Psikiyatrist ve mutasavvıf yazar Mustafa Merter, Hekaton’la Son Tango adlı eserinde, çağımızda aile kurumunun ve insan kimliğinin küresel projelerle nasıl dönüştürülmeye çalışıldığını eleştirel bir
Rüzgârı ve denizi bilmeden yelken açmak, ağaçları tanımadan marangoz olmak, toprağı anlamadan mahsul almak mümkün değildir. Varlığın mânâsını kavramadan anlamlı bir hayat yaşamak mümkün değildir.
Düşünmek, bir yolculuğa çıkmaktır. Öğrenmek, anlamak, anlamlandırmak için yola koyulmaktır. Kendimizi bilmek ve bulmak için ayağa kalkıp hedefe doğru adım atmaktır. (...)
Varlığın her an tecelli ederek bize söylediği sözler, ancak varlığın dilini konuşmayı öğrendiğimiz zaman zihinlerimizde ve kalplerimizde anlamlı cümleler hâline gelir."
"Düşünmek çileli bir iştir; insanı zihinsel konfor alanından çıkartır. Rahatını bozar. Sorgulamayı öğretir. Görünenin ötesine geçmenin ne anlama geldiğini anlatır. Gerçek fikirlerin bir zihin jimnastiği yahut dil oyunu değil, varoluşsal bir yolculuk olduğunu işaret eder. Düşünmenin değişmek olduğunu gösterir."