Düşmüş dünya içinde varolma, hem ayartıcı ve huzur vericidir, hem de yabancılaştırıcıdır. Yabancılaşma, Dasein’ı öyle bir varlık türüne sürükler ki burada en abartılısından “kendini ayrıştırmaya” girişir, her türlü tabir etme olanaklarını dener ve sonunda ortaya çıkan “karekteroloji” ve “tipolojiler” uçsuz bucaksız hale gelir.
Düşmüşlüğün ayartıcı ve huzur verici yabancılaştırması öyle bir hareketliliğe sahiptir ki burada Dasein kendinde dolanır. Dasein’ın kendi varlığı içindeki bu hareketliliğine “çakılma” diyoruz.