1000Kitap Logosu
Resim
Martin Heidegger

Martin Heidegger

Yazar
Derleyen
BEĞEN
TAKİP ET
8.0
472 Kişi
1.983
Okunma
479
Beğeni
23,6bin
Gösterim
Unvan
Alman Filozof
Doğum
Baden, Almanya, 26 Eylül 1889
Ölüm
Freiburg İm Breisgau, Almanya, 26 Mayıs 1976
Yaşamı
26 Eylül 1889'da Baden eyaletinde doğdu. Çocukluğundan itibaren dine ve felsefeye eğilimli biri olarak yetişti. Felsefi çalışmalarıyla olduğu kadar, yaşamı ve çeşitli dönemlerde sergilediği politik tutumlarıyla da tartışma konusu oldu. Felsefi yetkinliği ve önemi yadsınamazken politik konumları dolayısıyla sürekli sorunlu bir ilişkinin taşıyıcısı oldu ve bu durum çoğu zaman felsefi çalışmalarının tam olarak değerlendirilmesini gölgeledi. Freiburg Üniversitesi'nde Katolik ilahiyatı ve Hristiyan felsefesi okudu ve 1914 yılında ilk çalışması ve doktora tezi, "Psikolojide Yargı Kuramı" ile dikkat çekmeye başladı. 1923'te Marburg Üniversitesi'nde profesör oldu. 1927 yılında "Varlık ve Zaman" yayımlandı ve yayımlanışından itibaren yalnızca varoluşçu felsefe açısından değil, 20.yüzyıldaki bir bütün felsefe tartışmaları bağlamında bir şekilde etkili oldu. Heidegger burada, bütün bir Batı Felsefesi geleneğini metafizik olmakla eleştirdi, ki sonrasında postmodern felsefe bu argümanı başka düzlemelerde yeniden değerlendirecektir. 1933 yılından itibaren Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte Heidegger Nazi Partisi'ne katıldı. Bu dönemde Freiburg Üniversitesi'nde rektör oldu. Heidegger'in bu dönem boyunca izlediği politika her zaman tartışma konusu olmuş ve onun çalışmalarının değerlendirilmesine gölgeler düşürmüştür. Nazilere katıldığı gerekçesiyle 1945'te üniversiteden uzaklaştırıldı ama sonra 1952'de yeniden üniversiteye dönebildi. Daha sonra yanlış yaptığını söylemesi de üzerine düşen gölgelerin sona ermesini sağlamamıştır, ancak bununla birlikte onun teorik çalışmalarının değeri her zaman kendini buna rağmen korumuş ve felsefe açısından önemli yerini muhafaza etmiştir.
640 syf.
·
15 günde
·
9/10 puan
Sonunda herkes ölür ama şimdilik sıra bizde değil.
Zamanın ruhunu varlığın üzerine giydiren bir kitap okudum. Yazar, herkesin hayatına dokunan cümlelerini birbiri ardına sıralarken, üzerinize oturmayan ruh kıyafetini elindeki cümle makasıyla ölçüp biçip varlığınızın üzerine tam olarak oturan bir elbise haline getiriyor. Bu kitabı ancak bu cümlelerle anlatabilirdim. Tavsiye ederim. Yorum ve incelemelerde buluşmak üzere, kitapla kalın…
Okuyacaklarıma Ekle
56 syf.
·
8 günde
·
Puan vermedi
'Metafizik' nedir? Ontolojik¹ sorunlara dayalı soruların, sebep arayışlarının, ilişki, tanrı, vâroluş gibi konuların bilinmeyen yüzünü araştıran fizik dalıdır. Aristoteles tarafından ismini alan bu bilim yönü, yıllar sonra da hâlâ aydınlanamamış olarak kalıyor. Kitapta konuyu 1- metafizik sorununun ortaya çıkarılması, 2- sorunun gelişmesi, 3- sorunun işlenmesi ve hazırlanması, 4- soruya cevap bölümlerine ayırarak metafizikle etaplı şekilde tanışıyoruz. Bir üst paragrafta bahsettiğim konulardan nihilizm ön plana getirilerek "hiçlik" kavramının "hiçlik" mi yoksa "varlık" mı olduğu araştırılmış. Ve tabi "gerçek" hiçlik. Heidegger'e göre bu, 'var olan bir hiçliğin saklı fakat saçma' kavramıdır. Ve yine Heidegger'in anlatımlarından çıkan sonuca göre, hiçlik bir nesne değil olaydır: #167969527 Uzunca detaylardan sonra şöyle bir sonuca varıyoruz. 'Hiçlik' varlığı kendinden fırlatıp uzaklaştırıyor ve aslında bize muammalı gözüken de bu fırlatılmanın kaynağıdır. Bilfiil² şekilde mevcudiyetimizi bir şeye dayatmaya çalışmamız, o şeye anlam yüklemeyi başarabileceğimiz anlamına gelmese de böyle merak birikintileri metafiziğin temelini oluşturuyor. Ex nihilo nihil fit.. (Hiçlikten hiçlik olur.) Eski yunan metafiziğine göre, hiçlikten şekil almayı başararak gözükebilen nesne ya da olay 'varlık'tır. Yani varlık kendini vücuda getirir. Hıristiyan dogmatizmi ise bunu reddeder ve karşılığında şöyle der: Ex nihilo fit - ens creatum. Yani hiçlik summum ens'in (şimdi varolanın) ens increatum (Allah'ın karşıtı) halidir. Bu dogmatizme göre, Allah dışında şekilsiz varlık yoktur. Fakat bu fikri varlığın metafiziği yok ediyor: #168408710 Bu yerde olaya Hegel karışır: "Katkısız (pure) varlık ve katkısız hiçlik o halde aynı şeydir".Ve Ex Nihilo Nihil Fit tezi bu kez şöyle değişir, 'Ex nihilo omne ens qua ens fit.' [ Hiçten varlığın bütünü varlık olarak çıkar ] Ve kitaptaki en ünlü sorulardan bir tanesini kazanmış oluyoruz: Metafizik bir soru ise ne dereceye kadar soran varlığımızı kendi içine almış bulunuyor? Hiçlik ve Değilleme aynı şey değildir. Değilleme kesin nesne veyahut olaya dayanır. Bir şeyi inkâr etmek için önce var olması gerekir. Bu gibi farkları, kabullenilmiş şartlar ve belirli çerçeve dışında metafiziği ele alan güzel bir kitaptı. Kesin olarak cevap bulamazsınız, çünkü kesin bir şey yoktur zaten. Yine de okunabilir. 1- varlıksal. 2- hiçliğin içinde devam ettirilmek.
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.