Kusurlu bir sikke elden ele dolaşıp yok olduktan tam 309 yıl sonra tekrardan ortaya çıkıyor. Bu sikke bir mağarada uyuyan yedi kişinin ve bir köpeğin hikayesini açığa çıkarıyor.
Kitap genel anlamda sürükleyiciydi.Yer yer çok güzel betimlemeler yapılarak Roma şehri gözümüzde canlandırılmıştır.Kitabın sonu bende devamı gelecekmiş hissiyatı uyandırdı.
Kitabın ilk 300 sayfasında birbirinden bağımsız yedi kişinin hayatı ayrı ayrı anlatılmaktadır. 330. sayfadan sonra bu yedi kişinin hayatı bir meşe ağacının altında kesişir.Hepsi de Roma’da Hristiyanlara yapılan baskılardan,eziyetlerden kaçmaktadır. Kehribar isimli bir köpek bu kişileri bir araya getirir ve bir mağaraya götürür. Mağarada tam 309 yıl uyurlar ve uyandıklarında her şeyi değişmiş olarak bulurlar. Artık Hristiyanlık Roma’da resmî din olmuştur. Kitabın son kısmında ise bu yedi kişinin uyandıktan sonraki dokuz günde başlarından geçen olaylar, geçmişlerinden bir iz aramaları anlatılmaktadır.
Ayrıca kitabın son sayfalarında hep şu sorunun cevabı aranıyor: Dünün acı çekenleri,ezilenleri; iktidar ve güç sahibi olduktan sonra neden bugünün zâlimlerine, acımazsızlarına dönüşüyorlar?