Osmanlı Tercümesi

Mukaddime

İbn-i Haldun
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·1254 syf.··
Beğendi
·
2017 176. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2017 11:11
Mukaddime adlı eser Arap dünyasında etki yaratmasa da Osmanlı Tarihi anlayışını derinden etkiledi. Osmanlı tarihçileri Osmanlı Devleti'nin yükselişi ve çöküşünü İbn-i Haldun'un teorileriyle analiz ettiler 19. yüzyıldan itibaren Avrupalı tarihçiler tarafından keşfedildi ve eserleri büyük ilgi gördü.Toynbee, yıllar sonra İbni Haldun için şöyle dedi:"herhangi bir zamanda, Herhangi bir ülkede, herhangi bir zihin tarafından yaratılmış, en büyük tarih felsefesinin sahibi.".
Felsefe
Mukaddimeİbn-i Haldun · Klasik Yayınlar · 20091,728 okunma
10/10
·1254 syf.··
2018 29. kitabı
Uzun zamandır okumak istediğim ve bugün okuduğuma şükrettiğim,ilmine,düsturuna ve diline hayran olduğum bir kitap.Sebepleri en mucizevi zamanlarda izhar eden Mevlâ'ya teslimiyette ne kadar aciziz. Siyaset felsefesi pek çoğumuzun ilgi duyduğu edebi mevzularda hep gerilerde kalmışsa da,bu eserde devlet kurma,yönetme,yönetilme,insanın toplumda ki yeri,toplumun insanın dünyasında ki gözden kaçan ehemmiyeti,kişisel ve sosyal iradenin zamanla uzun seferi gibi başlıkları sahih gerçeklerle ve Kuran-ı Kerim'in billur akisleriyle sunuyor bizlere İbn-i Hâldun. Zor bir eser,zorluğu kapalı anlatımında değil,pek çok araştırmaya ve okumaya kapı açmasında.Belki de birikimi olan insanlar için çok daha okunaklı ve akıcıdır ama benim gibi çok eksiği olan birine pasaj pasaj üzerinde düşünme ve anlama gerekliliği doğurduğu muhakkak... İbn-i Haldun cümlelerini,bir uzvu gibi emanet kabul edip,bunu her sayfada hissettiriyor.Samimiyeti tevazusunda hissediyor ve bilgisizliğinize rağmen ahkâm kestiğiniz anlardan hicap ediyorsunuz. Gayb-i bilgi,rüya ve keramet mülahazaları hakkında da sizi tatmin edecek bilgileri bulacağınız "Mukaddime" dönüp dönüp bu konuda ne diyordu denebilecek bir ilmihâl... Dili ziyadesiyle duru ve sade... Şimdiden Ömrünüze hayırlar ve feyizler getirmesi temmennisiyle...ve İbn-i Haldun'un nasihati ile... "Allah'ın ilmi herşeyin üstündedir."
Felsefe
Mukaddimeİbn-i Haldun · Klasik Yayınlar · 20091,728 okunma
Puan vermedi··
Beğendi
Bir İngiliz tarihçi mukaddime üzerine bu dünyada bir eser yazılmadığını söyler.Osmanlı tarihçiliğini etkileyen İbn-i Haldun un bu eseri mutlak surette okunmalı.
Tarih
Mukaddimeİbn-i Haldun · Klasik Yayınlar · 20091,728 okunma
Müslüman Bir Sosyolog'un Önsözü
10/10
·1340 syf.··
2021 48. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2021 23:34
Kitap yorumuna geçmeden önce İlgi Sanat Kültür Yayınlarının çevirisi ve işçiliğine bikaç şey söylemek istiyorum: Yayına hazırlayan ve çeviren Arslan Tekin İşini harika yapmış.Emek verilmiş belli, bu güzel emeğe yorum yapmadan olmazdı.Kitap biliyorsunuz 1300 sayfadan fazla bir kitap.O nedenle özel kutulu olarak 2 kitap halinde basmışlar kitabı.Çeviri, alt metinler, önsöz, İbn-i Haldun un hayatı ve onun görüşlerinin olduğu kısım çok yerli yerinde.Cümleler ne az, ne fazla.Sıkmıyor.Tüm detaylarıyla öğreniyorsunuz. Herşey yerinde. Güzel bir baskı ve çeviri olmuş.Keşke bide ciltli olsaydı daha uzun ömürlü olurdu kitap.Kitap 107.sayfadan sonra başlıyor. İbn-i Haldun un kısaca tanıyacak olursak: modern histotiyogfafi, sosyoloji,iktisat üstadı.13.yy da yaşamıştır.Mısır'da Maliki nin kadısı, Timur ile de görüşmesi de meşhur hadise ve durumlardır.Asıl kitabının adı 7 ciltlik Kitabul İber dir.Sanırım ülkemizde bu kitabın çevirisi yok.Mukaddime ise bu kitabın önsözü şeklinde bir giriş kitabı aslında.Yani 1300 sayfalık bir giriş. Platon (Eflatun) , Aristoteles , Farabi , İbn-i Sina dan etkilendi.Kendini tarih ve sosyoloji,iktisat ve siyaset konusunda çok geliştirdi.Çoğu ünlü Osmanlı tarihçisini de kendisi etkilemiştir. Katip Çelebi, Naîmâ , Ahmed Cevdet Paşa , Hikmet Kıvılcımlı bunların başında gelir. Arnold J. Toynbee onun hakkında en büyük tarih felsefecisidir demiştir.Haldun,Mağrip i yani Kuzey Afrika yı araştırır özellikle.Bununla ilgili tüm dünya kütüphanelerini gezerek bilgiler toplamıştır. Philip K. Hitti ye göre en iyi İslam tarih felsefesicisidir. Reynold A. Nicholson gibi önemli bir Arap edebiyatı felsefesici de aynı şeklinde övgüyle bahseder ondan.Bana bu kitabı öneren ve tanıştıran kişi ise Cemil Meriç oldu. O da bu kitapla ilgili kendi semasındaki tek yıldız diyerek bahseder.Sürekli eserinde umran ilmi ve asabiyye
Edebiyat
Mukaddime (2 Cilt Takım)İbn-i Haldun · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20181,728 okunma
Nihayet bitti...
8/10
·968 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
115 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 17:34
Daha önce başlayıp yarım bırakmıştım. Şimdi ise tekrar başladım ve bitirmek içindi. Üç aydan fazla sürse de sonuç olarak bitti. :) Öncelikle şunu belirteyim kitap ağır ve karmaşık bir kitap. Anlamak için bir kaç sefer okumak zorunda kaldığım bölümler oldu. Ve ona rağmen anlamadım. :) Kitap mükemmel bir kitap değil. İbn-i Haldun'un kendi kendine çeliştiği zamanlar olmuş. Mesela, ırkçılığın kötü olduğundan bahsederken daha sonra kendisini ırkçı cümleler kurması, sonra şiirden bahsederken, şiiri sadece Arap diline atfetmesi daha sonra da "Şiir, Arap diline özgü değildir. " ( s. 921), demesi kendiyle çeliştiği noktalardan bazılarıdır. İbn-i Haldun, dünyayı dokuz coğrafya ve yedi iklim bölgesine ayırmıştır. Bunları tanıtırken de "Coğrafya kaderdir. " cümlesinin manasını tam olarak anlıyorsun. Mesela, sıcak iklimde yaşayan insanların daha gamsız olduğunu, soğuk iklimde yaşayan insanların daha kaygılı olduğunu ifade eder ve göz rengi ve şekli, ten rengi, vücut tipi gibi fiziksel özelliklerin de iklimle birebir bağlantılı olduğunu söylemiştir ki benim en çok dikkatimi çeken kısımlardan biri de budur. Peygamberlerin soyağacından, Arapçanın inceliklerinden bahsettiği kısımlarda ise resmen kayboldum. Bununla ilgili bilgi birikimim olmadığı için bu bölümleri okurken zorlandım. Dikkatimi çeken başka bir nokta ise, Arapların karakter özelliklerini yermesi. İbn-i Haldun'a göre Araplar yağmacı, kötü, sanattan anlamayan tam manasıyla bedevi hayatı benimsemiş bir millet. Ama bir o kadar da Arapça'yı ve Arap ırkına ait olmayı muhteşem bir şey olarak anlatmış. Resmen Araplar ve diğerleri olarak ayırmış. Ve şunu da belirtmek isterim ki kadınları da aşağılamış. Bu bölümleri okurken rahatsız olmadım desem yalan olur. Yönetime, yönetmeye dair tespitleri ve tavsiyeleri ise
Mukaddimeİbn-i Haldun · Timaş Yayınları · 20221,728 okunma
Karantina'dan Mukaddime Çıkar
10/10
·1224 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
153 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2020 15:04
1- Ibni Haldun'un yaşadığı dönem 1347-1351 yılları arasında Çin’den başlayan ve Avrupa’ya yayılan büyük bir veba salgınının (kara ölüm) insanları kırdığı günümüz zamanı gibi bir döneme denk gelmiş . 1348 yılında ise Tunus’ta da görülen vebada İbn-i Haldun’un ailesi ve hocaları vefat etmişler. 2- İbn-i Haldun, bu dönemdeki 4 yıllık bir inzivada-karantina yaşantısında “Mukaddime”yi yazmış. 3.Birçok çevirisi olan Mukaddime'yi Süleyman Uludağ cevirisinden okumayı tavsiye ederim. (Turan Dursun çevirisi özellikle okumayın derim)
Siyaset
Mukaddimeİbn-i Haldun · Dergah Yayınları · 20161,728 okunma
"sosyolojinin babası" İbni Haldun ve Mukaddimesi
10/10
·1224 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
Mukaddime: Tarihin Nabzı, Toplumun Sırrı İbn Haldun, 14. yüzyılın o tozlu sayfalarında, bir devrimci gibi doğar – ne bir filozofun soyut kulesinde, ne bir tarihçinin kronik yığınında; aksine, çöl rüzgârlarının ve şehir surlarının arasında, gerçekliğin ham dokusunu dokuyan bir düşünür olarak. Mukaddime (1377), onun Kitâbu'l-İber adlı devasa tarih ansiklopedisinin girişi olarak tasarlanmış, ama zamanla kendi başına bir abideye dönüşmüş bir eser. Bu inceleme, eserin ruhunu özgün bir mercekle yakalamaya çalışan bir deneme; ne bir özet, ne bir akademik diseksiyon, sadece Haldun'un kelimelerinden sızan o evrensel akışı, kendi damarlarıma katarak yorumlama çabası.Haldun, Mukaddime'yi bir "ilimlerin ilmi" olarak kurgular – tarih, sosyoloji, ekonomi, siyaset ve hatta coğrafyanın iç içe geçtiği bir laboratuvar. Ama asıl sihir, 'asabiyyah' kavramında yatar: Grup dayanışması, bir kabilenin çöl gücünden şehre taşındığında, medeniyetin hem mimarı hem celladı olur. Haldun, uygarlıkları bir döngü olarak resmeder; bedevîlerin (göçebe) vahşi enerjisi, şehirleri doğurur, lüks ve konfor ise o enerjiyi eritir, çöküşü getirir. Bu, romantik bir pastoral özlem değil; soğuk bir gerçeklik analizi. "Toplumlar, tıpkı bireyler gibi doğar, büyür ve ölür" der Haldun, ve bu cümle, bugünün küreselleşmiş kaosunda bile yankılanır. Pandemi sonrası kırılgan ekonomiler, yükselen popülizmler – hepsi, Haldun'un döngüsünde birer halka. Eserin gücü, teoriyi pratiğe dökmesindedir. Haldun, Kuzey Afrika'nın çöl kabilelerinden Endülüs'ün saray entrikalarına, somut örneklerle besler düşüncelerini. Ekonomi bölümünde, vergilerin artmasıyla üretimin düşüşünü öngörür – bir proto-Malthusçu bakış, ama ruhî bir derinlikle: Zenginlik, ahlakı çürütür; adalet, devletin can damarıdır. Coğrafya ve iklimin toplumları
1000Kitap
Mukaddimeİbn-i Haldun · Dergah Yayınları · 20161,728 okunma
9/10
·1224 syf.··
2026 12. kitabı
·
82 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 16:53
Sosyoloji ilminin babası olarak anılan İbn Haldun’un Kitâbu’l-İber adlı eserinin giriş mahiyetindeki Mukaddime, oldukça geniş bir perspektifle kaleme alınmıştır. Eserde sosyoloji, psikoloji ve coğrafya gibi alanların yanı sıra; hadis, kelam ve fıkıh gibi ilimlere de temas edilmektedir. Kanaatimce bu eser, sıradan bir okuyucuyu zorlayabilecek niteliktedir. Bu sebeple ehil bir hocadan takip edilmesi, istifadesini ciddi manada artıracaktır. Ben bu noktada Altay Cem Meriç hocanın derslerini tercih ettim ve bu tercihin hem eseri hem de meseleleri daha iyi kavramama katkı sağladığını düşünüyorum. İbn Haldun, toplumları bedevilik ve hadarilik çerçevesinde ele alarak özgün bir sosyoloji kuramı ortaya koymuştur. Bu yönüyle eser, okuyana farklı bir bakış açısı kazandırmaktadır. Bu vesileyle müellifin kendisine Allah’tan rahmet; hocam Altay Cem Meriç’e ise selametler dilerim.
Sosyoloji
Mukaddimeİbn-i Haldun · Dergah Yayınları · 20161,728 okunma
Mukaddime
10/10
·1604 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 23:42
"İbn Haldûn’un tarih ve topluma ilişkin çağları aşan ve çığır açıcı nitelikteki kapsamlı açıklamalarını içeren Mukaddime, erken bir dönemde Osmanlı muhitinde yankı buldu ve kitabın 18. yüzyılda Şeyhülislam Pirizade Mehmed Sahib tarafından başlanan tercümesi 19. yüzyılda Ahmed Cevdet Paşa tarafından tamamlandı. Mütercimler, bu önemli klasik eseri Arapça’dan Türkçe’ye çevirmekle kalmamış, ek bilgi, eleştiri ve hataların düzeltilmesi gibi pek çok katkıda bulunarak, Osmanlı derinliğini ve bakış açısını yansıtan dikkate değer bir Mukaddime yorumu ortaya koymuşlardır. Mütercimlerin tercihlerine sadık kalınarak metin üzerinde sadeleştirme yapılmaksızın yayına hazırlanan bu eser, İslam medeniyet birikiminin farklı zaman ve coğrafyalarda nasıl yoğrularak geliştirildiğini gösteren güzel bir örnektir." Toplum ve insanı anlamak noktasında etkili bir eser, fakat müspet bilime dayandirilmayan ifadelere ne kadar tahammülsüz olmuşuz devam edemedim ilk cildin sonuna doğru bıraktım. Günümüz insanı ispat istiyor, bir iddia varsa kanıt görmeden iddiaya inanamıyor, bu hem iyi hemde kötü.
Bilim
Tercüme-i Mukaddime-i İbn Haldunİbn-i Haldun · Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları · 20151,728 okunma
10/10
·968 syf.··
2022 46. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 17:11
Mukaddime; ünlü İslâm devlet adamı, âlim, tarihçisi İbn Haldun’un 1377’de kapsamlı bir dünya tarihine giriş olarak yazdığı abidevî eseridir. Kitap, tarih ve sosyoloji felsefesinin genel meselelerine ansiklopedik ayrıntılarıyla girmekle birlikte, kendi içinde bir bütün oluşturması özelliğiyle şimdiye dek bilinen en iyi çalışmadır. Çağın öteki eserleri arasında, çözümleyici yeteneğinin genişliği ve tazeliği, insanlığın toplu bir görünüşünü ve toplumsal örgütlenmenin biçimlerini vermeye çalışması bakımından eşsizdir. İslâm’ın tarihî başarılarının özet bir çalışması olarak da Avrupa’da yazılmış benzeri çalışmaların çok ilerisinde bir eser sayılmaktadır. "İlimlerde meleke sahibi olmak için en kolay yol ve usul müzakereler ve ilmi münakaşalardır. Meleke tahsilinde en faydalı usul, talebenin birbiriyle derslerini ve ilmi konuları çok ve derin olarak müzakere etmesi ve münazaralarda bulunmasıdır. Batı Afrika’da talebe ezberciliğe düşkündür. Bu ezberciliğin bir sonucu olarak, tahsil etmek maksadıyla çok vakit ve ömür sarf ettiği halde, talebe ilim meclislerinde ilmi münakaşalar sırasında söz söylemekten acizdir. Tahsillerini ikmal etmiş görünenlerin dahi ilimde meleke hasıl etmemiş oldukları anlaşılmaktadır. Bunların bu kusurları güzel bir öğretim metodu ile ders veren hocalarının olmayışından ve öğretim usulünün bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Bunlar ilimde meleke sahibi olmak yolunun kitapta yazılanları ezberlemekte sanırlar, yine melekenin ilmi münakaşalar ve münazaralarla konuları ve meseleleri zihinde yerleştirmek olduğunu unuturlar." "İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür durur." - İbn-i Haldun Modern tarihçiliğin, siyasal bilimlerin ve sosyolojinin kurucusu olarak bilinen İbn-i Haldun, yazdığı 7 ciltlik dünya
Sosyoloji
Mukaddimeİbn-i Haldun · Timaş Yayınları · 20221,728 okunma

Yazar Hakkında

İbn-i HaldunYazar · 14 kitap
Eski ve soylu bir ailenin çocuğu olan İbni Haldun 27 Mayıs 1332'de Tunus'ta dünyaya geldi. Gençlik yıllarında dönemin ünlü hocalarından fıkıh, hadis, tefsir, akaid, mantık, felsefe, matematik, tabiat bilimleri, dil bilimleri, şiir ve edebiyat dersleri almıştır. 20 yaşında iken ülke yönetimini elinde tutan Beni Hafs hanedanından Sultan Ebu lshak'ın katipliğine getirilmesiyle de siyasi hayatı başlamıştır. Bu dönemde Fas Emin Ebu İnan kendisini bilim meclisine kabul etmiştir. 1362 senesinde İspanya'ya giderek eski bir dostu olan Gırnata Emiri Ebu Abdullah Muhammed'in hizmetine girmiştir. Bir süre sonra Kuzey Afrika'ya dönerek Bicaye'de başvezirlik makamına getirilmiştir. Bunun yanında ilmi çalışmalarını da devam ettirmiştir. 1366 yılındaki yönetim değişikliği üzerine de görevinden ayrılarak kabileler arasında dolaşmaya başlamıştır. Daha sonra 1374 yılında İspanya'ya geri dönmek zorunda kaldı. Ancak siyasi sürtüşmeler nedeniyle ülkeden çıkarılarak yeniden Afrika'ya gönderildi. Siyasi çalkantılardan bıkıp usanan İbni Haldun, bu dönemde İbni Selame denilen bir kaleye yerleşmiştir. Kendisini bütünüyle ilmi çalışmalara vererek ünlü eseri Mukaddime'yi 1374 senesinde burada tamamladı. 1382 senesinde Mısır'a giderek Kahire'de bulunan medreselerde müderrislik yapmaya başladı. Aynı zamanda Hicaz, Kudüs ve Suriye'ye de seyahatler düzenledi. İbni Haldun 1406 senesinde Kahire'de hayatını kaybetti. ESERLERİ Kaside-i Bürde şerhi İbn Rüşd felsefesi hakkında bir risale Kitab el-Mantık Kitab el-Hisab Marakeş sultanına yazılan bir risale Şiire dair bir risale Mukaddime