Adı:
Mukaddime
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
1224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759956981
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Baskılar:
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime; ünlü İslâm devlet adamı, âlim, tarihçisi İbn Haldun'un 1377'de kapsamlı bir dünya tarihine giriş olarak yazdığı abidevî eseridir. Kitap, tarih ve sosyoloji felsefesinin genel meselelerine ansiklopedik ayrıntılarıyla girmekle birlikte, kendi içinde bir bütün oluşturması özelliğiyle şimdiye dek bilinen en iyi çalışmadır. Çağın öteki eserleri arasında, çözümleyici yeteneğinin genişliği ve tazeliği, insanlığın toplu bir görünüşünü ve toplumsal örgütlenmenin biçimlerini vermeye çalışması bakımından eşsizdir. İslâm'ın tarihî başarılarının özet bir çalışması olarak da Avrupa'da yazılmış benzeri çalışmaların çok ilerisinde bir eser sayılmaktadır.

Mukaddime'nin sözlük anlamı giriş demektir. İnsanın siyasî ve toplumsal örgütlenmesinde meydana gelen değişikliklerin bir modelini ortaya çıkarmak için bir tarihçinin giriştiği ilk çaba olarak kabul edilebilir. Yaklaşımında akılcı, yönteminde çözümleyici, ayrıntılarında ansiklopediktir. Geleneksel tarihçilikten tam bir kopmayı temsil eden Mukaddime, alışılagelmiş kavram ve kalıpları ortadan kaldırarak, yalnızca olayları sıralamanın ötesinde tarihin bir açıklamasını, tarihin felsefesini bulmaya çalışır.
1224 syf.
Öncelikle şunu belirteyim bu kitap önyargılarla üzerine yürümeyenler için kesinlikle muhteşem bir eser. Bazı incelemeler okudum bu kitapla ilgili (gerçi onlara inceleme demek ne kadar doğru, tartışma götürür). Şimdi yazacaklarımın asıl sebebi de bu tarz önyargılara zincir vurmaktır.

Sırf yazarın isminin önünde 'İbn' var diye bu kitapta İslam anlatılacak sanıp daha okumadan, duyduklarıyla ya da birkaç sayfaya bakarak yorumlamış olanlar var inanın. Gerçi onlar ne derse, nasıl yorumlarsa yorumlasın asırları devirmiş bu kitabı çökertmeye güçleri yetmeyecektir. Ayrıca İslami bir eser değildir. Hatta II. Abdülhamit bu kitabı yasaklatmıştı dersem din düşmanı o kesim (İslami bir şey gördüğünde gecenin karanlığında far görmüş tavşan gibi olanlar) nasıl bir yanılgı içinde olduklarını anlayabilirler:)

Her ne kadar yazıldığı dönem itibariyle 14. yüzyıla kadarki zamanı içine alsa da bugün ki kapitalist sömürünün de, sosyalist kandırmacanın da içerisinden çıkarabileceği çok şey bulunmakta. Devletlerin oluşum süreçlerini bir insana benzeterek; doğan, büyüyen ve ölen devletin bu süreçteki keyfi ve zaruri koşuların içine nasıl da hapis olduğunu anlamak çok güzeldi. Kapitalist düzen öncesini merkantilizmi de ilave ederek çıkartırsak, geriye 'Mukaddime' kalır. Bu, çok net.

Mukaddime aslında İbn Haldun'un kitabının sadece giriş kısmı. Zaten mukaddimenin anlamı da giriş. Fakat 1200 sayfa.

Kitap gerçekten yazıldığı dönem ele alındığında gerçekten çağının tüm özelliklerine vâkıf, hatta günümeze de renk katabilecek, farkındalık uyandırabilecek bir kitap.

Hâlâ önyargılarını sarılıp okuyacaklar için zaman kaybı. Tam aksi açık bir zihin için büyük kazanımlar barındırmakta olan bir kitap.
1224 syf.
·153 günde·Beğendi·10/10
1- Ibni Haldun'un yaşadığı dönem 1347-1351 yılları arasında Çin’den başlayan ve Avrupa’ya yayılan büyük bir veba salgınının (kara ölüm) insanları kırdığı günümüz zamanı gibi bir döneme denk gelmiş . 1348 yılında ise Tunus’ta da görülen vebada İbn-i Haldun’un ailesi ve hocaları vefat etmişler.


2- İbn-i Haldun, bu dönemdeki 4 yıllık bir inzivada-karantina yaşantısında “Mukaddime”yi yazmış.

3.Birçok çevirisi olan Mukaddime'yi Süleyman Uludağ cevirisinden okumayı tavsiye ederim. (Turan Dursun çevirisi özellikle okumayın derim)
1254 syf.
·37 günde·Beğendi·10/10
Mukaddime adlı eser Arap dünyasında etki yaratmasa da Osmanlı Tarihi anlayışını derinden etkiledi. Osmanlı tarihçileri Osmanlı Devleti'nin yükselişi ve çöküşünü İbn-i Haldun'un teorileriyle analiz ettiler 19. yüzyıldan itibaren Avrupalı tarihçiler tarafından keşfedildi ve eserleri büyük ilgi gördü.Toynbee, yıllar sonra İbni Haldun için şöyle dedi:"herhangi bir zamanda, Herhangi bir ülkede, herhangi bir zihin tarafından yaratılmış, en büyük tarih felsefesinin sahibi.".
1224 syf.
·Beğendi·10/10
Merhaba :) Bu kitabı ve tarih ilmini çok önemsiyorum seviyorum etrafta bilen çok insan var aslında ama okunma sayısı çok değil malesef keşke daha fazla okunsa "coğrafya kaderdir"üzerinden bilinmese bu güzel eser ahhh keşke...

Baktigimiz da kitabül iber ve divanül mübtedei vel haber fi eyyamil arab vel acem vel berber ve men aserehüm min zevissultanil ekber" çalışmasının sadece birinci cildininden müteşekkil aslında ayrı 7 cilt var bu eser sadece önsöz kısmını içeriyor o şekilde .İşte böylesine özgün bir yapıya sahip ilk cilt, dönemsel tarih, coğrafya ve güncel politika konularını ele alıyor.

ibni haldun`un mukaddime kitabını okuduğumuzda onu ümran ilmini kurmaya götüren yegane sebebin tarih ilmi ile ilgili bazı sorun ve kaygıları olduğunu görebiliriz.çünkü o yeni bir tarih kaleme almanın gerekli olduğunu savunmuştur.

Kitap konusunda Dergâh yayınevine teşekkür ediyorum eseri oldukça iyi çevirmişler üstelik türkçede çevirisi çok fazla yok ve yorumlar katılarak yapılan özgün çeviriler az. Okuduğumda oldukça anlaşılır buldum bir solukta okumadım tabi sindirerek okumaya çalıştım üzerinde çok not aldığım düşündüğüm kısımlar oldu.Büyük islam alimi Ibni Haldunun ruhuna rahmet diliyorum bu güzel eseri Yazdiklari icin..

İbni Haldun’un tasarısının kapsamı daha okuyucuların dikkatine sunduğu ilk satırlarıyla kendini gösterir. ,Eser eksiksiz bir Evrensel Tarih’tir. Olayların nedenlerini verir. Tarihin felsefesini bir bütün olarak içinde taşır. Olayların nedenlerinden ve aynı zamanda bizzat olgulardan çıkarılacak dersleri açıkça ortaya koyar. Onun içindir ki yapıta, Arapların, Perslerin ve Berberilerin tutumları ve onların zamanlarının egemen olduğu görülür.


Söze kitabin önsöz kısmında Ibni Haldunun Eseri yazma sebebini ele almasiyla geçen kısımdan bahsederek başlamak istiyorum;

Bu eserde umranın ve medenileşmenin hallerini, zatî arazlardan olmak üzere insan topluluklarına arız olan hususları açıkladım. Bu açıklamalar, olan şeylerin illet ve sebeplerini anlama konusunda sana faydalı olacak, devlet sahiplerinin ve hükümdarların, devlete açılan kapıdan nasıl girdiklerini sana tarif edecektir. Hatta bu sayede taklitten el çekecek, senden önceki ve sonraki nesillerin, hâdiselerin durumlarına vâkıf olacaksın.
Mukaddime..

İbn Haldun’un muhteşem eseri Mukaddime belki de en güzel tavsîfini Cemil Meriç’te bulur düşününce : “Bazen revak saraydan daha muhteşem. İbn Haldun'un Mukaddimesi gibi” Günümüzde değerlendirmeye tutulduğunda içerisinde pek çok ilimle alakalı mevzu içeren, pek çok ilmî disiplinin sahasına giren Mukaddime her şeyden önce şüphesiz tarihte bir usûl koyma iddiasını taşır daha çok.

İbn Haldun’a göre sıradan, hatta gaflet içerisindeki kişilerin bile öğrenmek için heveslendikleri tarih ilmi aslında hiç de basit bir ilim değildir, anlaşılması derin bir vukûfiyet ister. Öyle ki bu ilmin sahip olduğu değer kendisinin hikemî ilimlerden sayılmasını da zorunlu kılar.

Kendi dönemine kadar gelen tarihçilik literatür müktesebâtına vâkıf olduğu anlaşılan İbn Haldun, bu tarihçileri tenkîd etmekten de geri kalmaz. İslam tarihinde büyük tarihçilerin varlığını inkar etmemekle birlikte özellikle bu büyük tarihçilerden sonra gelen ve bunları asalak tarihçiler olarak tavsîf eden İbn Haldun, belli bir tarih usûlüne sahip olmadıkları için gelen haberlerin yalan yanlış pek çok rivayetler harmanlandığını ifade eder.İbn Haldun’a göre İslam tarihçiliğinde asıl problemler de işte burada başlar. Sonra gelen kimi tarihçilerin öncekilerin mukallidi olduğunu söyleyen İbn Haldun onlar hakkında “budala” ve “ahmak” kelimelerini kullanmaktan da çekinmez.

Eserde dikkatimi en çok çeken kısım şu oldu ;

ibni haldun konusunda islam coğrafyası, yaşadığı dönem, yaptığı görevler dikkate alındığında en dikkat çekici tarafı burda devlet düzeninin dinsel kurallara dayanmak zorunda olmadığı iddiasıdır.

toplumu öne aldığı konulardan bahsederken ; peygamberlik kurumunu insanlığın yaşamı için zorunlu görmediğini, dinin, kabile gücüyle gerçekleştirilebildiğini kabile gücü olmasaydı peygamberin başarılı olamayacağını, bu güç olmasaydı hiç bir peygamberin başarılı olamayacağını dile getiresi oldu Peygamberimiz dönemini de sav düşündüm.

Haldun’a göre tarihçinin vazifelerinden biri de kendi döneminin şahitliğini yapmaktır. Daha öncekiler bunu yapmış olmalarına rağmen sonra gelen bu tarihçiler işin içinden çıkamadıkları için kendi dönemleriyle alakalı bir birikim ortaya koymamış, bunun yerine kendilerinden önceki tarihçilerin naklettikleri bilgileri nakledegelmekten başka bir şey yapmamışlardır.Ayrıca eserlerini doğru olmayan hakimlerle dolduranlar için  İlk problem budur.
Suan günümüze baktığımızda bu durumu görüyoruz zaten.Kitapta dediği gibi Ibni Haldun
(Hakîkatin kudretine mukâvemet edilemez .)

Kesinlikle youtube üzerinden Ihsan Fazlıoğlu hocadan dinleyin seri olarak üstelik tavsiye ederim.

En alt kısımda faydalandigim kaynağım müfid dergisinde gördüğüm bir yazıdır.O pespektifi sizlerle paylaşıyorum.;;;

https://youtu.be/aRrz00tnuIw

KİTABI OKUYUN OKUTUN EFENDIM..
iyi okumalar:)
1254 syf.
·131 günde·Puan vermedi
Bir kitap için bu kadar uzun surede bitireceğim aklıma gelmemişti. Kitap tarih, siyaset, sosyoloji gibi bir çok alan ihtiva ediyor. Gezdiği topraklarla ilgili o devrin şartlarına göre müthiş bilgiler ihtiva ediyor. Tarih olarak yazılsa da ilk sosyolojik eser olma özelliğine sahiptir ve ibni Haldun iyi bir gozlemci olduğu için gittiği toplumları etkilemek o toplumun ozelliklerini iyi kullanmıştır. Bunu yaparken muhtesem bir siyasetçi oldugunuda görüyoruz. Ilimlere ilgisinin yanı sıra Hz. Ali Muaviye savaşında murcie davranmış mehsubu ve objectif yaklaşmamıştır. Sonra sii ehl-i sünnet olaylarinda ise orda tarihçi olarak tarafsız degildir. Ibni Hisam 2. Y.y yakaladığı objektifliği yakalayamamış. Bunları olumsuz saymakla birlikte derin siyaset iktisat ve sosyoloji bilgisi sayesinde devletlerin vazgeçilmez bir vezir olmustur. Defalarca azledilmesine ragmen yeri doldurulmamış onu tekrar atamak zorunda kalınmış.
1358 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Mukaddime'yi okumadan önce merak içindeydim. Okumaya başlayınca merakımı korumakla birlikte anlatıldığı gibi bir eser olmadığını gördüm. Belki de eser hakkında fazla abartı var. Ben de abartılara kapıldım. Anlaşılan. Yine de okunması gereken bir eser.

Her şeye rağmen eserde dikkatimi çeken üç nokta oldu. Birincisi coğrafyanın insan üzerindeki etkisi. Önemli bir nokta tarih boyunca da yaşanılan coğrafya insan yaşamı üzerinde etkili olmuştur. Türklerin savaşcılığı Arapların vahşiliği bu nedenle olmuştur.

Dikkatimi çeken ikinci nokta şeref sahibi kişiyi tanımlarken bir makama gelmiş kişiyi şeref sahibi oldu şeklinde tanımlamış. Bu doğru bir tanımlama değil. Şeref makamla mevki ile sahip olunacak bir şey değil. Şerefli insan geldiği makama şeref katar. Ancak şeref yoksunu kişilere makamların kattığı bir şey yoktur.

Üçüncü nokta ise eser Araplık duyguları ağır basılarak yazılmış onda yapacak bir şey yok. İbni Haldun Arap.
1662 syf.
·Beğendi·10/10
Büyük bir sosyolog, siyasetçi, tarihçi, hukukçu olan İbn Haldun un Mukaddime eseri tarih kitabi olan El İber eserinin giriş kısmını oluşturmaktadır.Çok geniş kapsamlı bir kitap.Kitapta Evrim Teorisi ile alakalı bir dipnot geçmektedir.Buradaki evrimi su şekilde değerlendirebiliriz diye düşünüyorum : Hayvana, melege özgü nitelikler ,istidatlarin insana geçmesi şeklinde.Yani İbn Haldundaki bu dönüşüm, varlıklar alemindeki bir türün başka bir türün özelliklerini taşıma yeteneğne sahip olmasıdır...Bu kitap ile ilgili yazılacak çok şeyler var.Her sayfasından pay çıkartabilecegimiz yerler bulunmakta.Bir kere okuma ile yetinilmemeli güzel bur okuma ile okunmalı diye düşünüyorum.
1224 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitap mükemmel. Bitirdikten sonra Haldun’a çok saygı duydum. Kesinlikle okunmalı. İslam hakkında birçok hurafeleri de barındırıyor. Dikkatli okunmalı. Ama kesinlikle okunmalı. Su gibi!
893 syf.
·8/10
Tarihe ışık tutan muhteşem bir eser. Devletlerin alışkanlıkları, tepkileri ve birbirleri arasındaki muhabbetlerinin konu alındığı çok fazla konu işleniyor. Aynı zamanda islamiyetin o zaman için, bu zamana kadar gelen belli başlı konularına da açıklayıcı bilgiler veriyor.
Ciltli olarak satılan kitap aynı zamanda pek tabi size önemli bir eser okuduğunuzu hissettiriyor. Önyargılarınızı bir kenara bırakıp okunması halinde her zaman hatırlayacağınız bir kitap olacaktır.
İlk incelememi editör ve yayinevi üzerine yapacağım. Berbat bir editöryal dokunuşu. Okumayı zorlaştırmış. Kelime hataları, hızlı yazayım derken fazladan ve alakasız harf eklentileri, imla hataları, anlatım bozuklukları vs. göze çarpan sinir bozucu hatalar. Bu kadar değerli faydalı bir eseri herkes hazırlamamalı diye düşünüyorum.

Hayrettin Karaman'dan bir alıntı eklenmiş esere ki insan ister istemez ne gerek var buna şimdi diye sorası geliyor. Hayrettin Karaman sanırım yayinevi fikir babası. Allah'ım Türkiye de yayıncılık ne halde böyle.

Her şeye rağmen okumaya devam ediyoruz.
"Coğrafya kaderdir." der Ibni Haldun 1389 senesinde. Arz-ı kürenin en ihtişamlı, en gerçek lafıdır. Mukaddime'de geçer. Yani der ki, ırk diye, milliyet diye birşey yoktur. Coğrafya vardır. Yani der ki, güneş kime daha çok vurursa o kavruk olur, güneşi az gören beyaz kalır. Yani der ki, başka diyardan birini yargılamadan, onun coğrafyasında kendiniz doğmuş gibi düşünün. İbni Haldun bunu beyan ettikten yaklaşık 400 yıl sonra ademoğlu farklı diyarlarda doğduğu için birbirini katletmeye başladı. Farklı diyarlarda doğduğu için diğerlerini hor görmeye, kendini üstün tutmaya başladı. "Nerelisin?" sorusu literatüre girmiş en ayrılıkçı, en bedbaht sorudur. Ha soran olursa, ben dünyalıyım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mukaddime
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
1224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759956981
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Baskılar:
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime; ünlü İslâm devlet adamı, âlim, tarihçisi İbn Haldun'un 1377'de kapsamlı bir dünya tarihine giriş olarak yazdığı abidevî eseridir. Kitap, tarih ve sosyoloji felsefesinin genel meselelerine ansiklopedik ayrıntılarıyla girmekle birlikte, kendi içinde bir bütün oluşturması özelliğiyle şimdiye dek bilinen en iyi çalışmadır. Çağın öteki eserleri arasında, çözümleyici yeteneğinin genişliği ve tazeliği, insanlığın toplu bir görünüşünü ve toplumsal örgütlenmenin biçimlerini vermeye çalışması bakımından eşsizdir. İslâm'ın tarihî başarılarının özet bir çalışması olarak da Avrupa'da yazılmış benzeri çalışmaların çok ilerisinde bir eser sayılmaktadır.

Mukaddime'nin sözlük anlamı giriş demektir. İnsanın siyasî ve toplumsal örgütlenmesinde meydana gelen değişikliklerin bir modelini ortaya çıkarmak için bir tarihçinin giriştiği ilk çaba olarak kabul edilebilir. Yaklaşımında akılcı, yönteminde çözümleyici, ayrıntılarında ansiklopediktir. Geleneksel tarihçilikten tam bir kopmayı temsil eden Mukaddime, alışılagelmiş kavram ve kalıpları ortadan kaldırarak, yalnızca olayları sıralamanın ötesinde tarihin bir açıklamasını, tarihin felsefesini bulmaya çalışır.

Kitabı okuyanlar 261 okur

  • İlgi Baysan
  • Ahmet Tosun
  • Tarihçi
  • Muhittin Evren
  • Ercan Erensayın
  • Furkan Gedik
  • Bülent Koçanoğlu
  • Hilal dağteke
  • Ömer Faruk Alkan
  • Drejj Ali

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.6 (21)
9
%10.8 (10)
8
%3.2 (3)
7
%2.2 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0