" Dincilik, bu topraklarda bir boyun eğme pratiği olarak gelişti. Lidere kayıtsız şartsız bağlılık ve bir topluluğa bireysel sorumlulukları ortadan kaldıran bir uçarılıkla bağlanma, bu eğilimin temel kilometre taşları oldular..."
" Çağımızın tedirgin insanı özgürlük ve onaylanma arasındaki çelişkiyi yoğun bir biçimde yaşıyor ve Tanrı'yla kurduğu ilişkiyi dahi, özgürlüğünü yitirme korkusu adına, daha pragmatik bir düzlemde inşa ediyor. Böylece maneviyat onun hayatını dönüştürmüyor, sadece ruh üşümesini bir yere kadar iyileştiriyor ve reel dünyanın kazanç ve faydalarından vazgeçmesi icap etmiyor..."
" Zamanında hayat dolu olan topraklar gün gelip terk edildiklerinde bir tür hüzün çöker coğrafyaya; havada dolanıp duran, bulduğu her çatlaktan içeri sızan bir keder bulutu asılır kalır. Belki de bu yüzden metruk mahallelerin sakinleri yaşadıkları yerlere benzer; ketum ve kapalı..."