Zaman ve Varlık Üzerine

·
Okunma
·
Beğeni
·
100
Gösterim
Adı:
Zaman ve Varlık Üzerine
Baskı tarihi:
Mayıs 2001
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758528042
Kitabın türü:
Çeviri:
Deniz Kanıt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
A Kitap
Aslında başlangıcından beri felsefe, ne vakit "zaman" hakkında düşündüyse zamanın ait olduğu yeri de sordu. Felsefenin ilkin sahip olduğu görüş birbirini izleyen şimdilerin art ardalığının bir dizisi olarak hesaplanan zamandı. Bizim, psychesiz, animussuz, ruh'suz, bilinçsiz, tinsiz hesapladığımız, sayısal olarak ölçülmüş hiçbir zamanın olamayacağı açıklanmıştı. İnsansız zaman yoktur. Fakat bu "onsuz olmama" ne anlama gelir? Zamanın vericisi ya da alıcısı insan mıdır? İnsan, her şeyden önce insandır da ondan sonra mı ara sıra - yani şu ya da bu zamanda- zamanı alır ve kendisini ona bağlar? Hakiki zaman, şimdi, geçmiş ve geleceğin ortaya çıkmasının yakınlığı, zamanın üç katlı açık yayılımını birleştiren yakınlıktır. O, zaten insana, sadece üç katlı yayılma içinde kalma, yadsımayı sürdürme ve bu yayılmayı belirleyen yakınlığı elde bulundurma yoluyla insan olabilsin diye ulaşmıştır. Zaman insanın ürünü olmadığı gibi insan da zamanın ürünü değildir. Ortada hiçbir ürün yoktur. Yalnızca, zaman uzam'ı açan yayılma anlamında verme vardır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Felsefe" adı verilen düşünmede durum böyle değildir. Bu düşünmenin "dünyasal bilgeliği sunduğu ve hatta belki de "Kutsanmış Yaşam Yolu" olduğu kabul edilir.
Varlık yazgısının göndermesinde, zamanın yayılımında,
onların kendilerine, yani mevcudiyet olarak Varlığa ve açık bölge
olarak zamana ait olana bir ithaf, bir teslim ediş kendini gösterir.
Onların kendilerinde yani birbirlerine ait olmalarında hem zamanı
hem de Varlığı belirleyene Ereignis, Sahiplenme olayı diyeceğiz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zaman ve Varlık Üzerine
Baskı tarihi:
Mayıs 2001
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758528042
Kitabın türü:
Çeviri:
Deniz Kanıt
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
A Kitap
Aslında başlangıcından beri felsefe, ne vakit "zaman" hakkında düşündüyse zamanın ait olduğu yeri de sordu. Felsefenin ilkin sahip olduğu görüş birbirini izleyen şimdilerin art ardalığının bir dizisi olarak hesaplanan zamandı. Bizim, psychesiz, animussuz, ruh'suz, bilinçsiz, tinsiz hesapladığımız, sayısal olarak ölçülmüş hiçbir zamanın olamayacağı açıklanmıştı. İnsansız zaman yoktur. Fakat bu "onsuz olmama" ne anlama gelir? Zamanın vericisi ya da alıcısı insan mıdır? İnsan, her şeyden önce insandır da ondan sonra mı ara sıra - yani şu ya da bu zamanda- zamanı alır ve kendisini ona bağlar? Hakiki zaman, şimdi, geçmiş ve geleceğin ortaya çıkmasının yakınlığı, zamanın üç katlı açık yayılımını birleştiren yakınlıktır. O, zaten insana, sadece üç katlı yayılma içinde kalma, yadsımayı sürdürme ve bu yayılmayı belirleyen yakınlığı elde bulundurma yoluyla insan olabilsin diye ulaşmıştır. Zaman insanın ürünü olmadığı gibi insan da zamanın ürünü değildir. Ortada hiçbir ürün yoktur. Yalnızca, zaman uzam'ı açan yayılma anlamında verme vardır.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • 5N1K
  • Dünyadan yolcu
  • e e
  • kemal baran
  • Murat Karahan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%50 (1)
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0