Ölenlere bakarsın ve annelerini düşünürsün: Ben öldüklerini biliyorum ama anneleri henüz bilmiyor.Acaba hissetmişler midir?Daha kötüsü nehre veya uçuruma düşer ve cesedi bulunmaz.Annesine haber gider:Oğlunuz kayıp. Kimin savaşıydı bu savaş?
Annelerin savaşı,onlar savaştılar.Ve gözyaşları akıncaya kadar savaşacaklar.
Gerçeği hiç kimse bilmiyor...Bizden başka... Gerçek çok korkunç,o nedenle gerçek anlatılamaz.Kimse ilk olmak,riske girmek istemiyor.Narkotikleri tabutların içinde nasıl getirdiklerini size kim anlatacak?Kürkleri? Cesetlerin yerine...Kurutulmuş insan kulaklarını size kim gösterecek?Bunu önceden duymuşmuydunuz,yoksa sizin için yeni mi? Savaş ganimeti olarak kibrit kutularında saklarlardı...Kulaklar minik yapraklar gibi bükülürdü...Olamaz mı?Kahraman Sovyet gençlerinin hikâyelerini dinlemek zor mu geliyor?Demek ki oluyormuş.Oldu bile.Ve bu da gerçek, hiçbir yere kaçamayacağınız,ucuz gümüş boyayla boyayıp örtemeyeceğiniz bir gerçek.