Bugün benim doğum günüm. Çoğu insan doğum gününde heyecanlı olur. Evet benim de 2016'nın 5 Ocak'ına kadar,her doğum günümde içim içime sığmıyordu. İçim kıpır kıpır oluyor,heyecanlanıyordum. Ta ki 5 Ocak 2016'da yaşadığım,ömrümce unutamayacağım,beni derinden etkileyen olaya kadar.
Yine doğum günümdü. O hafta final sınavlarımın olduğu haftaydı. Sınavdan çıkıp,heyecanla eve doğru yürüyordum. Tabi heyecanlıydım "acaba babam,annem,ailem doğum günümü hatırlayacak mı?" düşüncesiyle evin önüne geldim. Kapıyı açıp girdim eve. Etrafı süzdüm,kimse yoktu evde sanki. Babamların odasına gittiğimde babam uyuyordu. Bir süre sonra babam uyandı. Ağır adımlarla oturma odasına geldiğini hissettim. Geldi ve "kusura bakma oğlum,çok hastaydım,doğum gününü unutmadım. Çok kar yağdığı için çıkıp pasta alamadım sana. Ama şu kar bir hafiflesin telafi edeceğiz" dedi.
Aradan birkaç gün geçti. Annemi hastaneye kaldırdık. Yanında refakatçi olarak ben kalıyordum. Babamın rahatsızlığının arttığını öğrendim. Zorla hastaneye yatırmaya ikna ettik.
Babamı son görüşüm,9 Şubat 2016'da morg olmuştu.
Babam belki de yıllarca kanser olduğunu,biz üzülmeyelim diye bizden gizlemiş.
Bu yüzden doğum günlerim 2016'dan bu yana buruk geçer.
Telafi edememiştik.
Ve hiç bir zaman telafi edemeyeceğiz...