Adı:
Metafizik Nedir?
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756963296
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Havf hiçliği ifşa eder.
Havf içinde boşlukta yüzüyoruz. Daha açıkça: Varlık bütünlüğü ile kayıp eridiği için havf bizi boşlukta dolaştırıyor. Biz de birlikte kendimizden sıyrılıyoruz. Bu suretle bizzat biz -varolan insanlar- varolanın ortasında kendimizden geçip eriyoruz. Bunun içindir ki esas bakımdan, 'sana' ve 'bana' değil, 'birisine' birşeyler olur. Hiçbir şeye tutunulması mümkün olmayan boşlukta kalmanın sarsıntısı içinde yalnız varolmak, daha mevcuttur.
Havf içinde dil tutulur. Çünkü varolan, bütünlüğü içinde erir ve hiçliğin baskısı kendini hissettirir. Ve onun varlığı karşısında 'dır' demek susar. Havf içinde bize birşeyler olduğu zaman, çok vakit boş sükutu, gayesiz kelimelerle ihlal etmeyi aramaklığımız sadece hiçliğin etmeyi aramaksızlığımız sadece hiçliğin mevcudiyetinin bir delilidir.
Heidegger diğer adı ile Dasein'in babası, bugüne kadar sorulmuş ama üzerinde derinlemesine tefekküre düşülmemiş; yegane varlık sorusunu belki de Metafizik denilince akıllara İdea'nın üzerinde fikir yürütmüş; dünya felsefe literatüründe her ne kadar Platon denilse bile, asıl Diyalektiğin dedesinden *Parmenides'den* bu yana söz gelimi: Elealılar'dan veya Antikiteyi baz alınca, hiçlikten kaos üzerinde düşünme edinimleri, Orta-Çağ Teolojisine kadar sıçramıştır. Onların ''hiç-i'' tanrı üzerinde yoğunlaşmıştır. Aslolan soruyu milatlar ile sınırlandırmaya kalkınca, bu düşünsel hiçlik kavramı her zihnin idrakine hasıl olamayacağı gibi, dolaylı veya dolaysız her varlığın, içerisinde bulunmakta olduğunu bize Heidegger şu alıntısı ile bildiriyor:
(Aynı şekilde 'hiçlik' kavramı olmasa varlıktan bahsedemezdik, çünkü varlığın sınırı hiçliktir.)

(Parmenides'ten: Yokluktan var olan meydana gelmeyeceği, hiçlikten varlık ortaya çıkmayacağı, var olan bir şeyin de asla yok olmayacağı) sorusundan tutalım da, (Leibniz'in: Neden bir şey var da hiçlik yok) sorusunda yüzyıllar önce sorulmuş ta ki üzerinde durulmamıştır. Bu soruları, Heidegger' de tekrar buluyoruz! (Heidegger: ''Niçin umumiyetle varlık olsun da daha ziyade hiçlik olmasın'') sorularını kitapta irdelemektedir.

Heidegger'in felsefesi karanlık ve bulanık olarak addedilir. Ama birçok soruya muazzam bir kapı aralar, ansızın bir boşluk doğar. Dolayısıyla, onun bizzat-i söz etmek istediği biricik soru: Varlık nedir? Neye tekamül ediyor? Bu varlık sonlu bir varlık olmakla birlikte, varlık üzerine sorulması gereken, dahası üzerinde durulması gereken sorular vardır. Kendi ağzından şu sözlere yer vermek gerek: (Heidegger İnsan nedir ve kimdir? İnsanın ve onun kim olduğu sorusu üzerine derinlemesine düşünülmesi ihtiyaç vardır.)
Son olarak, söz etmek istediğim bu alıntıların, bazıları kendi belgeselinden yapmaktayım. Dolayısıyla, belgeseli izlemek gerek ve kitapları üzerinde; ne demek istediğine dair, girizgah olarak mutlaka izlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki varlık sorusunu açığa çıkarıp, bir takım soruların üstünü açık bırakıyor. Yine kendisine yer vererek: (Heidegger: Nitekim düşünme ve inanma edinimleri ortadan kaldırılamaz, çünkü varlığın mevcudiyeti sonludur.) ''Fakat düşünme yoluna devam eder.'')
''İnsan var olduğu müddetçe felsefe yapılacaktır.'' (Platon)
İnsan kendi konforlu alanının dışında var oluşu veya varlığın kendisiyle ilgilenme fikrine çok eski çağlardan beri eğiliyor. Bununla birlikte varlık felsefesinin en büyük sorunlarından biri olan hiçliğin tanımı konusunda düşülen en büyük yanlışlardan birinin üzerine eğiliyor bu ufak kitap.

Hiçlik, varlığın zıttı yani yokluk anlamında ele alınabilecek bir kavram değil. Bu eser doğrudan Heidegger tarafından kalene alınmış bir kitap değil. Mazhar Şevket İpşiroğlu ve Suut Kemal Yetkin'in, Heidegger'in 1929 da Freiburg Üniversitesinde verdiği açılış dersinin kendi önsözleri ile aktarılmasından ibaret.

Her ne kadar başlık Metafizik nedir olsa da, aslında Heidegger'in bu soruya verdiği kısa cevabın ardından hiçlik kavramını tartışmaya açması, hiçlik nedir sorusunu ve bu soruya verilebilecek cevabı anlatan düşüncelerini aktarıyor.

Varlığın öncesinde ve varlıkla bütünleşik bir hiçlik kavramını derinlemesine anlatıyor Heidegger. Kitapta çeviri sırasında hiçliği tanımlamakta kullanılan ve düz çevirisi "korku" anlamına gelen kelimeyi tasavvuf felsefesinde bir çeşit ibadetleri yerine getirmeme endişesi olan "havf" olarak çevirmişler. Bununla birlikte, kaygı ve hatta belki anksiyete de bu kelimenin yerine rahatlıkla oturabilir.

İnsanı derin bir problemin ortasında kendi duvarlarını aşmaya zorlayan bir ders olmuş. Ehline tavsiye edilir.
İnsan varlığı, hiçliğin içine dalmış bulunduğu takdirde ancak var olanla temasa geçebilir. Var olanı aşan hamle mevcudiyetin özünde meydana geliyor. Fakat bu aşış metafiziğin kendisidir. Bundan dolayıdır ki: Metafizik "insanın tabiatına' aittir. O, ne bir mektep felsefesinin payıdır, ne de fantastik yaratıların kanat açtığı bir alandır; o, mevcudiyetin içinde esaslı bir andır: Bizzat mevcudiyettir.
Ne kendi mevcudiyetimiz, ne de ona 'ait' olan dünya basit ve soyut bir done* olarak anlaşılmamalıdır. Her şey hayatın "bütünlüğü' içinde köklenir.

*Done: veri
Şüphesiz gündelik hayatta varlığın muayyen alanlarına kendimizi hasrederek içimizin sıkıldığı zaman varlık, bütünlüğü ile değil, parçalanmış olarak bize görünür.Bu kitap veya şu sahne, şu meşguliyet veya bu vakit geçirme içimizi sıkıyor, dediğimiz zaman bütünlüğü ile varlık daha uzaktadır.Fakat 'sıkılıyorum' diye inlediğimizde birdenbire ortaya fırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Metafizik Nedir?
Baskı tarihi:
1998
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756963296
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaknüs Yayınları
Havf hiçliği ifşa eder.
Havf içinde boşlukta yüzüyoruz. Daha açıkça: Varlık bütünlüğü ile kayıp eridiği için havf bizi boşlukta dolaştırıyor. Biz de birlikte kendimizden sıyrılıyoruz. Bu suretle bizzat biz -varolan insanlar- varolanın ortasında kendimizden geçip eriyoruz. Bunun içindir ki esas bakımdan, 'sana' ve 'bana' değil, 'birisine' birşeyler olur. Hiçbir şeye tutunulması mümkün olmayan boşlukta kalmanın sarsıntısı içinde yalnız varolmak, daha mevcuttur.
Havf içinde dil tutulur. Çünkü varolan, bütünlüğü içinde erir ve hiçliğin baskısı kendini hissettirir. Ve onun varlığı karşısında 'dır' demek susar. Havf içinde bize birşeyler olduğu zaman, çok vakit boş sükutu, gayesiz kelimelerle ihlal etmeyi aramaklığımız sadece hiçliğin etmeyi aramaksızlığımız sadece hiçliğin mevcudiyetinin bir delilidir.

Kitabı okuyanlar 32 okur

  • Tamer Sağcan
  • Mr. Mysterious
  • Ceyda Beycan
  • Emre Kepenek
  • Kyrios & Maldoror
  • Cengizhan06
  • claudius
  • Nobody
  • Enmor  Sunyatâ
  • Ramazan KOCAKAYA

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%8.3 (1)
8
%33.3 (4)
7
%33.3 (4)
6
%0
5
%0
4
%8.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0