir ipte oynamaz," derler ya; acaba büyük mücadele de Singo mu yoksa rakibi Dino mu ip üstünde dengede kalabilecek? Akıcı kurgusunun yanında mizahi anlatımıyla çocuklara kahkaha tufanı yaşatacak bir eser Şaşkın Cambaz. Azim, çalışmaktan asla vazgeçmeme, pes etmeme, mücadeleci olma, hatıralara saygı, problem çözme, kendini keşfetme, eleştirel düşünce ve öz farkındalık gibi kazanımlar hikayeye çok güzel yerleştirilmiş. Şaşkın Cambaz, bana daha önce izlediğim ünlü ip cambazı Philippe Petit'in ikiz kuleler arasına gerdiği halat üzerinde yürüyüşünü konu alan "The Walk" filmini ve okumayı çok istediğim "İp Cambazı" kitabını hatırlattı. Kısacası Şaşkın Cambaz; “imkânsız” görünen bir hayalin
Şaşkın CambazHüseyin Keleş · Timaş Çocuk Yayınları · 20269 okunma
Dadanık Halay Ekibi
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
ÇILGIN fikirleri, sıra dışı karakterleri ve KAHKAHA dolu maceralarıyla dikkat çeken kitapta, kahramanımız DADANIK yine birbirinden komik olayların tam ortasında! Saçlarının içinde yok yok: tenis raketi, muzlu süt, bisiklet kornası, çorap, mendil, kalem kutusu, hatta saç salyangozu… Dadanık bütün bunları saçlarına nasıl sığdırabiliyor, kimse anlayamıyor! Dadanık ve arkadaşları Su Yutmaz, Sararık, Sakincan, Öykü ve Melodi; okullarına gelen yazar Anıl Basılı’nın eğlenceli dünyasında birbirinden İLGİNÇ maceralara atılıyor. Yazar Cenap Kalemtutmaz’a zor sorular hazırlarken, proje ödevi için Ayşe Teyze’nin kaybolan takma dişinin peşine düşüyorlar. Üstelik Dadanık’ın yemek yemeyi çok seven babası Homini Gırtlak ve UZAYLI kostümü de bu maceraya eşlik ediyor! Eminönü ve Kapalıçarşı sokaklarında uzaylı kıyafetiyle dolaşan Dadanık, kendine özgü “uzaylı saç modeli” ile herkesi şaşırtıyor. Fakat işler bununla da bitmiyor. Sihirbaz olmaya karar verdiğinde eşyaları kaybetmenin kolay, bulmanın ise zor olduğunu öğreniyor. Sınıfta herkes bilmece sorarken onun “BİLMEMECE” sorması ise kahkahaları artırıyor: “Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür…” KERMES hazırlıkları sırasında ortaya çıkan çılgın fikirler, komik tartışmalar ve yaratıcı isim önerileri hikâyeye ayrı bir renk katıyor. Mizah dolu anlatımıyla çocuklara EMPATİYİ, ARKADAŞLIĞI, DAYANIŞMAYI, PAYLAŞMAYI ve birlikte üretmenin önemini eğlenceli bir dille anlatan bu keyifli eser için Anıl Basılı’ya teşekkür ederiz.
DadanıkAnıl Basılı · Doğan Çocuk Yayınları · 202556 okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
İrlanda kırsalında geçen bu hikâye, kalabalık ve yoksul bir ailede büyüyen küçük bir kızın, geçici olarak başka bir aileye “emanet” edilmesini anlatır. Kinsella çiftliğinde ilk kez sevgiyle, güvenle ve ait olma duygusuyla tanışır. Daha önce hiç hissetmediği şefkati orada bulur. Çünkü yuva, insanın kendini huzurlu ve değerli hissettiği yerdir… Bir tarafta ilgisizlik ve yokluk, diğer tarafta kayıp yaşamış ama sevgisini paylaşmayı bilen bir aile. Küçük bir kızın gözünden; anne duygusu, baba sıcaklığı, sessizlik, alışmak, sırlar ve içten içe büyüyen bir eksiklik… Hikâyenin merkezinde aslında bir “eksiklik” var: Kalabalık içinde fark edilmeyen, sevgiye aç bir çocuk. Ve en sarsıcı olanı… Tam her şey yoluna girmiş gibi hissedilirken, o mutluluğun geçici olması. "Tanrı yardımcın olsun çocuk. Benim evladım olsaydın seni asla yabancı bir evde bir başına bırakmazdım." Emanet Çocuk Kısa ama etkisi uzun süren, derin ve hüzünlü bir hikâye.
1000Kitap
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma