Adı:
Mukaddime
Alt başlık:
Osmanlı Tercümesi
Baskı tarihi:
Şubat 2009
Sayfa sayısı:
1254
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758740642
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Klasik Yayınlar
Baskılar:
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
İslam medeniyetinin çağları aşan ve çığır açıcı nitelikteki büyük eserleri arasında İbn Haldun'un Mukaddime olarak bilinen eseri, ilgili olduğu disiplinlerin zenginliği ve ele aldığı konulara getirdiği yeni yaklaşım biçimleri açısından şüphesiz çok önemli bir yere sahiptir. İbn Haldun'un tarih ve topluma ilişkin ortaya koyduğu bu kapsamlı açıklama gayretinin Osmanlı muhitinde erken bir dönemde yankı bulduğu bilinen bir husustur. Bu çerçevede Mukaddime'nin 18. yüzyıl başlarında bir Osmanlı şeyhülislamı olan Pirizade tarafından başlanan tercümesi, 19. yüzyılın ikinci yarısında Ahmet Cevdet Paşa'nın mahir kalemiyle tamamlanmış ve İstanbul ve Bulak'ta kısa aralıklarla neşredilmiştir.Sunuş'tan
1254 syf.
Uzun zamandır okumak istediğim ve bugün okuduğuma şükrettiğim,ilmine,düsturuna ve diline hayran olduğum bir kitap.Sebepleri en mucizevi zamanlarda izhar eden Mevlâ'ya teslimiyette ne kadar aciziz.

Siyaset felsefesi pek çoğumuzun ilgi duyduğu edebi mevzularda hep gerilerde kalmışsa da,bu eserde devlet kurma,yönetme,yönetilme,insanın toplumda ki yeri,toplumun insanın dünyasında ki gözden kaçan ehemmiyeti,kişisel ve sosyal iradenin zamanla uzun seferi gibi başlıkları sahih gerçeklerle ve Kuran-ı Kerim'in billur akisleriyle sunuyor bizlere İbn-i Hâldun.

Zor bir eser,zorluğu kapalı anlatımında değil,pek çok araştırmaya ve okumaya kapı açmasında.Belki de birikimi olan insanlar için çok daha okunaklı ve akıcıdır ama benim gibi çok eksiği olan birine pasaj pasaj üzerinde düşünme ve anlama gerekliliği doğurduğu muhakkak...

İbn-i Haldun cümlelerini,bir uzvu gibi emanet kabul edip,bunu her sayfada hissettiriyor.Samimiyeti tevazusunda hissediyor ve bilgisizliğinize rağmen ahkâm kestiğiniz anlardan hicap ediyorsunuz.

Gayb-i bilgi,rüya ve keramet mülahazaları hakkında da sizi tatmin edecek bilgileri bulacağınız "Mukaddime" dönüp dönüp bu konuda ne diyordu denebilecek bir ilmihâl...

Dili ziyadesiyle duru ve sade...

Şimdiden Ömrünüze hayırlar ve feyizler getirmesi temmennisiyle...ve İbn-i Haldun'un nasihati ile...

"Allah'ın ilmi herşeyin üstündedir."
1254 syf.
·37 günde·Beğendi·10/10
Mukaddime adlı eser Arap dünyasında etki yaratmasa da Osmanlı Tarihi anlayışını derinden etkiledi. Osmanlı tarihçileri Osmanlı Devleti'nin yükselişi ve çöküşünü İbn-i Haldun'un teorileriyle analiz ettiler 19. yüzyıldan itibaren Avrupalı tarihçiler tarafından keşfedildi ve eserleri büyük ilgi gördü.Toynbee, yıllar sonra İbni Haldun için şöyle dedi:"herhangi bir zamanda, Herhangi bir ülkede, herhangi bir zihin tarafından yaratılmış, en büyük tarih felsefesinin sahibi.".
1358 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Mukaddime'yi okumadan önce merak içindeydim. Okumaya başlayınca merakımı korumakla birlikte anlatıldığı gibi bir eser olmadığını gördüm. Belki de eser hakkında fazla abartı var. Ben de abartılara kapıldım. Anlaşılan. Yine de okunması gereken bir eser.

Her şeye rağmen eserde dikkatimi çeken üç nokta oldu. Birincisi coğrafyanın insan üzerindeki etkisi. Önemli bir nokta tarih boyunca da yaşanılan coğrafya insan yaşamı üzerinde etkili olmuştur. Türklerin savaşcılığı Arapların vahşiliği bu nedenle olmuştur.

Dikkatimi çeken ikinci nokta şeref sahibi kişiyi tanımlarken bir makama gelmiş kişiyi şeref sahibi oldu şeklinde tanımlamış. Bu doğru bir tanımlama değil. Şeref makamla mevki ile sahip olunacak bir şey değil. Şerefli insan geldiği makama şeref katar. Ancak şeref yoksunu kişilere makamların kattığı bir şey yoktur.

Üçüncü nokta ise eser Araplık duyguları ağır basılarak yazılmış onda yapacak bir şey yok. İbni Haldun Arap.
1662 syf.
·Beğendi·10/10
Büyük bir sosyolog, siyasetçi, tarihçi, hukukçu olan İbn Haldun un Mukaddime eseri tarih kitabi olan El İber eserinin giriş kısmını oluşturmaktadır.Çok geniş kapsamlı bir kitap.Kitapta Evrim Teorisi ile alakalı bir dipnot geçmektedir.Buradaki evrimi su şekilde değerlendirebiliriz diye düşünüyorum : Hayvana, melege özgü nitelikler ,istidatlarin insana geçmesi şeklinde.Yani İbn Haldundaki bu dönüşüm, varlıklar alemindeki bir türün başka bir türün özelliklerini taşıma yeteneğne sahip olmasıdır...Bu kitap ile ilgili yazılacak çok şeyler var.Her sayfasından pay çıkartabilecegimiz yerler bulunmakta.Bir kere okuma ile yetinilmemeli güzel bur okuma ile okunmalı diye düşünüyorum.
İlk incelememi editör ve yayinevi üzerine yapacağım. Berbat bir editöryal dokunuşu. Okumayı zorlaştırmış. Kelime hataları, hızlı yazayım derken fazladan ve alakasız harf eklentileri, imla hataları, anlatım bozuklukları vs. göze çarpan sinir bozucu hatalar. Bu kadar değerli faydalı bir eseri herkes hazırlamamalı diye düşünüyorum.

Hayrettin Karaman'dan bir alıntı eklenmiş esere ki insan ister istemez ne gerek var buna şimdi diye sorası geliyor. Hayrettin Karaman sanırım yayinevi fikir babası. Allah'ım Türkiye de yayıncılık ne halde böyle.

Her şeye rağmen okumaya devam ediyoruz.
1254 syf.
·131 günde·Puan vermedi
Bir kitap için bu kadar uzun surede bitireceğim aklıma gelmemişti. Kitap tarih, siyaset, sosyoloji gibi bir çok alan ihtiva ediyor. Gezdiği topraklarla ilgili o devrin şartlarına göre müthiş bilgiler ihtiva ediyor. Tarih olarak yazılsa da ilk sosyolojik eser olma özelliğine sahiptir ve ibni Haldun iyi bir gozlemci olduğu için gittiği toplumları etkilemek o toplumun ozelliklerini iyi kullanmıştır. Bunu yaparken muhtesem bir siyasetçi oldugunuda görüyoruz. Ilimlere ilgisinin yanı sıra Hz. Ali Muaviye savaşında murcie davranmış mehsubu ve objectif yaklaşmamıştır. Sonra sii ehl-i sünnet olaylarinda ise orda tarihçi olarak tarafsız degildir. Ibni Hisam 2. Y.y yakaladığı objektifliği yakalayamamış. Bunları olumsuz saymakla birlikte derin siyaset iktisat ve sosyoloji bilgisi sayesinde devletlerin vazgeçilmez bir vezir olmustur. Defalarca azledilmesine ragmen yeri doldurulmamış onu tekrar atamak zorunda kalınmış.
Bir İngiliz tarihçi mukaddime üzerine bu dünyada bir eser yazılmadığını söyler.Osmanlı tarihçiliğini etkileyen İbn-i Haldun un bu eseri mutlak surette okunmalı.
1224 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitap mükemmel. Bitirdikten sonra Haldun’a çok saygı duydum. Kesinlikle okunmalı. İslam hakkında birçok hurafeleri de barındırıyor. Dikkatli okunmalı. Ama kesinlikle okunmalı. Su gibi!
1662 syf.
·Beğendi·9/10
sosyolojinin babasi olan ibni haldunun el iber isimli dev dunya tarihi eserinin giris bolumunu olusturur.burada asabiyet kavramina yeni yeni bir tanim getirmis ve insanin en fazla 4 nesil boyunca bu gucun,ozelligin devam edecegini soyler bunu da tarihten delilleriyle aciklar.tarihte bazi bilinen hurafe ve sacmaliklari kendi usulunce ayiklar.fakat ilk farscaya oradan osmanlicaya oradanda turkceye cevrilmesi bakimindan biraz sikinti cunku farscaya cevrildiginde biraz ufak tefek degisiklikler yasanmis en iyisi okuyacaksaniz ya arapca yada arapca aslindan cevrilmislerden okumanizi tavsiye ederim
1254 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10
mukamddime tarihe bakışınız degişirecek bir kitap olması yanında anlamlı ve düşündürücü sözleriyle sizleri büyüleyecektir.Şimdiden iyi okurlar
1254 syf.
·7 günde·Beğendi·6/10
İbn-i Haldun’un Mukaddime’sini bir sahaftan yıllar önce almıştım. (MEB Yayınları III Cilt)
Zaman zaman kitaba göz attıkça yazar ve kitabın sığlığı, bilimsel metotlara pek itibar edilmediği aşikâr olsa da, yazar ve kitabı tanımak için de olsa kitabın birinci cildini okudum.
Mukaddime’den bir önce de Herodotos’un Tarih’ini okumuştum.
Herodotos ve İbn-i Haldun her ikisi de aynı coğrafya ve aynı konuları yazmış olmalarına ve Herodotos ile İbn-i Haldun arasında 900 yıllık bir zaman dilimine rağmen, İbn-i Haldun’un Herodotos’un çok çok gerisinde olması çok düşündürücü ve üzücü.
Mukaddime’yi okuyunca Müslümanlardan neden bilim insanı çıkmadığı, İslam coğrafyasının bin yıldır neden şifa bulmaz bir gerilik, cehalet, bağnazlık, kan, gözyaşı, zulüm çukurunda debelenip durduğu apaçık ortaya çıkıyor.
Zira İbn-i Haldun kitabında İslam dışında bütün dinleri ve insanları “batıl” göstermekle kalmaz, Müslüman olana kadar onlarla savaşılmasını da şart koşar ve sık sık ayet, hadislerden deliler gösterir, “en doğrusunu Allah bilir” der.
Oysa aklı başında herkes bilir ki, din, ayet, hadisten, menkıbelerden bilimsel delil olmaz. Çünkü hiçbir din, hiçbir ayet hadis bilimsel bir veri olmayıp, yalnızca iman ve inanç konusudur. “Doğrusunu Allah bilir” sözü ise, “doğrusunu ben bilmiyorum” sözünün, bir başka şekilde ifade edilmesidir ki, doğrusunu bilmiyorsan konuşmayacak, yazmayacak, araştırıp öğrenip öyle yazacaksın.
Ayrıca İbn-i Haldun’un bir başka cehaleti de dünyayı Müslümanlık ve İslam inancından ibaretmiş gibi görmesidir. Bir yandan bir bilim insanı gibi yazarken diğer yandan da mezhepler, dini akideler hakkında ahkâm kesmesi, herkes için olmasa bile Müslümanlar dışında kalanlar için, onun bütün inandırıcılığını alır götürür.
Zira İbn-i Haldun ve onun gibi düşünenler acaba: Olympos, Sümer, Mısır Tanrıları veya Hz İsa, Hz. Musa’nın sözlerini delil olarak gösteren bir bilim insanını inandırıcı bulurlar, ona itibar ederler miydi?
Yine de medeniyetlerin kökeni, gelişimi ve çöküşü, ortaçağ İslam devletleri, konargöçerlik, beslenme, Arap cehaleti ve vahşiliği konularında isabetli tespitleri kitabı okumaya değer kılmaktadır.
Dadaloğlu ulu bir halk ozanıdır ama 1865 yılı sürgününe kadar Sis/Kozan dışına çıkmamıştır. Sürgün onun bazı gerçekleri görmesini sağlamış olmalı ki şu dizeleri söyler.
Yedi iklim dört köşeyi dolandım
Meğer dünya her tarafta bir imiş
Ben dünyayı Al'Osman'ın sanırdım
Meğer dünya yüz sultanlık yer imiş

Müslümanların da artık bu gaflet ve cehalet uykusundan uyanmaları dileklerimle iyi okumalar.
447 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Roger Garaudy'nin Endülüs'te İslam ve Cemil Meriç'in Bu Ülke kitabını okuduktan sonra evdeki kütüphanede de görünce bir başlayayım bakalım dedim.Çünkü Cemil Meriç "Mukaddime" için "İbn Haldun'un büyük emsalsiz eseri, kendi semasında tek yıldız." demiş.
.
.
İBN Haldun 1332 yılında Tunus'ta doğmuş büyük bir alim.Kendisi büyük bir okuma ve öğrenme arzusu olan,sık sık Fas'taki büyük kütüphanelere giden,zamanın devletlerindeki olaylara büyük bir gözlemci olarak bakan,kanıta dayalı tarih bilimini geliştiren,toplumların oluşumu ve düzenini "çevre determinizmi" olarak yapan aynı zamanda varoluşçuluk,hayatın anlamı gibi kavramlar üzerine felsefî eserleri de olan Ortaçağ'ın büyük İslam bilgini.
Eserleri Aydınlanma sonrasında Avrupa'da büyük etkiler yapmış.Jean Jacque Rousseau,Schumpeter gibi ünlü Avrupalı düşünürleri etkilemiş.
Böylesine büyük bir bilginin eserinin önsözüne de şunları yazması kendisine bir kez daha hayran bıraktırıyor ve ilim öğrenme sürecinin ölüme dek var olduğunu hatırlıyoruz.
"İlimdeki sermayemin azlığını,bu konudaki eksikliğimi itiraf ediyor,dostlardan yapıcı eleştirilerini bekliyor ve Allah'tan çalışmalarımızı sadece kendi rızası için yapmayı nasip etmesini diliyorum."
iyi bir tarihçide olması gereken kriterlerden örneğin hikmetli,bilgili,iyi bir gözlemci olması,her bilgiyi doğru olarak ele almaması üzerinde düşünüp sorgulamalar yapıp araştırması çünkü İbn Haldun diyor ki: "Geçmiş ise geleceğe,suyun suya benzediğinden daha çok benziyor."
Herhangi bir devletin geçmiş yapısını incelerken o coğrafyanın yaşam koşullarından,toplum yapısına kadar ayrıntılı bir inceleme yapmamız gerektiğini ifade ediyor.Bunu yedi kuşak(iklim) olarak büyük araştırmalar yaparak yazmış hatta bazı kısımları idrak edemedim doğrusu.
Ayrıca şu ana kadar okuduğum bölümlerden biri ilgi çekici idi bu kitap da her türlü bilgi varmış dedim Gaybtan haber vermek,rüya alemi,vahiyler,gaybı bilen insanların özellikleri gibi ilginç konular da vardı bu kısımlarda da kafam epey karıştı
Fakat genel itibariyle heyecanlanarak okuyorum Ortaçağ ve öncesine uzun bir yolculuk içerisindeyim.
Son olarak Cemil Meriç'in Umrandan Uygarlığa kitabını incelerken gözüme çarpan #Toynbee #mukaddime için şu sözleri ile yorumu bitireyim.
◾Mukaddime'deki tarih felsefesi,nevinin en büyük eseri.Şimdiye kadar,hiçbir ülkede,hiçbir çağda,hiçbir insan zekâsı böyle bir eser yaratmamıştır.◾

Geçenlerde Ahmet Haşim'den Bize Göre diye bir deneme okumuştum .Orada "Seyahat ruhun bütün dertlerine devadır." diyordu.
Zaman makinasının içindeymiş gibi 15 gündür Ortaçağ'ın Endülüs,Tunus,Fas,Isfahan,Kudüs,Horasan,Mezopotamya gibi şehirlerinde deve üstünde bir seyahat yaptım adeta.İçerisindeki kıssalar ile hem ruhumu besledim,hem tarihten ders aldım,kendime göre dersler çıkardım,bilmediğim hükümdarları tanıdım,duymadığım şehirlere gittim ve daha sayamadığım birçok şey.
Bundan önceki paylaşımlarımda okuduğum yere kadar kitaptan elimden geldiğince bahsetmiştim zaten.Son 150 sayfasında ise "Devlet yönetimi üzerindeki esaslar" dan bahsetmiş İbn Haldun.Öyle bir inceleme yapmış ki bundan yüzyıllar öncesinde yazılmış olsa dahi hala günümüzde geçerliliğini koruyan mevzular.Lüks,israf ve sefahat kavramları üzerinde sıkça durmuş mesela.Abbasi,Emevi,Fars gibi büyük devletlerin bu kavramlar üzerindeki olaylarını ele almış.En çok durduğu konulardan biri de "Adalet". Devlet yönetimi olsun,bireyin umrandaki(toplum) daki rolleri olsun adaletin en temel kavramlardan biri olduğunu sürekli dile getirmiş.Çünkü " Adalet insanlar arasına dikilmiş bir terazidir." diyor kendileri.51.fasılda Abbasi hükümdarlarından olan Tahir Bin Hüseyin'in ,oğlu Abdullah'a yöneticilerin dikkat etmesi gereken hususlar üzerine yazdığı mektup var ki dönüp dönüp okunmalık.
Son olarak Mukaddime kelime manasıyla "Önsöz" demekmiş.Kuran'Kerim'den,Aristo'dan,İbn Rüşd'den,Farabi'den peygamberler tarihindeki kıssaların büyük bir harmanlamanın Önsözü olarak da düşünebiliriz.Batıların Tunus'lu Büyük Bilge olarak tanımladığı İbn Haldun'u tarih,sosyoloji, iktisat, felsefe,yöneticilik,coğrafya gibi sosyal bilimlere meraklılar için önerimdir.
"Coğrafya kaderdir." der Ibni Haldun 1389 senesinde. Arz-ı kürenin en ihtişamlı, en gerçek lafıdır. Mukaddime'de geçer. Yani der ki, ırk diye, milliyet diye birşey yoktur. Coğrafya vardır. Yani der ki, güneş kime daha çok vurursa o kavruk olur, güneşi az gören beyaz kalır. Yani der ki, başka diyardan birini yargılamadan, onun coğrafyasında kendiniz doğmuş gibi düşünün. İbni Haldun bunu beyan ettikten yaklaşık 400 yıl sonra ademoğlu farklı diyarlarda doğduğu için birbirini katletmeye başladı. Farklı diyarlarda doğduğu için diğerlerini hor görmeye, kendini üstün tutmaya başladı. "Nerelisin?" sorusu literatüre girmiş en ayrılıkçı, en bedbaht sorudur. Ha soran olursa, ben dünyalıyım.
... bazen az miktarda şer olmadan çok miktardaki hayrın varlığı tam olarak gerçekleşmeyebilir.
"Kıtlık görülen yerlerde çok yemeye alışanlar, az yemeye alışanlardan çok fazla kayıp verirler. Onları öldüren, karşılaştıkları açlık değil, daha önce alışmış oldukları tokluktur "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mukaddime
Alt başlık:
Osmanlı Tercümesi
Baskı tarihi:
Şubat 2009
Sayfa sayısı:
1254
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758740642
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Klasik Yayınlar
Baskılar:
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
Mukaddime
İslam medeniyetinin çağları aşan ve çığır açıcı nitelikteki büyük eserleri arasında İbn Haldun'un Mukaddime olarak bilinen eseri, ilgili olduğu disiplinlerin zenginliği ve ele aldığı konulara getirdiği yeni yaklaşım biçimleri açısından şüphesiz çok önemli bir yere sahiptir. İbn Haldun'un tarih ve topluma ilişkin ortaya koyduğu bu kapsamlı açıklama gayretinin Osmanlı muhitinde erken bir dönemde yankı bulduğu bilinen bir husustur. Bu çerçevede Mukaddime'nin 18. yüzyıl başlarında bir Osmanlı şeyhülislamı olan Pirizade tarafından başlanan tercümesi, 19. yüzyılın ikinci yarısında Ahmet Cevdet Paşa'nın mahir kalemiyle tamamlanmış ve İstanbul ve Bulak'ta kısa aralıklarla neşredilmiştir.Sunuş'tan

Kitabı okuyanlar 138 okur

  • Kronik Kitapkolik
  • Filizyargan
  • Feriş yılmaz
  • bi insan
  • Serap ÇOBAN
  • Çağatay
  • Halil Korkmaz
  • Özlem&Can Parçam
  • Esmerayy
  • Murat İslam

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%35
35-44 Yaş
%35
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%5
65+ Yaş
%5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%30
Erkek
%70

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.9 (7)
9
%8.5 (4)
8
%8.5 (4)
7
%4.3 (2)
6
%2.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0