Yusuf Uysal

Yusuf Uysal
@myusufuysal
Uçak Mühendisligi
11 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Geçiciliğin Kesinliği
“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, eğlence, süs, aranızda övünme ve mal ile evlat çoğaltma yarışından ibarettir.” — Hadîd / 20 Bu ifade, insan düşüncesinin vardığı en uç noktaların bile ötesinde duran yalın bir gerçeği işaret eder: görünür olanın mutlaklığı değil, geçiciliği. Bazen tüm ideolojiler, tüm fikir sistemleri ve insanın kurduğu bütün anlam haritaları aynı noktada çözülür. Geride kalan şey, yalnızca değişimin kendisidir. Bu dünya; sabitlik iddiası taşıyan her düşünceyi sessizce tüketen, sürekli hareket hâlinde bir sahne gibidir. Belki de bu yüzden, en güçlü hakikat iddiası bile sonunda aynı yere çıkar: insanın merkezde olmadığı, her şeyin akış içinde bulunduğu bir düzen. Ve geriye şu soru kalır: Bu akışın içinde, neyi gerçekten “kalıcı” sanıyoruz?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her ne olursa olsun biz seçtik bu hikayeyi kaldırabilir miyiz ? Yoksa kaldıramaz mıyız bilemeden ?! Bir şeyler görmüş olsak gerek sevilecek birileri , saygı duyulacak bir an veya bir dokunuş o dokunuş bile bize bunu seçtirmiş olabilir. O yüzden ne olursa olsun hikayeyi bitirmek ve sahiplenmek gerek sıkıca her ne gelirse devam etmek gerek sebatla , şükürle , sabırla …
Din ve Mantık bu iki kavramı bağdaştırmak doğru mudur ? Bir çok insan bu konuda ayrılığa düşüyor ve kimi dinde mantığı savunuyor kimi mantaklı oluşumlar dinle gerçekleşmiş diyor. Benim düşüncem şu yönde ; Tanrıya ulaşmak mantıkla sağlanabilecek bir durum lakin dini uygulamalarda ve dinin şartlarında bir mantık aramak saçma. Bir Tanrıyı buldun ve onun bir dinine mensup olduktan sonra saf inanç istiyor dinler koşulsuz bağlılık ve sadakat.
Din
Bir şeyin varlığıyla yokluğu arasında derin kıyas hüzmelerini keşfetmek istiyorum. Bulmak , benliğimi doldurmak istiyorum. Bunun susarak mı yoksa iletişime geçerek mi olacağını bilmiyorum ama sustukça doluyor sanki boşluklar dinledikçe susuyor ızdıraplar. Ayrılmak istiyorum bedenimden sonsuzluğa hakim olmak , kusmak istiyorum tüm boşluklarımı bedenimden. Narsistlerin , avukatlarından kopmuş odalarında , dinlemek istiyorum ağlayışlarını. Yokluk içinde kaybolanların değiştirmesi gereken hayatını ,değiştirmeyişinin acı inleyişlerini hissetmek istiyorum. Bir çocuğun , babası annesine arkadan açtığı hançer yarasını daha da deşmek istiyorum. Sabahlara kadar çalışan bir işçinin eve getirdiği soğuk ekmek parçasını beğenmeyen çocukların nefretini istiyorum . Daha 5 yaşında felç bir çocuğun bir daha asla yürüyemeceğini söyleyen doktorun yüzündeki alışılmış hissizlik bakışını atmasını istiyorum. Birbirini seviyor gibi yapıp bedeni ihtiyaçlarını doyurmak uğruna ruhi ve vicdani soysuzluklar yapıp kalpler kırıp , arkasına hunhar gülüşler saklamak istiyorum, istiyorum. İnsanları yaratıp ne yapacaklarını bildiği halde acının her halini farklı bir ruhta yaşatan tanrının , adalet diye söylemlerde bulunmasını istiyorum. Yükselmek istiyorum çünkü yükseldikçe duyulmaz acılar haykırışlar , sanrılar .
Evrenin üzerine genişlediği yer ?
Felsefe