Selamünaleyküm değerli kitap severler
Bugün sizlerle geçtiğimiz günlerde tanışma imkanı bulduğum, tıpkı soyadı gibi candan olan Enes Can Hocamın Büyüyemeyen Çocukların Şarkısı isimli öykü kitabının incelemesini paylaşıyorum. Geçen uzun yılların ardından ilk kez bu platformda sizlerle yeniden fikir paylaşımı yapıyor olmak beni çok heyecanlandırıyor. Çaylar kahveler alındıysa haydi başlayalım!
Kitabımızda yazarımızın iç dünyasına misafir oluyoruz, öykü türünde kaleme aldığı birden fazla hikaye ve bölümden oluşan, okurken tadı damağımızda kalan bu eser emin olun şans verilmeye değer. Bu inceleme yazısında kitaptaki her öykü ve bölüm için elimden geldiğince yorumlarımı paylaşacağım ve böylece kitap hakkındaki düşüncelerimi öğrenirken bir yandan da kitaba fikirsel olarak derinlemesine hakim olup kesinlikle okumalıyım diyeceksiniz.
''Minarede Güvercinler''
''Sıradaki ezan sevip de kavuşamayanlara gelsin.''
Bu öyküyü 20 yaşındaki kendimin kulağına fısıldadım.
İlk gençliğinde yaptığı seçimlerle Rabbinden uzaklaşan ve ona tekrar kavuştuktan sonra bulduğu huzur ile müezzinliğe yürüyen karakterimizin hayat yolculuğuna tanıklık ediyoruz.
''Kapıdaki Hüzün / Çatırdayan Aynalar''
Kitabın üzerine aldığım bir not: Bu kitap her sayfasında bana kendi hayat yolculuğumu düşündürüyor. :)
Sizler için de tam anlamıyla böyle bir eser olacağından şüphem yok.
Kitabı okumaya devam ettiğim sırada aldığım başka bir not: Karakterin bulunduğu ortamı geride bırakmak isteyişi bana göre bir yorgunluk belirtisi değil, kendisinden kaçmanın başlangıcı, sonrasında yaşadığı buhran ve tekrar öze dönüş aslında kendi mentalinin gerekliliği. Yıllar boyu bir baba evladıyla imtihan olurken, evlat her adımda kaçmayı tercih ederek kendi imtihanını güçleştiriyor..
''Pencereden''
Yazarımızın bu öykü de