Yani sana «- Efendi, böyle mi istersin, şöyle mi?» diye seslenmediler. Tanrı bizi dilediği gibi yarattı, yeryüzüne saldı. Şimdi her nasılsa öyledir işte, bizden nasıl olacağına dair izin alınmadı, bize seçimi bırakılmadı.
Başka bir şair de bu şiiri kendine göre düzeltiyordu ki, bu düşünce doğru ise bu ikinci öncekinden doğru demekti!": «Tümü rızaya uygun değil diye
sızlanıp yakınma!» Çünkü cebr söz konusudur.
«Cebr» karşısında ne yapılabilir ki? Hatta itirazcı durumunda olmak da yanlıştır, itiraz etmek hatadır. Camus'nün itirazı gibi: «Ben itiraz ediyorum» diyor. «Kime?» diye soruyorlar, «Tanrı'ya mı?», Tanrı'yı kabul mü ediyorsun yoksa? «Hayır» diyor. «Öyle ise kime itiraz ediyorsun?» diye soruyorlar. «- Bilinçsiz bir doğa varsa, biz de bilinçsiz olarak oluşmuşuz ve gelişmişiz demektir.» İtirazın kime senin? Yalnızca sorumlu bir kişiye, bir sorumluluk makamına karşı itiraz edilebilir, sen Evren'de bu sorumluluğu kabul etmiyorsun ki? Bu durumda nasıl itiraz edebilirsin? Bunun üzerine daha anlamsızca bir şeyler söylüyor: «-İtiraz ediyorum.» Soruyorlar «Niçin ve kime karşı?» Diyor ki, «Hiç kimseye!» Yani havaya yumruk sallayan birine benziyor. Sonra diyor ki, «-İtiraz ediyorum, çünkü itiraz etmemem imkansız; itiraz etmeden yapamam!»